Anlıyorum. Başkaları için ellerinden geleni yaptılar, son ana kadar.Então... fizeram tudo o que podiam pelos outros, até ao fim.
Anlıyorum. Başkaları için ellerinden geleni yaptılar, son ana kadar.He tekivät kaikkensa toisten puolesta loppuun asti.
Anlıyorum. Başkaları için ellerinden geleni yaptılar, son ana kadar.Ώστε έκαναν ό,τι μπορούσαν για τους άλλους, μέχρι τέλους.
Anlıyorum. Başkaları için ellerinden geleni yaptılar, son ana kadar.Понятно... они делали для других всё, что могли, до самого конца.
Başkaları için ellerinden geleni yaptılar, son ana kadar.De gjorde allt de kunde ända till slutet.
Başkaları için ellerinden geleni yaptılar, son ana kadar.De gjorde alt, hvad de kunne lige til det sidste.
Başkaları için ellerinden geleni yaptılar, son ana kadar.Hanno fatto il possibile per gli altri, fino alla fine.
Başkaları için ellerinden geleni yaptılar, son ana kadar.Hicieron todo lo que pudieron por los demás, hasta el final.
Bir dua mırıldanıyor ve operasyona başlıyor. Nihayetinde, ağrısı azalan hasta onu ellerinden öpüyor.Wyszeptała modlitwę i rozpoczęła zabieg. po wszystkim wyleczona pacjentka całowała ją po rękach
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.Các người ấy tìm kiếm gia phổ mình, nhưng không thấy, bèn bị trừ ra chức tế lễ, kể cho là ô uế.
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.Các người ấy tìm_kiếm gia phổ mình , nhưng không thấy , bèn bị trừ ra chức tế_lễ , kể cho là ô_uế .
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.cercarono il loro registro genealogico, ma non lo trovarono; allora furono esclusi dal sacerdozio
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.Ci szukali opisania rodu swego, ale nie znaleźli; przetoż zrzuceni są z kapłaóstwa.
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.Ci szukali opisania swego, wywodząc ród swój, ale nie znaleźli; przetoż zrzuceni są z kapłaóstwa.
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.Diese suchten ihr Geburtsregister; und da sie es nicht fanden, wurden sie untüchtig geachtet zum Priestertum.
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.Die suchten ihre Geburtsregister, und fanden keine; darum wurden sie untüchtig geachtet zum Priestertum.
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.Éstos buscaron sus documentos genealógicos, pero no los hallaron; y fueron excluidos del sacerdocio
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.Ezek keresték írásukat, tudniillik nemzetségök könyvét, de nem találák, miért is kirekesztetének a papságból;
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.Ils cherchèrent leurs titres généalogiques, mais ils ne les trouvèrent point. On les exclut du sacerdoce,
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.이 사람들이 보계 중에서 자기 이름을 찾아도 얻지 못한고로 저희를 부정하게 여겨 제사장의 직분을 행치 못하게 하고
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.Nämä etsivät sukuluetteloitaan, niitä löytämättä, ja niin heidät julistettiin pappeuteen kelpaamattomiksi.
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.Questi cercarono il loro registro genealogico, ma non lo trovarono e furono quindi esclusi dal sacerdozio
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.Şi-au căutat cartea spiţelor neamului lor, dar n'au găsit -o. De aceea au fost daţi afară din preoţie,
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.Ti so iskali svojega rodu imenik, pa ga niso našli, zato so jih šteli za nečiste za duhovništvo.
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.Ti so iskali zapis svojih rodov, pa ga niso našli, zato so jih šteli za nečiste za duhovništvo.
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.Ti vyhledávali zapsání o sobě, chtíce prokázati rod svůj, ale nenašlo se. Protož zbaveni jsou kněžství.
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.Они искали родословной своей записи, и не нашлось, и потому исключены из священства.
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.Они искали своей записи родословной, и не нашлось ее, а потому исключены из священства.
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.אלה בקשו כתבם המתיחשים ולא נמצאו ויגאלו מן הכהנה׃
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.אלה בקשו כתבם המתיחשים ולא נמצא ויגאלו מן הכהנה׃
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.هؤلاء فتشوا على كتابة انسابهم فلم توجد فرذلوا من الكهنوت
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.هؤلاء فحصوا عن كتابة انسابهم فلم توجد فرذلوا من الكهنوت.
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.這 三 家 的 人 、 在 族 譜 之 中 尋 查 自 己 的 譜 系 、 卻 尋 不 著 、 因 此 算 為 不 潔 、 不 准 供 祭 司 的 職 任
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.這 三 家 的 人 、 在 族譜 之中 尋 查 自己 的 譜系 、 卻尋 不 著 、 因此 算為不潔 、 不 准 供 祭司 的 職任
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.這 三 家 的 人 在 族 譜 之 中 、 尋 查 自 己 的 譜 系 、 卻 尋 不 著 . 因 此 算 為 不 潔 、 不 准 供 祭 司 的 職 任
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.這 三 家 的 人 在 族譜 之中 、 尋查 自己 的 譜系 、 卻尋 不 著 . 因此 算為不潔 、 不 准 供 祭司 的 職任
Bunu kaynaklarý isteyenlerin geleneksel topluluklarý yok etmek için ellerinden geleni yapmalarý takip eder.그런 사람들 입니다.
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Dělali, co mohli s ohledem na to, pro co skládali.
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.E evident că şi-au dat toată silinţa când te gândeşti pentru ce locaţie compuneau.
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Eles fizeram o melhor que podiam já que era para isso que estavam a compor.
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Hanno fatto il meglio che potevano dato che questo è ciò per cui scrivevano.
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Hicieron lo mejor posible considerando que estaban escribiendo para esto.
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Họ cố gắng hết sức bởi vì đây là nơi âm nhạc của họ sẽ được biểu diễn.
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Ils ont fait du mieux qu'ils pouvaient en sachant que c'est pour cela qu'ils écrivent.
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.그들은 그들에게 주어진 것에 맞추어서 작곡하면서 최선을 다했습니다.
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Megtettek minden tőlük telhetőt, lévén, hogy ilyen helyszínhez írtak.
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Sie taten ihr Bestes, wenn man bedenkt, wofür sie schrieben.
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Starali się jak mogli uwzględniając miejsce.
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Ze deden wat ze konden, gegeven dat ze het hiervoor maakten.
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Έκαναν το καλύτερο που μπορούσαν με δεδομένο ότι έγραφαν για τέτοιους χώρους.
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Вони робили все, що могли, зважаючи на завдання, що стояло перед ними.
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Направиха най-доброто, което можаха, като се сметне, че това е нещото, за което пишеха.
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Они делали все, что могли при условии, что это - то, для чего они пишут.
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.הם עשו כמיטב יכולתם, לאור העובדה שלשם הם כתבו את זה.
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.لقد فعلوا قدر ما إستطاعوا علماً بإنهم يكتبون الأغاني لتتوافق مع تلك الأماكن.
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.最善を尽くそうとしたのですね ミディアムテンポで壮大に聞こえる曲です。
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.A zenészek, akik ott kötöttek ki, megtették, amit tudtak.
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Hudebníci, kteří zde vystupovali, dělali, co mohli.
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.I musicisti che ci sono finiti hanno fatto il possibile.
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.그곳에서 연주 하게된 음악가들은 나름 최선을 다 했지요.