elli ile cümle
elli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tahminimce bizim öğretmen elli yaşın üzerinde.I guess our teacher is over fifty years old.
Toplam olarak elli kişi vardı.There were fifty persons in all.
Japonya elli yıl önce olduğundan çok farklı.Japan is very different from what it was fifty years ago.
Onun elli doları vardı.He had fifty dollars.
O ellisinden sonra resim yapma yeteneğini geliştirdi.He developed his talent for painting after fifty.
Projeye elli dolar katkıda bulundu.He contributed fifty dollars to the project.
Hawaii'de bir araba kiralamak ona elli dolara mal oldu.It cost him 50 dollars to rent a car in Hawaii.
Onun, tahminen, elli bin yeni var.He has, say, fifty thousand yen.
Babam elli yaşındayken nihayet araba sürmeyi öğrendi.My father finally learned to drive when he was fifty.
Babam ellili yaşlarında.My father is in his fifties.
Elli yaşından sonra yeni bir dil öğrenmek o kadar kolay değil.It's not that easy to learn a new language after fifty.
Birlikte elli devlet var.There are fifty states in the union.
O yaşlı adam elli yıldır ev yapımı viski imal etmekteydi.That old man had been making homemade whiskey for fifty years.
O yaşlı adam elli yıldır kaçak içki imal etmekteydi.That old man had been making moonshine for fifty years.
Ruslar Fransız yollarını kopyalar, ancak daima elli yıl sonra.The Russians copy the French ways, but always fifty years later.
Yaklaşık elli dolar ödedim.I paid about 50 bucks.
Yaklaşık elli dolar ödeme yaptım.I paid about 50 dollars.
Bu deprem de bir yüz elli can aldı.This earthquake took a hundred and fifty lives, as well.
On, yirmi, otuz, kırk, elli, altmış, yetmiş, seksen, doksan, yüz.Ten, twenty, thirty, forty, fifty, sixty, seventy, eighty, ninety, hundred.
Elli develi bir kervan, çölde yavaş yavaş ilerliyordu.A caravan of fifty camels slowly made its way through the desert.
Otobüste elli yolcu vardı.There were fifty passengers in the bus.
Hoover oyların yüzde elli sekizini kazandı.Hoover won fifty-eight percent of the votes.
Arthur ellili yaşlarının başlarındaydı.Arthur was in his early fifties.
Şiddet olayında elli beş kişi öldü.Fifty-five people died in the violence.
Çiftlik fiyatları yüzde elli beş düştü.Farm prices had fallen fifty-five percent.
Dört yüz elli siyah pilot gruptaydı.Four hundred fifty black pilots were in the group.
O beni elli dolar kazıkladı.He stiffed me for fifty bucks.
Amerikan bayrağında elli yıldız var.There are fifty stars on the American flag.
Televizyon ve bilgisayar gibi şeyler elli yıl önce hayal edilememişti.Such things as television and computers could not have been dreamt of fifty years ago.
O zaman Tom'un cebinde elli doları vardı.Tom had fifty dollars in his pocket at the time.
Tom elli mekik yaptı.Tom did fifty sit-ups.
Tom bir günde yaklaşık elli telefon konuşması yapar.Tom makes about fifty phone calls a day.
Amerikan bayrağının elli tane yıldızı vardır.The American flag has fifty stars.
Bin iki yüz elli altı tane asker Alamut kalesini yıktı.One thousand two hundred and fifty-six soldiers destroyed the fortress of Alamut.
O sadece ellili yılların rock gruplarını dinler.He only listens to rock bands from the fifties.
O, elli yıldır serviste.He's been in the service for 50 years.
O en fazla elli dolar ödeyecek.She will pay up to fifty dollars.
Köpeğimi kısırlaştırmak için elli dolar harcadım.I spent fifty dollars to get my dog spayed.
Otobüse elli kişi binebilir.Fifty people can ride on the bus.
Benim kentim, başkentten elli kilometre uzaklıktadır.My city is fifty kilometres from the capital.
Bu gömlek elli dolardan daha fazlaya mal olur.This shirt costs more than fifty dollars.
Neden kulağına elliyorsun?Why are you touching your ear?
Üye olmayanlar elli dolar daha ödeyecek.Non-members pay 50 dollars more.
Sadece elli metre ipim var.I only have fifty meters of rope.
“Doğum gününde kaç mum söndürdün?” “Elli altı.”"How many candles did you blow out on your birthday?" "Fifty-six."
Elini sallasan ellisi.There are plenty of fish in the sea.
Radyoda çalan ellilerin bir müziği vardı.There was some fifties music playing on the radio.
O, ellilerindedir.He's in his fifties.
Elli yapmak için dört daha gerekiyor.Four more are needed to make fifty.
Her bir egzersiz elli defa yapılmalı.Each exercise should be performed fifty times.
Uçak kabini iki yüz elli kişi alıyor.The aircraft cabin holds two hundred and fifty people.
O, evini yüz elli bin avroya sattı.He sold his house for a hundred fifty thousand euro.
Bu küçücük köyde elli tane aile yaşar.Fifty families live in this tiny village.
Bu küçücük köyde elli aile yaşıyor.Fifty families live in this tiny village.
Sadece elli kişi geldi.Only fifty people came.
Emet şimdi yaklaşık elli yaşında.Emet's about fifty now.
Bu kitap elliden fazla dile çevrildi.This book has been translated into more than fifty languages.
Deney başarılı olmalı. Sonraki şans elli yıl içinde ortaya çıkacaktır.The experiment must succeed. The next chance will only arise in fifty years.
Boston'da elli dakikalık bir konaklamamız var.We have a 50-minute layover in Boston.
Onlara elli avro borç verebilir misiniz?Could you lend them fifty euros?