Evet, elma kırmızı.Yes, the apple is red.
Onları yemeden önce belki elmaları soymalıydık.Maybe we should've peeled the apples before we ate them.
Bu gerçek elmas değil, değil mi?That's not a real diamond, is it?
Onun gerçek bir elmas olduğunu sanmıyorum.I don't think that's a real diamond.
Elma iyi görünüyordu ama içeriden çürümüştü.The apple looked good, but the inside was rotten.
Elma sevmem. Onların hepsi bana tatsız görünüyor.I don't like apples. All of them seem tasteless to me.
Şimdi o bir elma çizimi yapıyor.Now he is sketching an apple.
O, elma suyu içiyor.She's drinking apple juice.
Bir elma istiyorum.I want an apple.
Ayı bir elma yiyor.The bear is eating an apple.
Köpek bir elma yiyor.The dog is eating an apple.
Onlar elmaları yiyorlar.They're eating the apples.
Melanie bir elma yiyor.Melanie is eating an apple.
Elmalar gerekli.Apples are necessary.
Bugün herhangi bir elmalı turtan var mı?Do you have any apple pie today?
Tom Mary için elmayı soydu.Tom peeled the apple for Mary.
Tom bir elmalı tart pişirdi.Tom baked an apple pie.
Bir elma masanın altında.An apple is under the desk.
Bu elmalar çok lezzetli!These apples are so delicious!
Benim sevgilim bahçesine gelsin ve elma ağaçlarının meyvesini yesin.Let my beloved come into his garden, and eat the fruit of his apple trees.
O bir elmas keşfetti.She discovered a diamond.
Tom'a bir elma verdi.She gave an apple to Tom.
Kimse Emily'den daha iyi elmalı pasta yapamaz.No one can bake apple cake better than Emily.
Hiç kimse Emily'den daha iyi elmalı kek pişiremez.No one can bake apple cake better than Emily can.
Tom'un elması nerede bulduğunu biliyor musun?Do you know where Tom found the diamond?
Tom'un çalıntı elması aldığını nasıl bildin?How did you know Tom had the stolen diamond?
Hiç kimse onun bir elmas olduğunu söylemedi.No one said it was a diamond.
Erkeklerde Adem'in elmaları var.Men have Adam's apples.
Kaç tane elman var?How many apples do you have?
Kaç tane elmanız var?How many apples do you have?
Tom'un elması nereye sakladığını bilen adam benim.I'm the guy who knows where Tom hid the diamond.
Tom üç dakikadan daha az sürede bütün elmayı yedi.Tom ate the whole apple in less than three minutes.
Tom elmalı tartı ve kahve demliğini masaya koydu.Tom put the apple pie and the pot of coffee on the table.
Tom elmadan bir ısırık aldı.Tom took a bite out of the apple.
Tom çürük elmayı çöp kutusuna attı.Tom tossed the rotten apple into the garbage can.
Ayı bir elma yedi.The bear ate an apple.
Elmalar genellikle yeşil, sarı veya kırmızıdır.Apples are usually green, yellow, or red.
Elmalar bu yıl az.Apples are scarce this year.
Ağaçta hiç elma var mı?Are there any apples on the tree?
Tom Mary'ye bir çift elmas küpe verdi.Tom gave Mary a pair of diamond earrings.
Çalınan elmaslarla Tom'un ne yaptığını bulmakla ilgilenen tek kişi ben değilim.I'm not the only one interested in finding out what Tom did with the stolen diamonds.
Şarap ve elma suyu satın alacağım.I'll buy the wine and the apple juice.
Bu bir elma ağacıdır.This is an apple tree.
Bu kutuda beş elma var.There are five apples in this box.
Tom tost makinesinin arkasında yarısı yenmiş bir elma buldu.Tom found a half-eaten apple behind the toaster.
Bu bir elma.This is an apple.
Elma yeşil değil.The apple is not green.
Bu elma kırmızı değildir.This apple is not red.
Elma lezzetliydi.The apple was tasty.
Bahçende kaç elma ağacı var?How many apple trees do you have in your orchard?
Meyve bahçende kaç tane elma ağacı var?How many apple trees are there in your orchard?
Meyve bahçenizde kaç tane elma ağacı var?How many apple trees are there in your orchard?
Hırsızlar saraya girdi ve prensesin elmaslarını çaldılar.Thieves broke into the palace and stole the princess's diamonds.
Biraz elma suyu ister misiniz?Would you like some cider?
Biraz elma şarabı ister misiniz?Would you like some cider?
Tom evlilik yıldönümü için Mary'ye bir elmas bilezik verdi.Tom gave Mary a diamond bracelet for their wedding anniversary.
Tüm elmalar kayboldu.All the apples disappeared.
Tom biraz elma satın almak için mağazaya gittiTom went to the store to buy some apples.
Tom birkaç elma satın almak için burada.Tom is here to buy some apples.
Tom, Mary'ye elmas bir kolye satın aldı.Tom bought Mary a diamond necklace.