Ana içeriğe geç
Sözlük

ellerimiz ile cümle

ellerimiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
O kadar çok soğuktu ki ellerimizin kullanımını kaybettik.It was so cold that we lost the use of our hands.
Ellerimizi temiz tutmalıyız.We must keep our hands clean.
Ellerimizi birlikte ne kadar hızlı ovarsak, onlar o kadar ısınırlar.The faster we rub our hands together, the warmer they get.
Tuvaletten çıkarken ellerimizi yıkayalım!Let's wash our hands when leaving the toilet!
Tuvaletten çıkınca ellerimizi yıkamalıyız!Leaving the restroom we must wash our hands!
Ellerimizde büyük bir sorunumuz var.We've got a major problem on our hands.
Ellerimizde ciddi bir problem var.We have a serious problem on our hands.
Biz ellerimizi yıkadık.We washed our hands.
Ellerimizi sabunla yıkıyoruz.We wash our hands with soap.
Ziyareti esnasında Şaron; “Tapınak tepesi ellerimizdedir ve ellerimiz de de kalacaktır.He stated on that day, "the Temple Mount is in our hands and will remain in our hands.
Bu yüzden üye olarak kamu, herhangi bir Merkez Bankası rezervleri üzerinde ellerimizi alamıyoruz.So as members of the public, we can't get our hands on any central bank reserves.
Ve bu uygulamalar bize ellerimizi toplumlarımızı daha iyi yapmak için kullanma fırsatı veriyor.And those applications let us use our hands to make our communities better.
Bir yetenegimiz var; bir seyler yapmak icin ellerimizle bir seyleri tutmak icin.We have this ability to make things, to grasp things with our hands.
Ellerimizde akan kan,The blood veins in our hands
Kardeşim ve ben başladık toplamaya, ve ellerimiz kanamaya başladı, ve sonra -- "Annee!"And my brother and I started to pick it, and our hands were startin' to bleed, and then -- "Mom!"
Haydi ellerimizi yıkayıp bir şeyler atıştıralım.Let's wash our hands and grab some snacks.
Ellerimizde bir zafer vardı.We had a victory on our hands.
Fakat ellerimiz hala ekranın dışında kalıyor.But our two hands still remain outside the screen.
Ellerimizdeki kaynakların sınırlarını biliyoruz.We know the limits of the resources we have.
Ve insan beyni, insan kalbiyle birleştiğinde-- ve dünya çevresinde ellerimiz birleştiğinde.So the human brain, coupled with the human heart, and we join hands around the world.
[Gözlerimiz açık uyumalıyız,] [ellerimizle düşlemeliyiz,][We must sleep with open eyes,] [we must dream with our hands,]
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.But one day we found that Mario was not looking at our hand.
Biyolojimiz Sekoyalarınkine benzeseydi, ellerimizde altı katmanlı insanlar olurdu.And if we had Redwood-like biology, we would have six layers of people on our hands, as it were.
Ellerimiz inanılmaz aletlerdir.Our hands are amazing instruments.
Ellerimizi kullanarak konuşuruz.We talk with our hands.
Ellerimizle merhabalaşırız.We greet with our hands.
Ve fiziksel dünya ile ellerimizi kullanarak iletişim kurarız.And we interact with the physical world with our hands.
Doğal seleksiyonun, ellerimiz gibi birer ürünü mü?Is it a product of natural selection, like our hands?
Bizim ellerimizde.It's in our hands.
Eğer Tanrımızın adını unutsaydık, Yabancı bir ilaha ellerimizi açsaydık,If we have forgotten the name of our God, or spread forth our hands to a strange god;
Ellerimizin yanısıra yüreklerimizi de göklerdeki Tanrıya açalım:Let us lift up our heart with our hands to God in the heavens.
Biz de size Allah'ın, kendi katından veya bizim ellerimizle bir azap çarptırmasını bekliyoruz.Yet what we are waiting for you is the punishment of God, direct or through us.
Göğe gelince, onu biz ellerimizle kurduk. Hiç kuşkusuz, biz, genişleticileriz.We built the heavens by Our authority; and We are the Lord of power and expanse.
Göğü kendi ellerimizle biz kurduk ve biz (onu) elbette genişleticiyiz.We built the heavens by Our authority; and We are the Lord of power and expanse.
Göğe gelince, onu biz ellerimizle kurduk.And the heaven!
Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı?Have they not seen what We have created from the labor of Our own hands?
Ellerimizi temiz tutmalıyız.Wir müssen die Hände sauber halten.
Oyuna ellerimiz kelepçeli halde başlıyoruz.Die Einradfahrer starten gemeinsam mit den Handbikern.
Özellikle kış aylarında daha sağlıklı beslenmeli ve ellerimizi sürekli yıkamalıyız.Il faudra patienter les journées les plus ensoleillées l'hiver pour les voir lézarder à l'occasion.
Ziyareti esnasında Şaron; “Tapınak tepesi ellerimizdedir ve ellerimiz de de kalacaktır.Ese día declaró: “El Monte del Templo está en nuestras manos y seguirá en nuestras manos.
Oyuna ellerimiz kelepçeli halde başlıyoruz.Игра начинается с жеребьевки.
Özellikle kış aylarında daha sağlıklı beslenmeli ve ellerimizi sürekli yıkamalıyız.Sobretudos são normalmente usados no inverno para aquecer mais.
Özellikle kış aylarında daha sağlıklı beslenmeli ve ellerimizi sürekli yıkamalıyız.Tijdens de winter leven ze in de warme, voedselarme wateren en teren ze voornamelijk op hun vetreserves.
Biz ellerimizi yıkadık.We hebben onze handen gewassen.
Ziyareti esnasında Şaron; “Tapınak tepesi ellerimizdedir ve ellerimiz de de kalacaktır.Sen sa han: - Jag vill att min fars boskap skall komma och de kom med en gång.
Özellikle kış aylarında daha sağlıklı beslenmeli ve ellerimizi sürekli yıkamalıyız.Vattnas regelbundet och de skall helst inte torka ut helt, vintertid torrare.
Oyuna ellerimiz kelepçeli halde başlıyoruz.ゲームは靴から始める。
Özellikle kış aylarında daha sağlıklı beslenmeli ve ellerimizi sürekli yıkamalıyız.特に冬の期間に発生し易いヒートショックを防ぎ、快適な入浴を支援する暖房である。
Özellikle kış aylarında daha sağlıklı beslenmeli ve ellerimizi sürekli yıkamalıyız.먹이를 구할 수 없는 겨울에 먹기 위해, 여름에 식물을 모아서 바위밑에 저장하는데 대부분의 시간을 보낸다.
Hücrenin, kapı ve penceresinden ellerimizi uzattık.Od toga udara su popucali svi prozori, vrata i pojedini zidovi.
Özellikle kış aylarında daha sağlıklı beslenmeli ve ellerimizi sürekli yıkamalıyız.Ani počas zimných mesiacov voda nezamŕzala a neustále sa z nej parilo.
Özellikle kış aylarında daha sağlıklı beslenmeli ve ellerimizi sürekli yıkamalıyız.Pozimi naj bo zmerno vlažna, torej jo občasno zalijmo in odvečno vodo odlijemo.
Özellikle kış aylarında daha sağlıklı beslenmeli ve ellerimizi sürekli yıkamalıyız.Jie vykdavo vieną kartą metuose, paprastai žiemos mėnesiais, kad ilgiau išsilaikytų skrodžiami kūnai.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Ale jedného dňa sme zistili, že Mario sa nepozerá na našu ruku.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Ale jednoho dne jsme zjistili, že Mario se nedívá na naši ruku.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Dar într-o zi am văzut că Mario nu se uita la mâinile noastre.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.하지만 어느 날 우리는 마리오가 우리의 손을 보지 않고 있다는 것을 알아챘어요.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Maar op een dag zagen we dat Mario niet naar onze handen keek.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Mais un jour nous nous sommes rendu compte que Mario ne regardait pas notre main.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Mas, um dia, descobrimos que o Mario não estava a olhar para a nossa mão.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod