elli ile cümle

elli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Gemiyi şöyle yapacaksın: Uzunluğu üç yüz, genişliği elli, yüksekliği otuz arşın olacak.וזה אשר תעשה אתה שלש מאות אמה ארך התבה חמשים אמה רחבה ושלשים אמה קומתה׃
Gemiyi şöyle yapacaksın: Uzunluğu üç yüz, genişliği elli, yüksekliği otuz arşın olacak.وهكذا تصنعه. ثلث مئة ذراع يكون طول الفلك وخمسين ذراعا عرضه وثلثين ذراعا ارتفاعه.
Gemiyi şöyle yapacaksın: Uzunluğu üç yüz, genişliği elli, yüksekliği otuz arşın olacak.方 舟 的 造 法 乃 是 這 樣 、 要 長 三 百 肘 、 寬 五 十 肘 、 高 三 十 肘
Gemiyi şöyle yapacaksın: Uzunluğu üç yüz, genişliği elli, yüksekliği otuz arşın olacak.方舟 的 造法 乃 是 這樣 、 要 長 三百 肘 、 寬五十 肘 、 高 三十肘
Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu.A položili sa v hriadkových oddeleniach po sto a po päťdesiat.
Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu.Chúng ngồi xuống từng hàng , hàng thì một_trăm , hàng thì năm_chục .
Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu.Chúng ngồi xuống từng hàng, hàng thì một trăm, hàng thì năm chục.
Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu.E reclinaram-se em grupos de cem e de cinquenta.
Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu.E sedettero tutti a gruppi e gruppetti di cento e di cinquanta
Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu.et ils s`assirent par rangées de cent et de cinquante.
Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu.Even later zaten zij op het gras in groepen van vijftig en honderd personen.
Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu.In posedejo v skupinah po sto in po petdeset.
Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu.I usadili se rozdílně, místy po stu a místy po padesáti.
Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu.I usiedli rząd podle rządu, tu po stu, tu zaś po pięćdziesiąt.
Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu.Ja he laskeutuivat ryhmä ryhmän viereen, toisiin sata, toisiin viisikymmentä.
Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu."떼로 혹 백씩, 혹 오십씩 앉은지라"
Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu.Letelepedének azért szakaszonként, százával és ötvenével.
Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu.Och de lägrade sig där i skilda hopar, hundra eller femtio i var.
Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu.Og de satte sig ned, Hob ved Hob, somme på hundrede og somme på halvtredsindstyve.
Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu.Og de satte sig ned, hop ved hop, somme på hundre og somme på femti.
Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu.Se recostaron por grupos, de cien en cien y de cincuenta en cincuenta
Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu.Şi au şezut jos în cete de cîte o sută şi de cîte cincizeci.
Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu.Und sie setzten sich nach Schichten, je hundert und hundert, fünfzig und fünfzig.
Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu.Και εκαθησαν πρασιαι ανα εκατον και ανα πεντηκοντα.
Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu.И сели рядами, по сто и по пятидесяти.
Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu.И те насядаха на редици, по сто и по петдесет.
Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu.і посідали вони ряд коло ряду по сотням і по півсотням.
Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu.וישבו להם שורות שורות למאות ולחמשים׃
Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu.فاتكأوا صفوفا صفوفا مئة مئة وخمسين خمسين.
Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu.眾 人 就 一 排 一 排 的 坐 下 、 有 一 百 一 排 的 、 有 五 十 一 排 的
Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu.眾人 就 一 排 一 排 的 坐下 、 有 一百一 排 的 、 有 五十一 排 的
Harlan Ellison'ın "Ağzım Yok ve Haykırmam Gerek" hikayesindeki kahraman gibi hissediyorum kendimi.Czuję się jak bohater opowiadania Harlana Ellisona, zatytułowanego 'Nie mam ust, a muszę krzyczeć'.
Harlan Ellison'ın "Ağzım Yok ve Haykırmam Gerek" hikayesindeki kahraman gibi hissediyorum kendimi.할란 엘리슨의 단편 '나에겐 비명을 지를 입이 없다(I Have No Mouth and I Must Scream)'의 주인공이 된 것 같은 느낌이 들기도 합니다.
Harlan Ellison'ın "Ağzım Yok ve Haykırmam Gerek" hikayesindeki kahraman gibi hissediyorum kendimi.Ik voel me als de held uit het verhaal van Harlan Ellison, 'Ik heb geen stem en ik wil het uitschreeuwen.'
Harlan Ellison'ın "Ağzım Yok ve Haykırmam Gerek" hikayesindeki kahraman gibi hissediyorum kendimi.Mă simt ca eroul din povestirea lui Harlan Ellison cu titlul 'Nu am gură și trebuie să strig.'
Harlan Ellison'ın "Ağzım Yok ve Haykırmam Gerek" hikayesindeki kahraman gibi hissediyorum kendimi.Me siento como el héroe de la historia de Harlan Ellison Titulada 'No tengo boca y debo gritar'.
Harlan Ellison'ın "Ağzım Yok ve Haykırmam Gerek" hikayesindeki kahraman gibi hissediyorum kendimi.Mi sento come l'eroe del racconto di Harlan Ellison intitolato "Non Ho La Bocca e Devo Urlare".
Harlan Ellison'ın "Ağzım Yok ve Haykırmam Gerek" hikayesindeki kahraman gibi hissediyorum kendimi.Sinto-me como o herói daquele conto de Harlan Ellison intitulado "Não tenho boca e preciso de gritar".
Harlan Ellison'ın "Ağzım Yok ve Haykırmam Gerek" hikayesindeki kahraman gibi hissediyorum kendimi.Úgy érzem magam, mint annak a Harlan Ellison történetnek a hőse: 'Nincs szám és üvöltenem kell'.
Harlan Ellison'ın "Ağzım Yok ve Haykırmam Gerek" hikayesindeki kahraman gibi hissediyorum kendimi.Νιώθω σαν τον ήρωα σ'αυτήν την ιστορία του Χάρλαν Έλισον με τίτλο 'Δεν Έχω Στόμα και Πρέπει Να Ουρλιάξω.'
Harlan Ellison'ın "Ağzım Yok ve Haykırmam Gerek" hikayesindeki kahraman gibi hissediyorum kendimi.Чувствам се като героя от онази история на Харлан Елисън, наречена "Нямам уста, а трябва да крещя."
Harlan Ellison'ın "Ağzım Yok ve Haykırmam Gerek" hikayesindeki kahraman gibi hissediyorum kendimi.Я чувствую себя как герой этой истории Харлана Эллисона под названием "У меня нет рта и я должен кричать".
Harlan Ellison'ın "Ağzım Yok ve Haykırmam Gerek" hikayesindeki kahraman gibi hissediyorum kendimi.אני מרגיש כמו הגיבור של הסיפור של הרלן אליסון שנקרא "אין לי פה ואני חייב לצעוק."
Harlan Ellison'ın "Ağzım Yok ve Haykırmam Gerek" hikayesindeki kahraman gibi hissediyorum kendimi.انا اشعر انني احد ابطال قصص " هارلن إيلسون " تلك التي بعنوان " يجب ان اصرخ ولكن لا فم لدي "
Harlan Ellison'ın "Ağzım Yok ve Haykırmam Gerek" hikayesindeki kahraman gibi hissediyorum kendimi.主人公のような気持ちになります 水曜日の講演で デビッド・クリスチャンが
Her biri yüz elli gine.A cent cinquante guinées chacun.
Her biri yüz elli gine. Eğer para, bu durumda, Watson var낱개로 150 기니. 하면 돈이이 경우, 왓슨가 있어요
Her biri yüz elli gine. Eğer para, bu durumda, Watson varמאה וחמישים לירות ליחידה. יש כסף במקרה זה, ווטסון, אם
Her biri yüz elli gine. Eğer para, bu durumda, Watson varمئة وخمسين ألف جنيه لكل منهما. هناك المال في هذه الحالة ، واتسون ، إذا
Her biri yüz elli gine. Eğer para, bu durumda, Watson var他には何もない。"私はホームズ、行く方がいいと思う。"
Her biri yüz elli gine.Ein hundert und fünfzig Guineen pro Stück.
Her biri yüz elli gine.Sata viisikymmentä Guineas kappaleelta.
Her biri yüz elli gine.Seratus lima puluh guinea masing-masing.
Her iki perde takımının kenarlarına ellişer ilmek aç.앙장을 연락할 말폭 가에 고 오십을 달며 다른 연락할 말폭 가에도 고 오십을 달고
Her iki perde takımının kenarlarına ellişer ilmek açtı.Csinálának ötven rézhorgocskát is a sátor egybefoglalására, hogy egygyé legyen.
Her iki perde takımının kenarlarına ellişer ilmek açtı.Fece cinquanta cordoni sull'orlo del telo della seconda sutura
Her iki perde takımının kenarlarına ellişer ilmek açtı.앙장을 연락할 말폭 가에 고 오십을 달며 다른 연락할 말폭 가에도 고 오십을 달고
Her iki perde takımının kenarlarına ellişer ilmek açtı.Toen bevestigde hij aan de uiteinden van de stroken 50 lussen en
Her iki perde takımının kenarlarına ellişer ilmek açtı.Und machte fünfzig Schleifen an jegliches Stück am Rande, wo die Stücke sollten zusammengeheftet werden.
Her iki perde takımının kenarlarına ellişer ilmek açtı.ויעש ללאת חמשים על שפת היריעה הקיצנה במחברת וחמשים ללאת עשה על שפת היריעה החברת השנית׃

İlgili Sayfalar