Ellerinde birbirlerinin ve çok değerli kızlarının fotoğrafları vardı.Eles tinham uma fotografia deles com a filha, tão preciosa...
Ellerinde birbirlerinin ve çok değerli kızlarının fotoğrafları vardı.He pitelivät perhekuvaa, jossa olivat he rakkaan tyttärensä kanssa.
Ellerinde birbirlerinin ve çok değerli kızlarının fotoğrafları vardı.Llevaban una fotografía donde aparecían junto a su querida hija.
Ellerinde birbirlerinin ve çok değerli kızlarının fotoğrafları vardı.Nie rozstawali się ze zdjęciem, na którym byli z ukochaną córką.
Ellerinde birbirlerinin ve çok değerli kızlarının fotoğrafları vardı.Tenevano in mano una foto con la loro adorata bambina.
Ellerinde birbirlerinin ve çok değerli kızlarının fotoğrafları vardı.Κρατούσαν μία φωτογραφία που ήταν αυτοί μαζί με την κόρη τους.
Ellerinde birbirlerinin ve çok değerli kızlarının fotoğrafları vardı.При них была их фотография с маленькой дочкой, они очень берегли её.
Ellerinde bir şey var ve ona sıkı sıkı sarılıyorlar, değil mi?Dostają coś małego i się tego trzymają.
Ellerinde bir şey var ve ona sıkı sıkı sarılıyorlar, değil mi?Eles têm algo a que se vão agarrar, sim?
Ellerinde bir şey var ve ona sıkı sıkı sarılıyorlar, değil mi?Họ có điều già đó và họ nắm giữ nó,
Ellerinde bir şey var ve ona sıkı sıkı sarılıyorlar, değil mi?Ils ont quelque chose et ils vont s'y accrocher, ouais?
Ellerinde bir şey var ve ona sıkı sıkı sarılıyorlar, değil mi?무엇인가를 가지고 그것을 이용할겁니다.
Ellerinde bir şey var ve ona sıkı sıkı sarılıyorlar, değil mi?Niečo už majú a budú sa toho držať, hej?
Ellerinde bir şey var ve ona sıkı sıkı sarılıyorlar, değil mi?Tienen algo y se aferrarán a ello.
Ellerinde bir şey var ve ona sıkı sıkı sarılıyorlar, değil mi? Üretim yapmanın bir yolu bu.Au surprins ceva și-l vor susține, da?
Ellerinde bir şey var ve ona sıkı sıkı sarılıyorlar, değil mi?Ze hebben iets en ze houden het vast.
Ellerinde bir şey var ve ona sıkı sıkı sarılıyorlar, değil mi?Έχουν κάτι και θα παραμείνουν σ' αυτό.
Ellerinde bir şey var ve ona sıkı sıkı sarılıyorlar, değil mi?У них было что-то, и они собираются держаться за это, так?
Ellerinde bir şey var ve ona sıkı sıkı sarılıyorlar, değil mi?Щось у них вже є, і вони будуть триматися цього, так?
Ellerinde bir şey var ve ona sıkı sıkı sarılıyorlar, değil mi?יש להם משהו והם הולכים להחזיק בו,
Ellerinde bir şey var ve ona sıkı sıkı sarılıyorlar, değil mi?لقد حصلوا على شيء وسوف يقومون بالتمسك به.
Ellerinde bir şey var ve ona sıkı sıkı sarılıyorlar, değil mi?ここまでが 作り方のひとつです
Ellerinde bu yok.Das haben sie aber nicht.
Ellerinde bu yok.Die hebben ze niet.
Ellerinde bu yok.Ele nu au aşa ceva.
Ellerinde bu yok.Eles não os têm.
Ellerinde bu yok.E non l'hanno avuto.
Ellerinde bu yok.Ils ne l'ont pas.
Ellerinde bu yok.그들은 아직 이걸 갖지 못했죠
Ellerinde bu yok.No lo tienen.
Ellerinde bu yok.One go nie mają.
Ellerinde bu yok.Zatím je neměli.
Ellerinde bu yok.Δεν τους έχουν.
Ellerinde bu yok.Те ги нямат.
Ellerinde bu yok.У них этого нет.
Ellerinde bu yok.ואין שם כאלה.
Ellerinde bu yok.لم يحصلوا عليها.
Ellerinde bu yok.彼らは 1990年代に即席民主主義となりました
Ellerinde de küçük birer İngiliz bayrağı vardı. (Gülüyorlar) Doğru söylüyorum.Mama şi fratele meu erau acolo, bunicul meu era acolo - aveam si un mic steag - (Râsete) şi asta a fost tot.
Ellerinde de küçük birer İngiliz bayrağı vardı. (Gülüyorlar) Doğru söylüyorum.Там была моя мама, мой брат, мой дедушка был там, с маленьким американским флагом, ( смех ) и всё.
Ellerinde de küçük birer İngiliz bayrağı vardı. (Gülüyorlar)Mẹ tôi, em tôi và ông nội tôi tới đón -- vẫy lá cờ Anh nho nhỏ -- (Tiếng cười)
Ellerinde de küçük birer İngiliz bayrağı vardı. (Gülüyorlar)(Rires)
Ellerinde eksik olan tek şey bizleri harekete geçirmek için sağlam bir krizin gerektiği.Ainoa mitä puuttuu on kunnon kriisi, joka saisi meidät liikkeelle.
Ellerinde eksik olan tek şey bizleri harekete geçirmek için sağlam bir krizin gerektiği.A única coisa de que se esquecem é que é necessária uma boa crise para nos fazer mexer.
Ellerinde eksik olan tek şey bizleri harekete geçirmek için sağlam bir krizin gerektiği.Az egyetlen dolog, amit nem vesznek figyelembe az az a tény, hogy ehhez egy komoly krízis szükséges.
Ellerinde eksik olan tek şey bizleri harekete geçirmek için sağlam bir krizin gerektiği.Das einzige, was sie nicht bedenken, ist dass wir eine gute Krise brauchen, um loszulegen.
Ellerinde eksik olan tek şey bizleri harekete geçirmek için sağlam bir krizin gerektiği.Het enige wat ze missen is dat we pas bij een flinke crisis gaan handelen.
Ellerinde eksik olan tek şey bizleri harekete geçirmek için sağlam bir krizin gerektiği.Họ chỉ quên mất 1 điều rằng sẽ cần một cuộc khủng hoảng tốt để chúng ta phát triển.
Ellerinde eksik olan tek şey bizleri harekete geçirmek için sağlam bir krizin gerektiği.단 한가지 그들이 놓치고 있는것은 우리를 진전하게 하기 위해서는 적절한 위기가 필요하다는것입니다.
Ellerinde eksik olan tek şey bizleri harekete geçirmek için sağlam bir krizin gerektiği.La seule chose qu'ils ne voient pas est qu'il faut une bonne crise pour qu'on s'y mette.
Ellerinde eksik olan tek şey bizleri harekete geçirmek için sağlam bir krizin gerektiği.Lo único que no pueden ver es que hace falta una buena crisis para que actuemos.
Ellerinde eksik olan tek şey bizleri harekete geçirmek için sağlam bir krizin gerektiği.L'unica cosa che manca è una grossa crisi per farci cambiare.
Ellerinde eksik olan tek şey bizleri harekete geçirmek için sağlam bir krizin gerektiği.Nie biorą tylko pod uwagę, że potrzeba poważnego kryzysu, by zmobilizować nas do działania.
Ellerinde eksik olan tek şey bizleri harekete geçirmek için sağlam bir krizin gerektiği.Satu-satunya hal yang mereka lewatkan adalah diperlukan krisis agar kita bisa maju.
Ellerinde eksik olan tek şey bizleri harekete geçirmek için sağlam bir krizin gerektiği.Singurul lucru pe care nu îl înţeleg este că avem nevoie de o criză serioasă ca să ne mişcăm din loc.
Ellerinde eksik olan tek şey bizleri harekete geçirmek için sağlam bir krizin gerektiği.Το μόνο που λείπει είναι ότι χρειάζεται μια καλή κρίση για να δραστηριοποιηθούμε.
Ellerinde eksik olan tek şey bizleri harekete geçirmek için sağlam bir krizin gerektiği.Единственное, что они упускают, это то, что нам нужен большой кризис, чтобы нас расшевелить.
Ellerinde eksik olan tek şey bizleri harekete geçirmek için sağlam bir krizin gerektiği.Единственото нещо, което пропускат е, че е необходима една добра криза, за да се задействаме.
Ellerinde eksik olan tek şey bizleri harekete geçirmek için sağlam bir krizin gerektiği.הדבר היחיד שהם מחמיצים הוא שנחוץ משבר טוב כדי להניע אותנו.
Ellerinde eksik olan tek şey bizleri harekete geçirmek için sağlam bir krizin gerektiği.الأمر الوحيد الذي يفتقدونه هو أننا في حاجة إلى أزمة جيدة لتحريكنا.