Elmaların yarısı çürümüş.Half of the apples are rotten.
Bütün çocuklar elmaları sevmezler.Not all children like apples.
Çiftçi kendi bahçesindeki elmaları çalan çocuğu yakaladı.The farmer caught the boy stealing the apples in his orchard.
Elmaların herhangi birini al.Take either of the apples.
Bu elmaları taşımak için bir sepet istiyorum.I want a basket in which to carry these apples.
Bu elmaların tadı iyi.These apples taste good.
Bu elmaların yarısı çürümüş.Half of these apples are rotten.
Elmaları portakallara tercih ederim.I prefer apples to oranges.
Elmaları mı yoksa portakalları mı seversiniz?Do you like apples or oranges?
Hiç elmaların var mı?Do you have any apples?
Sadece yapraklarım ve elmalarım var.I have only leaves and apples.
Benim elmalarımı al, çocuk, ve onları şehirde sat.Take my apples, boy, and sell them in the city.
Birini ben aldım, diğer elmaları ise küçük kız kardeşime verdim.I took one, and gave the other apples to my little sister.
Ben ençok elmaları severim.I like apples best.
Elmaları severim.I like apples.
Aomori iyi elmalarıyla ünlüdür.Aomori is famous for its good apples.
Çiftçiler iyi elmaları kötü olanlardan ayırır.Farmers separate good apples from bad ones.
Elmaları beşimiz arasında böler.He divides the apples among five of us.
O onları elmaları çalarken yakaladı.He caught them stealing apples.
Düşen elmaların hepsi domuzlar tarafından yenir.All the apples that fall are eaten by the pigs.
Sepetteki elmaları say.Count the apples in the basket.
"Almatı" birçok Türk dillerinde "Elmaların babası" anlamına gelir."Almaty" means "The Father of Apples" in many Turkic languages.
Gulca'nın pek çok türden elmaları vardır.Ghulja has very many kinds of apples.
Ben, bu elmaları topladığın ağaçları görmek istiyorum.I should like to see the trees from which you picked these apples.
Onun daha fazla elmaları bile var.He has even more apples.
Ben elmaları severim.I love apples.
Elmalarını yiyorlar.They are eating their apples.
Hangisini daha çok seversin, elmaları mı yoksa muzları mı?Which do you like better, apples or bananas?
Balı,limon suyunu,doğranmış bademleri ve doğranmış elmaları ekle.Add the honey, lemon juice, chopped almonds and the chopped apples.
Sarı elmalarımız var.We have yellow apples.
Elmaların yarısı çürümüştü.Half of the apples were rotten.
Evimizin arkasında küçük kırmızı elmaları olan üç güzel elma ağacı var.Behind our house there are three beautiful apple trees with little red apples.
Onların elmaları bizimki kadar lezzetli değil.Their apples aren't as tasty as ours.
Tüm elmaları satın aldım.I bought all the apples.
Elmaları kim çaldı?Who stole the apples?
Elmaları soyuyorum.I am peeling apples.
Elmaları soymak zorundayım.I have to peel the apples.
Elmaları soymayı severim.I like to peel apples.
Tom onları yemeden önce her zaman elmaları soyar.Tom always peels apples before he eats them.
Bu elmaların hepsi çok tatlı.All of these apples are very sweet.
Elmaları soy veya yıka.Peel the apples or wash them.
Zehirli elmaları parlatıyor muyum?Am I polishing the poisonous apples?
Biz şu anda o elmaları toplamalıyız, yoksa çürürler.We have to pick those apples right now, otherwise they'll decay.
Ben de elmaları severim.I also like apples.
Yeşil elmaları yedim.I ate the green apples.
Kırmızı elmaları yedim.I ate the red apples.
Elmaları beğenmeyen bazı çocuklar da var.There are also some children who don't like apples.
Elmaları beşimiz arasında paylaştırdı.He divided the apples among the five of us.
Onları yemeden önce belki elmaları soymalıydık.Maybe we should've peeled the apples before we ate them.
Onlar elmaları yiyorlar.They're eating the apples.
Erkeklerde Adem'in elmaları var.Men have Adam's apples.
Bu elmaların ağırlığı iki kilodur.The weight of these apples is two kilos.
Onların elmaları bizim elmalar kadar iyi değil.Their apples aren't as good as our apples.
Onların elmaları bizimkiler kadar iyi değil.Their apples aren't as good as ours.
Elmaları yedim.I ate apples.
Elmalarını sakla. Onları istemiyorum.Keep your apples. I don't want them.
Bu lezzetli elmaları nereden aldın?Where did you get these delicious apples?
Sen elmaları portakallarla karşılaştırıyorsun.You're comparing apples with oranges.
O reçel yapmak için elmaları kullandı.She used the apples to make the jam.
Mary, Tom'un kendisine verdiği elmaları elma marmelatı yapmak için kullandı.Mary used the apples that Tom gave her to make apple butter.