Ellerini onun omuzlarına koydu.She put her hands on his shoulders.
Yumuşak ellerin var.You have soft hands.
O ruhunu Tanrı'nın ellerine yerleştirir.He places his soul in the hands of God.
Tom'a ellerini göster.Show Tom your hands.
Ellerini duvara daya.Put your hands against the wall.
Ellerini uzat.Hold out your hands.
Her şey Tanrı'nın ellerindedir.Everything is in the hands of God.
Ellerinizi pencerenin dışında bırakmayın.Don't leave your hands outside the window.
Bir yemekten önce ellerini yıkaman gerekir.You need to wash your hands before a meal.
Tom kendi ellerine baktı.Tom stared at his hands.
Karar vermek senin ellerinde.The decision is in your hands.
İnsanlığın geleceği sizin ellerinizde.The future of mankind rests in your hands.
Ellerin yukarıda dışarı çık.Come out with your hands up.
Mary ellerini yıkarken alyansı su borusuna kaçtı.Mary's wedding ring was swept down the drain while she was washing her hands.
Tom birkaç kağıt havlu aldı ve ellerini sildi.Tom grabbed some paper towels and wiped his hands.
Tom musluğu açtı ve ellerini yıkadı.Tom turned on the faucet and washed his hands.
Çek ellerini Tom'dan.Get your hands off Tom.
Tom ellerine baktı.Tom looked at his hands.
Ellerini göreyim.Let me see your hands.
Şimdi bana ellerini ver.Now give me your hands.
Bana ellerini ver.Give me your hands.
Ellerini masanın üstüne düz koy.Put your hands flat on the table.
Ellerini başının üstüne koy.Put your hands above your head.
Tom ellerini havaya kaldırdı.Tom put his hands up.
Tom ellerini kalçasına koydu.Tom put his hands on his hips.
Tom ellerini Mary'nin ağzının üstüne koydu.Tom put his hands over Mary's mouth.
Tom ellerini ağzının üzerine koydu.Tom put his hands over his mouth.
Tom ellerini omuzlarıma koydu.Tom put his hands on my shoulders.
Tom onun önünde ellerini havaya kaldırdı.Tom put his hands up in front of him.
O ellerini kalçalarına koydu.She placed her hands on her hips.
Ellerini görebilir miyim?Can I see your hands?
Tom ellerinin üşüdüğünü söyledi.Tom said his hands were cold.
Tom ellerini kulaklarının üzerinde tuttu.Tom held his hands over his ears.
Git ellerini yıka.Go wash your hands.
Ellerini yıkadın mı?Have you washed your hands?
Tom lavaboda ellerini yıkıyor.Tom is washing his hands in the sink.
Ellerini cebinden çıkart.Take your hands out of your pockets.
Mary ellerini kalçalarına koydu.Mary put her hands on her hips.
Tom ellerini cebine soktu.Tom stuffed his hands in his pockets.
Tom ellerini ve yüzünü yıkadı.Tom washed his hands and face.
Tom yüzünü ve ellerini yıkadı.Tom washed his face and hands.
Hem Tom'un hem de Mary'nin ellerinde içkileri var.Tom and Mary both have drinks in their hands.
Ellerini yukarıda tut.Keep your hands up.
Ellerini çıkar.Put your hands out.
Hey, çek ellerini üzerimden.Hey, get your hands off me.
Aaa, çek ellerini benden.Hey, get your hands off me.
O, ellerini yıkıyor.She is washing her hands.
Güzel ellerin var.You have beautiful hands.
Ellerin çok soğuk.Your hands are so cold.
Ellerin titriyor.Your hands are shaking.
Ellerini Tom'un üzerinden çek.Get your hands off of Tom.
Benim bütün hayatım senin ellerinde.My whole life's in your hands.
Tom'un yaşamı sizin ellerinizde.Tom's life is in your hands.
Tom yüzünü ellerine gömdü.Tom buried his face in his hands.
Tom ellerini uzattı.Tom held out his hands.
Tom'un parasını ellerine almak istedin.You wanted to get your hands on Tom's money.
Ellerini kirletmek istemediğini söylüyorsun.You say you don't want to get your hands dirty.
Tom çabucak ellerini yıkadı.Tom washed his hands quickly.
Ellerinizi düzenli olarak yıkamak kendinizi hastalıklardan korumak için iyi bir yoldur.Washing your hands regularly is a good way to protect yourself from diseases.
Kirli ellerinizle buna dokunmayın.Don't touch this with your dirty hands.