Elmamı düşürdüm.I dropped my apple.
Elmalar henüz toplamak için hazır değil.The apples are not ready to pick yet.
Yemeye başlamadan önce o elmayı yıkadığını umuyorum.I hope you washed that apple before you started eating it.
Ben elmasları sakladım.I've already hidden the diamonds.
Tatlı için elmalı tart yaptım.I made an apple pie for dessert.
Tom gerçekten iyi elmalı turtalar pişirebilir.Tom can bake really good apple pies.
Bu elmayı ye ve bana tadının nasıl olduğunu söyle.Try this apple and tell me how it tastes.
Elma masanın üstünde.The apple is on the table.
Bunlar çok büyük elmalar.Those are very big apples.
Onlar gerçekten büyük elmalar.Those are really big apples.
O gerçekten büyük bir elma.That's a really big apple.
O çok büyük bir elma.It's a very big apple.
O kırmızı elma yemez.She doesn't eat the red apple.
O elma büyük.That apple is big.
Bir elma yiyorum.I'm eating an apple.
Elma ağaçları, muhtemelen önümüzdeki hafta çiçek açmaya başlayacak.The apple trees will probably start to blossom next week.
Elma ağaçları, muhtemelen önümüzdeki hafta çiçeklenmeye başlayacak.The apple trees will probably start to blossom next week.
Zehirli elmaları parlatıyor muyum?Am I polishing the poisonous apples?
Bu sandık elma içeriyor.This crate contains apples.
Biz şu anda o elmaları toplamalıyız, yoksa çürürler.We have to pick those apples right now, otherwise they'll decay.
Tom Mary'ye elmas bir yüzük verdi.Tom gave Mary a diamond ring.
Elmasları nereye sakladığını ona hiç söylemedi.He never told her where he hid the diamonds.
Elmasları nereye sakladığını ona asla söylemedi.He never told her where he hid the diamonds.
Ben de elmaları severim.I also like apples.
Yeşil elmaları yedim.I ate the green apples.
Kırmızı elmaları yedim.I ate the red apples.
O bir elma karaladı.He drew an apple.
Tom Mary'nin elmasları nereye sakladığını kendisine söylemesini istedi.Tom asked Mary to tell him where she had hidden the diamonds.
Tom bardağa biraz elma suyu koydu.Tom poured some apple juice into a glass.
Tom üç kilo elma satın aldı.Tom bought three kilograms of apples.
Tom bir çocukken elmayı severdi.Tom loved apples when he was a kid.
Elmaslar nerede?Where are the diamonds?
Tom elmalı pasta yaptı.Tom made an apple pie.
Tom elmayı dilimledi.Tom sliced the apple.
Tom elmayı soydu.Tom peeled the apple.
Bu elmas sahte.This diamond is fake.
Bu elmalı bisküviler fırından yeni çıktı.These apple strudels are fresh from the oven.
Elmalı turta sever misin?Do you like the apple pie?
Elmalı kek sever misin?Do you like apple pies?
Elmaları beğenmeyen bazı çocuklar da var.There are also some children who don't like apples.
Elma sevmeyen bazı çocuklar da vardır.There are also some children who don't like apples.
Kutuda beş tane elma var.There are five apples in the box.
Elma ağaçları ilkbaharda çiçek açar.The apple trees bloom in the spring.
Onlar elmayı yiyorlar mı?Are they eating the apple?
O, elmayı yiyor mu?Does she eat the apple?
Elmayı yiyeceğim.I'll eat the apple.
O, elmayı yedi.He ate the apple.
Onlar elma ağaçları dikti.They planted apple trees.
Tom bir elma yedi ve Mary diğerini yedi.Tom ate one apple and Mary ate the other.
Tom elmanın yarısını Mary'ye verdi.Tom gave Mary half of the apple.
Tom bunun bir elmas olduğunu söyledi.Tom said it was a diamond.
Sen elma seversin.You like apples.
Emily bir elma yedi.Emily ate an apple.
Tom birkaç elma toplamak için merdivene çıktı.Tom went up the ladder to pick some apples.
Ben elma yemek istiyorum.I intend to eat the apple.
Bir elma yiyeceğim.I'll eat an apple.
Ağaçtan birkaç elma düştü.Several apples fell from the tree.
Elmaları beşimiz arasında paylaştırdı.He divided the apples among the five of us.
Erkek çocuğu elmayı yedi.The boy ate the apple.
Yeşil elma yeme yoksa hastalanacaksın.Don't eat green apples or you'll get sick.