Biz elmaları yiyoruz.We are eating apples.
Biz elmaları yeriz.We eat apples.
Ben elmalarımı yıkarım.I wash my apples.
Tom Mary'ye elmaları soyabilsin diye bir bıçak verdi.Tom handed Mary a knife so she could peel the apples.
Tom ve Mary elmaları aralarında paylaştılar.Tom and Mary divided the apples between them.
Tom elmaları çalarken yakalandı.Tom was caught stealing apples.
Bu elmaların neredeyse tamamı çürümüş.Almost all these apples are rotten.
Elmaların var mı?Do you have apples?
Tom'un evinin arkasındaki ağacın elmaları çok lezzetli.The apples from the tree behind Tom's house are very delicious.
Elmaları pek fakla sevmem.I don't like apples very much.
Bu elmaların hepsi çürük.These apples are all rotten.
Tom'u ağacımızdan elmaları çalarken yakaladım.I caught Tom stealing apples from our tree.
Tom'un bana verdiği elmaların yarısı çürümüştü.Half the apples that Tom gave me were rotten.
Sami elmaları doğruyordu.Sami was chopping apples.
Elmaların hepsi çürük.The apples are all rotten.
Okulun çürük elmalarısınızYou are the embarrassment of the school.
Hala bir elmaları kalıyor.They still have an apple left.
Bu elmaları almak istiyorum.Gee, I would like to get to those apples.
Borçlanarak elmaları sattığımda net kazancım %4 olacak.Year and that is the borrower and seller will get four percent
Bunun üzerinden %5 kazanıyorum. Elmaları borçlandığım kişiye %1 ödeyeceğim.One percent to the person I borrowed the apples from.
Peki elmalarımız kaça eşit olur?So what are our apples equal to?
Elmaların oranının...We know that the ratio -- we know that the ratio of apples
Elmaları kırmızı renkle yazacağım.-- I'll do apples in this reddish color.
Elmaların portakallarra oranı.The ratio of apples to oranges.
Bu elmaların portakallara oranı.That's the ratio of apples to oranges.
Elmaların portakallara oranı 1/4.The ratio of apples to oranges becomes 1 to 4
Başlangıçta elmaların oranının portakallara olan oranının 5/8 olduğunu biliyoruz. .So we know that the ratio of apples to oranges is equal to five:eight that we start off with.
Elmaların sayısının yazım şekli ile oynadım ancak toplam portakal sayım hiç değişmedi .I'm messing with the number of apples, but I never changed the number of oranges.
Ve saman ve yaban elmalarını aldık ve o iki malzemeden barbekü sosu yaptık.And basically we took hay and crab apples and made barbecue sauce out of those two ingredients.
Diğer elmaları da çürütecekti.He was gonna spoil many.
Bu elmaları web sayfaları olarak düşünebilirsiniz, portakalı ise bir resim olarak düşünün.You can imagine these apples are web pages, and you can imagine an orange would be an image.
Elmaların; portakalların, çileklere oranına oranı nedir?Now what is the ratio of apples to oranges to strawberries?
Kişinin, çürük elmaların, içinde ne olduğuna bakıyoruz.We look at what's inside of the person, the bad apples.
Şehrin Sovyet dönemi adı olan Alma-Ata, Kazak lehçesinde "elmaların babası" anlamındadır.The Soviet-era name, Alma-Ata, is Kazakh for "Father of Apples".
Hasat sırasında elmaların sertleşmesine ve üzümlerin ekşimesine neden olan donlar.Frosts during harvest, which made apples harden and grapes sour.
Sağda: Altın elmaları Hippomenes'e uzatan Afrodit.Right: Aphrodite handing the golden apples to Hippomenes.
Ejderha Ladon, elmaları çalmaya çalışan herkesten ağacı korumak için gönderilmiştir.The dragon Ladon was sent to guard it from anyone who might try to steal the apples.
Melanion yarışı kazanabilmek amacıyla Atalanta'nın dikkatini dağıtmak için altın elmaları kullandı.Melanion used golden apples to distract Atalanta so that he could win the race.
Elmaları sevmem.Ich mag keine Äpfel.
Düşen elmaların tümü domuzlar tarafından yenmişti.Alle heruntergefallenen Äpfel waren von den Schweinen gefressen worden.
Yeşil elmaları yedim.Ich aß die grünen Äpfel.
Kırmızı elmaları yedim.Ich aß die roten Äpfel.
Hesperidler'in altın elmalarını getirmek.Die Goldenen Äpfel der Hesperiden.
Bu elmaların bir kısmı çürük.Ces pommes sont en partie abimées.
Elmaları lavaboda yıkadım.Palettes en bois à Lavazan.
Elmalarını yiyorlar.Ellos están comiendo sus manzanas.
Elmaları sevmem.No me gustan las manzanas.
Bu elmaların tadı iyi.Estas manzanas están buenas.
Elmaları portakallara tercih ederim.Prefiero las manzanas a las naranjas.
Atlas elmaları aldı ve geldi.Atlas accedió, y entonces Heracles tomó las manzanas y se marchó.
Pazarcı "Sulu sulu elmalarım, armutlarım var!" diye .Коронная фраза Отто «Wow, I had mustard?».
Herkül'ün 12 görevinden biri de Hesperidlerin altın elmalarını getirmektir.Одиннадцатый подвиг Геракла состоял в том, чтобы тот принес Еврисфею три золотых яблока.
1860'larda bu sineklerin bazıları elmaların içine yumurtlamaya başladı.Em 1860, colonos escoceses introduziram a criação de ovelhas nas Malvinas.
Bu elmaların hemen hemen hepsi çürük.Quase todas essas maçãs estão podres.
Elmaları lavaboda yıkadım.Op de beetplaten zijn waswallen aangebracht.
Herkül'ün 12 görevinden biri de Hesperidlerin altın elmalarını getirmektir.Als elfde werk moest Herakles de gouden appels van de Hesperiden roven.
Herkül'ün 12 görevinden biri de Hesperidlerin altın elmalarını getirmektir.Jedna z 12 prac Heraklesa to zdobycie złotych jabłek z ogrodu Hesperyd.
Hesperidler'in altın elmalarını getirmek.Złote jabłka Afrodyty.
Elmaları sever misin?Тобі подобаються яблука?
Elmaları severim.Я люблю яблука.