Ana içeriğe geç
Sözlük

ellerinden ile cümle

ellerinden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ve acil personeli ellerinden geleni yapmıştı.Ratownicy robili wszystko, co w ich mocy.
Ve acil personeli ellerinden geleni yapmıştı.Sie gaben ihr Blutdruckerhöher.
Ve acil personeli ellerinden geleni yapmıştı.Và nhân viên phòng cấp cứu dùng mọi cách.
Ve acil personeli ellerinden geleni yapmıştı.Και το προσωπικό των επειγόντων έκανε ό,τι ήταν δυνατό.
Ve acil personeli ellerinden geleni yapmıştı.И персонала в спешното бяха направили всичко възможно.
Ve acil personeli ellerinden geleni yapmıştı.Персонал сделал всё возможное.
Ve acil personeli ellerinden geleni yapmıştı.Працівники невідкладної допомоги робили все можливе.
Ve acil personeli ellerinden geleni yapmıştı.צוות המיון יצא מגדרו כדי לעשות הכל.
Ve acil personeli ellerinden geleni yapmıştı.قام موظفي الطواري بسحب كل العقبات.
Ve acil personeli ellerinden geleni yapmıştı.血圧を上げる薬を与え
Ve anladım ki bu onların seçimiydi, ve kimsenin bunu ellerinden almalarına izin vermeyeceklerdi.Chápal jsem to, byly to jejich volby a nechtěli si je nechat vzít.
Ve anladım ki bu onların seçimiydi, ve kimsenin bunu ellerinden almalarına izin vermeyeceklerdi.Ed io capii che questa era la loro elezione, e non avrebbero permesso a nessuno di portargliela via.
Ve anladım ki bu onların seçimiydi, ve kimsenin bunu ellerinden almalarına izin vermeyeceklerdi.E eu percebi, esta era a eleição deles e não iam deixar ninguém tirar-lhes isso.
Ve anladım ki bu onların seçimiydi, ve kimsenin bunu ellerinden almalarına izin vermeyeceklerdi.Én pedig tudomásul vettem, hogy ez most az ő választásuk, és nem akarják, hogy elvegyék tőlük.
Ve anladım ki bu onların seçimiydi, ve kimsenin bunu ellerinden almalarına izin vermeyeceklerdi.Et j'ai compris que c'était leur élection et qu'ils n'allaient laisser personne leur enlever ça.
Ve anladım ki bu onların seçimiydi, ve kimsenin bunu ellerinden almalarına izin vermeyeceklerdi.Ik begreep: dit waren hun verkiezingen, en ze waren niet van plan om zich dat door iemand te laten ontnemen.
Ve anladım ki bu onların seçimiydi, ve kimsenin bunu ellerinden almalarına izin vermeyeceklerdi.In razumel sem, to so bile njihove volitve in nikomur niso nameravali pustiti, da jim jih odvzame.
Ve anladım ki bu onların seçimiydi, ve kimsenin bunu ellerinden almalarına izin vermeyeceklerdi.그리고 그 때 알아챘죠. 이건 그들의 선거였고, 절대 그 누구도 자신만들의 선거를 방해하지 않게 할껏이라구요. 절대 그 누구도 자신만들의 선거를 방해하지 않게 할껏이라구요.
Ve anladım ki bu onların seçimiydi, ve kimsenin bunu ellerinden almalarına izin vermeyeceklerdi.Saya mengerti, ini pemilihan mereka, dan mereka tidak ingin orang lain mengambilnya dari mereka.
Ve anladım ki bu onların seçimiydi, ve kimsenin bunu ellerinden almalarına izin vermeyeceklerdi.Şi am înţeles că acestea erau alegerile lor, şi nu vor lăsa pe nimeni să le fure.
Ve anladım ki bu onların seçimiydi, ve kimsenin bunu ellerinden almalarına izin vermeyeceklerdi.Und ich verstand, dies war ihre Wahl, und sie würden sie sich von niemandem wegnehmen lassen.
Ve anladım ki bu onların seçimiydi, ve kimsenin bunu ellerinden almalarına izin vermeyeceklerdi.Và tôi đã hiểu, đó là cuộc bầu cử của họ, và họ đã không để cho bất kỳ ai lấy mất đi cái quyền đó của họ.
Ve anladım ki bu onların seçimiydi, ve kimsenin bunu ellerinden almalarına izin vermeyeceklerdi.Vtedy som pochopil, že to sú ich voľby a že nedovolia nikomu, aby im ich zobral.
Ve anladım ki bu onların seçimiydi, ve kimsenin bunu ellerinden almalarına izin vermeyeceklerdi.Y comprendí que esta era su elección, y que no iban a dejar que nadie se las arrebatara.
Ve anladım ki bu onların seçimiydi, ve kimsenin bunu ellerinden almalarına izin vermeyeceklerdi.Zrozumiałem, że to były ich wybory i nie chcieli, żeby ktoś z zewnątrz je przywłaszczył.
Ve anladım ki bu onların seçimiydi, ve kimsenin bunu ellerinden almalarına izin vermeyeceklerdi.Και κατάλαβα, ότι αυτές ήταν οι δικές τους εκλογές, και δεν σκόπευαν να αφήσουν κανέναν να τους τις στερήσει.
Ve anladım ki bu onların seçimiydi, ve kimsenin bunu ellerinden almalarına izin vermeyeceklerdi.И я понял, это были их выборы, и они не собирались никому позволить отнять у них эти выборы.
Ve anladım ki bu onların seçimiydi, ve kimsenin bunu ellerinden almalarına izin vermeyeceklerdi.І я зрозумів, це були їхні вибори, і вони б не дозволили нікому забрати це від них.
Ve anladım ki bu onların seçimiydi, ve kimsenin bunu ellerinden almalarına izin vermeyeceklerdi.Разбрах, че това бяха техните избори и те нямаше да позволят на никого да им ги отнеме.
Ve anladım ki bu onların seçimiydi, ve kimsenin bunu ellerinden almalarına izin vermeyeceklerdi.ואני הבנתי, אלה היו הבחירות שלהם, והם לא התכוונו לתת לאף אחד לקחת אותם מהם.
Ve anladım ki bu onların seçimiydi, ve kimsenin bunu ellerinden almalarına izin vermeyeceklerdi.وأدركت تماما، بأنها إنتخاباتهم، وأنهم لن ليسمحوا لأي شخص بأخذها بعيدا عنهم.
Ve anladım ki bu onların seçimiydi, ve kimsenin bunu ellerinden almalarına izin vermeyeceklerdi.他の何者にもこれを ゆだねるつもりはないんだ さて第一回投票では絶対多数を
Ve dünyanın her yerinden insanlar ellerinden gelen herşeyi yapmış olsa da, infaz edildi.E embora muita gente no mundo inteiro tentasse o possível, ele foi executado.
Ve dünyanın her yerinden insanlar ellerinden gelen herşeyi yapmış olsa da, infaz edildi.I mimo wysiłków ludzi na całym świecie, został stracony.
Ve dünyanın her yerinden insanlar ellerinden gelen herşeyi yapmış olsa da, infaz edildi.비록 많은 사람들이 최선을 다했지만, 사형을 당했습니다.
Ve dünyanın her yerinden insanlar ellerinden gelen herşeyi yapmış olsa da, infaz edildi.Malgré les meilleurs efforts de ses supporters dans le monde, il a été exécuté.
Ve dünyanın her yerinden insanlar ellerinden gelen herşeyi yapmış olsa da, infaz edildi.Und obwohl Menschen rund um die Welt ihr Bestes versucht hatten, wurde er hingerichtet.
Ve dünyanın her yerinden insanlar ellerinden gelen herşeyi yapmış olsa da, infaz edildi.Y, a pesar de que las personas alrededor del mundo se esforzaron, fue ejecutado.
Ve dünyanın her yerinden insanlar ellerinden gelen herşeyi yapmış olsa da, infaz edildi.Παρόλο που πολλοί άνθρωποι προσπάθησαν αρκετά, εκτελέστηκε.
Ve dünyanın her yerinden insanlar ellerinden gelen herşeyi yapmış olsa da, infaz edildi.И въпреки че хора по света направиха най-доброто на което са способни, той беше екзекутиран.
Ve dünyanın her yerinden insanlar ellerinden gelen herşeyi yapmış olsa da, infaz edildi.Незважаючи на зусилля багатьох людей зрізних країн, він був страченим.
Ve dünyanın her yerinden insanlar ellerinden gelen herşeyi yapmış olsa da, infaz edildi.Несмотря на усилия многих людей из разных стран, он был казнен.
Ve dünyanın her yerinden insanlar ellerinden gelen herşeyi yapmış olsa da, infaz edildi.ולמרות שאנשים מכל רחבי העולם עשו כמיטב יכולתם, הוצא להורג.
Ve dünyanın her yerinden insanlar ellerinden gelen herşeyi yapmış olsa da, infaz edildi.وعلى الرغم من أن السكان في مختلف أنحاء العالم بذلوا قصارى جهدهم، إلا أنه أعدم.
Ve dünyanın her yerinden insanlar ellerinden gelen herşeyi yapmış olsa da, infaz edildi.このような人達が感銘を与えてくれます
veya birbirleri için yaptıkları bir şeyi ellerinden alıp onlara bir şekilde geri satmak anlamına geliyor.sitten ottaa se pois heiltä ja myydä se heille, jollain tavalla. Muuttamalla asioita hyödykkeiksi,
Yani ellerinden atarlar ve bundan belli bir ücret alırlar. .Así que lo obtienen de sus manos. Y acaba de recibir el pago.
Yani ellerinden atarlar ve bundan belli bir ücret alırlar. .Então eles obtê-lo fora de suas mãos. E acabou a taxa.
Yani ellerinden atarlar ve bundan belli bir ücret alırlar. .Zatem brokerzy mają je z głowy. Dostają tylko honorarium.
Yani ellerinden atarlar ve bundan belli bir ücret alırlar. .Zbaví se jich. A dostanou jen poplatek.
Yani ellerinden atarlar ve bundan belli bir ücret alırlar. .Οπότε θα τα ξεφορτωνόντουσαν από τα χέρια τους. Και θα παίρνανε απλά την αμοιβή τους.
Yani ellerinden atarlar ve bundan belli bir ücret alırlar. .Так вони віддають їх з рук. І мають гонорар
Yani ellerinden atarlar ve bundan belli bir ücret alırlar. .彼らは手数料を得ます。 そこで、彼らは大きな現金を収集します。
Zengin adama baktı. Adamın ellerinden tuttu ve dedi ki,Ia memandangi pria kaya itu, memegang tangannya dan berkata,
Zengin adama baktı. Adamın ellerinden tuttu ve dedi ki,랍비는 다시 부자를 바라보며 부자의 손을 잡고 말했습니다.
Zengin adama baktı. Adamın ellerinden tuttu ve dedi ki,Spojrzał na bogatego, złapał jego dłoń i powiedział,
Zengin adama baktı. Adamın ellerinden tuttu ve dedi ki,Він поглянув на багатого чоловіка, взяв його руки і сказав:
Zengin adama baktı. Adamın ellerinden tuttu ve dedi ki,Он посмотрел на богатого мужчину, взял его за руку и сказал:
Zengin adama baktı. Adamın ellerinden tuttu ve dedi ki,הוא הסתכל על האיש העשיר. הוא אחז בידיו של האיש העשיר ואמר,
Zengin adama baktı. Adamın ellerinden tuttu ve dedi ki,ونظر الى الرجل الغني وامسك يديه وقال
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod