elli ile cümle

elli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yüz elli bin çiftin, 2006 yılında Shanghai'da evlenmesi bekleniyor.One hundred and fifty thousand couples are expected to get married in Shanghai in 2006.
Britanyalı kadınların yüzde elli ikisi çikolatayı sekse tercih ediyor.Fifty-two per cent of British women prefer chocolate to sex.
Fatura elli dolar tuttu.The bill amounts to fifty dollars.
Son on yılda fiyatlar yüzde elli arttı.Prices have risen by 50 percent during the past ten years.
Paris'e elli kilometre uzakta bulunuyor.It's fifty kilometers to Paris.
Otobüs elli kişi alır.The bus takes fifty people.
Partide elliden fazla kız vardı.There were more than fifty girls at the party.
O elli dolardan daha azdı.It was less than fifty dollars.
O şapka yalaşık elli dolara mal oldu.That hat cost around fifty dollars.
Uçakta elli yolcu vardı.There were fifty passengers on the plane.
Ben o gün elli mil sürdüm.I rode fifty miles that day.
Doktor, o gün ellinin üzerinde hastayı muayene etti.The doctor examined over fifty patients that day.
Şehir Londra'nın elli mil kuzeyindedir.The city is fifty miles above London.
Şehir Londra'nın elli mil yukarısındadır.The city is fifty miles above London.
Adam elli yıl ülkeyi yönetti.The man controlled the country for fifty years.
Nehir karşıdan karşıya elli yardadır.The river is fifty yards across.
Adam Ellie'yi tehlikeli bir durumdan kurtardı.The man extricated Ellie from a dangerous situation.
Yarışta elli tane katılımcı vardı.There were fifty entries for the race.
Yüz elli kişi maraton yarışına girdi.One hundred and fifty people entered the marathon race.
Otel elli misafir ağırlayabilir.The hotel can accommodate fifty guests.
Otobüste elli tane yolcu vardı.There were fifty passengers on board the bus.
Kulübün elliden fazla üyesi var.The club has more than fifty members.
Orada ancak elli kişi vardı.There were barely fifty people there.
George Ellie'yi daha çok çalışması için teşvik etti.George encouraged Ellie to study hard again.
Jack elli mil yürümekten dolayı yorgundu.Jack was tired from having walked fifty miles.
Bu saat yaklaşık elli bin yene mal olur.This watch costs around fifty thousand yen.
Bu oda elli kişi alma kapasitesindedir.This room is capable of holding fifty persons.
Bu odada elli kişiliktir.This room is capable of holding fifty persons.
Bu odada elli kişiyi almak için çok küçük.This room is too small to contain 50 men.
Bu köyde elli aile var.There are fifty families in this village.
Bu kütüphanede elli binden fazla kaynak var.This library has over 50,000 volumes.
Bu otobüs elli kişi alabilir.This bus can hold fifty people.
Bu otobüs elli yolcu taşıyabilir.This bus can carry fifty passengers.
Bu kazak elli dolardan daha fazla eder.This sweater costs more than fifty dollars.
Bu kulüpte elli üye bulunmaktadır.There are fifty members in this club.
Ellie çok dişil.Ellie is very feminine.
Ellie çok kadınsı.Ellie is very feminine.
Ellie o şairi seviyor. O, onun şiirlerinin çoğunu ezbere biliyor.Ellie loves that poet. She knows many of his poems by heart.
Amerika'da elli eyalet vardır.There are fifty states in America.
O yaşlı adam elli yıldır kaçak viski imal etmekteydi.The old man had been making white lightning for 50 years.
Senden elli dolar ödünç almak istiyorum.I would like to borrow fifty dollars from you.
En az elli bin kişi orayı ziyaret etti.No fewer than fifty thousand people visited there.
Bu, elli yıl içinde yaşadığımız en sıcak yaz.This is the hottest summer we have had in fifty years.
Sen bana sadece elli sent verdin.You gave me only fifty cents.
Sen bana yalnızca elli sent verdin.You gave me only fifty cents.
Onun dersini dinlemek için elli kadar çok öğrenci toplandı.As many as fifty students gathered to hear his lecture.
O, elli yaşın üzerinde olmalı.He must be over fifty.
İki yüz elli kilo, bir sumo güreşçisi için bile olağanüstü bir ağırlıktır.Two hundred fifty kilograms is an extraordinary weight even for a sumo wrestler.
İşlerin yüz ya da elli yıl önce nasıl olduğunu bilmiyorum.I don't know how things were a hundred or fifty years ago.
Geçen yıl en az elli film seyrettim.Last year, I saw at least fifty films.
Geçen yıl en az elli film izledim.Last year, I saw at least fifty films.
Yamada ve benim aramdaki kazanç-kayıp kaydı elli ellidir.The win-loss record between Yamada and me is fifty-fifty.
Ona elli peni teklif ettim ve o kabul etti.I offered him fifty pence and he accepted.
Okulumuz elli yıllıktır.Our school is fifty years old.
Babam elli yaşında.My father is fifty years old.
Bir dakikada elli kelime yazabilirim.I can type 50 words a minute.
Ben elli sayfa daha okudum.I read fifty pages further.
Ben her ay maaş gününde anneme elli bin yen veririm.I give my mother fifty thousand yen on payday every month.
Araba için yüzde elli peşin verdim.I paid fifty percent down for the car.
Bu okulda bir ders saati elli dakika uzunluğundadır.In this school, a period is fifty minutes long.

İlgili Sayfalar