Ana içeriğe geç
Sözlük

ellerin ile cümle

ellerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tanrı gözlerine dokunuyor. Ellerini kaldır, işte geliyor!God is touching your eyes, just lift up your hands, get ready, here it comes
Sadece ellerinizi kaldırır mısınız?Can you just raise the hand?
Şimdi de, bu aletler ve ellerin arasına büyük ve oldukça karmaşık bir robot ekleniyor.Now, what you put between those instruments and those hands, is a large, fairly complicated robot.
O görkemli kuzey ışıkları tutarak onun mavi ellerinizi sıcak miyim?Can he warm his blue hands by holding them up to the grand northern lights?
"Shipmates, Tanrı koydu ama üzerinize bir yandan, her iki ellerini üzerime basın."Shipmates, God has laid but one hand upon you; both his hands press upon me.
Rudi, ellerini ordan çek!Rudi, take your hands off that!
Herşeyi verirdim ... ... nazik ellerini öpmek için ... ... ve belki boynunun yukarısını.I would give anything ... ... to kiss your gentle hands ... ... and perhaps above your neck.
"... nazik ellerini öpmek için, ve belki boynunun yukarısını ... bir gül kadar derinden.""... anything to kiss your gentle hands, and perhaps above your neck ... As deeply as a rose."
Ama ellerini düşünürüm ... ve yumuşacık uyur kalırım.But I think of your hands ... and tenderly I fall asleep.
Çek ellerini!!Hands off!
Arkaya bin, büyükanne! - Ellerini çek!Get in the back, Grandma!
Onun hemen alt tarafındaki figür ise başını ellerinin arasına almış.The figure below him has got head in his hands.
Ellerinde süper-güçlü bir başka teknik vardı, ama bu kadar iyi çalışmıyordu.They had their super-powerful technique, and they couldn't do as well.
Bu arada ellerindeki bu süper güçlü tekniğin ne olduğunu da size söyleyeyim.Incidentally, I'll tell you what that super-powerful technique was.
Yani böyle bir teknoloji fikri sayesinde kitapları insanların ellerine tekrar geçirebiliriz.So the idea of -- this technology actually may end up putting books back in people's hands again.
- Çek ellerini!- Move those hands!
"Ellerinizi yıkanın, böylece ishalden korunabilirsiniz.""Wash you hands, you might not get diarrhea."
Dünyayı, gerçek dünyayı yönetir gibi yönetiyorsunuz, yani ellerinizle.You operate the world as you operate the real world, which is to say, with your hands.
Ama insanları sabitlemek için ellerinden geleni yaptılar.But they did what they could to stabilize the people.
Ve acil personeli ellerinden geleni yapmıştı.And the emerg. staff pulled out all the stops.
lütfen, kuroo! o maharetli ellerinle karımı ameliyat etmeni istiyorum.Please, Kuroo! I want you to operate on her with your magnificent hands!
Bazı çocuklar aşağı atlayıp ellerindeki torbalarla birlikte kaya havuzlarına koştular.Some children jumped down and ran to the rock pools with bags.
Haydi bir yoklama yapalım, ellerinizi kaldırın.All right, let's take a poll, show of hands.
Geçici olarak krediyi ellerinde tutuyorlar.They're temporarily holding the loan.
Yani ellerinden atarlar ve bundan belli bir ücret alırlar. .So they get it off their hands. And they just got the fee.
Benimle ilgisi olsaydı, şu an ellerine kelepçeyi takmış olurdum.If it were up to me, I'd have you in handcuffs about now.
Evet şimdi ellerinde y üstü üstünün diferansiyeli(?türevi) var.So, they have this differential [? derivative. ?] y prime prime.
Eğitimli insanları ellerinde tutmadılar.They didn't keep the people who were educated.
Hayatım senin ellerinde.My life is in your hands.
Ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.They did their best.
- Ellerinize sağlık, but I should go.Mom, don't insist.
- Thank you very much, ellerinize sağlık.Come again.
-Peki efendim. Dur, uzanmana yardım edeyim. Kahrolası çek ellerini!I'll help you reach up
Ellerine fırsat geçtiği an bizi öldüreceklerdir.But they would kill us if they had the opportunity.
Ellerinizi yatağa koyun.Hands on the bed.
Ellerindeki, ellerindeki, benim kalbim.In your hands, in your hands, is the heart of mine.
Ellerini böyle tut, lütfen.Put your hands out like this, please.
Yani ellerindeki ABD doları tutarı yükselmeye devam ediyor.So these people are going to keep accumulating dollars.
Ellerinizle ve haysiyetinizle çalışmak zorundasınız.You have to work with your hands. You have to have a dignity of labor.
Dünyadaki tüm çözümler onların ellerinde.They have all the solutions in the world.
Cehalet, onların gücü ellerinde tutma yöntemiydi.Lack of education was their way to control power.
Az önceki çocuk ellerini yıkamış olamaz ve ayakları çıplak.Well, that little boy will not have washed his hands.
Trablus'un ellerine bir bak -ki o eller incitemez seni.She is peaceful, look at her hands, she cannot harm.
Onları öldürürler,şereflerini ellerinden alır, haklarına tecavüz ederler.They kill them & they dishonour them and they go beyond their limits.
Ganimetlerimle bir saat geçirdikten sonra... ...benden uzak durmak için ellerinden geleni yaparlar.An hour with my trophies... and they usually do their best to keep away from me.
O zaman "ellerinden geleni" değil, "evlerinden geleni" yapmak istediler.They didn't want to be their best, they wanted to be their beft.
Ellerine geçen para mümkün olduğunca yüksek olsun istiyorlar.They want to maximize the amount of money they get.
Şimdi ellerinizi kapamayı düşünüyorsunuz ve göğüsünüzün üzerindeki bir kesimdeki kaslar kasılıyor.Now you think, "Close hand," and a little section of your chest contracts.
Çünkü bu kişiler IBM şirketinin hissedarları, bu şirketin hisse senedini ellerinde tutuyorlar.So they're all just shareholders in the company.
- Lütfen, çekin ellerinizi üzerinden.-Get your hands off her, please.
Ellerinize özen göstermenizin iki önemli neGenelde yüz temizleme olayından bahsettiğim zaman,Taking very good care of your hands is important for two reasons.
Ve tabi ki, peeling ellerinizin derisini daGenelde yüz temizleme olayından bahsettiğim zaman,And of course, exfoliants will make the skin of your hand feel softer for you and yours.
Sen ellerini kızların yaptığı gibi tutuyorsun.<br />Ve hatta sesin bir kızınki gibi.You hold hands like girls do.<br /> And even your voice sounds like a girl's.
Onun hayatı sizin ellerinizde,His life is in your hands
Kalbimi ellerinin içine aldın (Benimle asla tanışmamış olmayı dileyeceksin)Your had my heart... (you're gonna wish you)... Inside of your hand (Never had met me)
Kalbimi ellerinin içine aldınYou had my heart inside of your hand,
İnsanlara ellerini kaldırttık ve bizim bunu yapabileceğimizi söylediler.We had people raise their hands and say we could do that.
Açıklamalardan biri, fetüslerin kötü bir durumda ellerinden gelenin en iyisini yaptıkları şeklinde.One explanation is that fetuses are making the best of a bad situation.
Kontrolün ellerinde olduðunu düþünmeyi severler. Böyle düþünmeleri en iyisi.They like to think they're in control so it's better to let them think that...
Kendisi ve asistanı ellerine birer lamba alıpGalileo would open his lamp, and his assistant would open his.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod