Ana içeriğe geç
Sözlük

elleri ile cümle

elleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaEstejam na sua garganta os altos louvores de Deus, e na sua mão espada de dois gumes,
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaExalten a Dios con sus gargantas, y con espada de dos filos en sus manos
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaGuds lov skall vara i deras mun och ett tveeggat svärd i deras hand,
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaHvala, povišujoča Boga mogočnega, naj jim polni grlo in meč dvorezni naj imajo v roki svoji,
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaIhr Mund soll Gott erheben, und sie sollen scharfe Schwerter in ihren Händen haben,
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaIn hun mond zijn de lofprijzingen voor God. In hun hand hebben zij een tweesnijdend zwaard.
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaIsten-dicsõítés legyen torkukban, kétélû fegyver kezeikben;
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaJumalan ylistys on heidän suussansa, ja heidän kädessään kaksiteräinen miekka,
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçla그 입에는 하나님의 존영이요 그 수중에는 두 날 가진 칼이로다
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaLaudele lui Dumnezeul să fie în gura lor, şi sabia cu două tăişuri în mîna lor,
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaLe lodi di Dio sulla loro bocca e la spada a due tagli nelle loro mani
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaLovsang for Gud er i deres munn og et tveegget sverd i deres hånd,
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlamed Lovsang til Gud i Mund og tveægget Sværd i Hånd
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaOslavování Boha silného bude ve rtech jejich, a meč na obě straně ostrý v rukou jejich,
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaQue les louanges de Dieu soient dans leur bouche, Et le glaive à deux tranchants dans leur main,
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaSự ngợi khen Ðức Chúa Trời ở trong miệng họ, Thanh gươm hai lưỡi bén ở trong tay họ,
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaSự ngợi_khen Ðức_Chúa_Trời ở trong miệng họ , Thanh gươm hai lưỡi bén ở trong tay họ ,
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaVyvyšovanie silného Boha bude v ich hrdle a meč, ostrý na obe strany, v ich ruke,
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaWysławiania Boże będą w ustach ich, a miecz na obie strony ostry w rękach ich,
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaΑι εξυμνησεις του Θεου θελουσιν εισθαι εν τω λαρυγγι αυτων, και ρομφαια διστομος εν τη χειρι αυτων
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaДа будут славословия Богу в устах их, и меч обоюдоострый в руке их,
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaСлавословия към Бога ще бъдат в устата им. И меч остър от двете страни на ръката им,
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaרוממות אל בגרונם וחרב פיפיות בידם׃
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçla‎تنويهات الله في افواههم وسيف ذو حدين في يدهم‎.
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçla願 他 們 口 中 稱 讚 神 為 高 、 手 裡 有 兩 刃 的 刀
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçla願 他 們口中 稱讚 神 為高 、 手裡有兩刃 的 刀
Ağzınla kulun babam Davuta verdiğin sözü bugün ellerinle yerine getirdin.Engkau telah menepati janji-Mu kepada ayahku Daud. Apa yang Kaujanjikan itu sudah Kaulaksanakan hari ini
Ağzınla kulun babam Davuta verdiğin sözü bugün ellerinle yerine getirdin.주께서 주의 종 내 아비 다윗에게 허하신 말씀을 지키시되 주의 입으로 말씀하신 것을 손으로 이루심이 오늘날과 같으니이다
Ağzınla kulun babam Davuta verdiğin sözü bugün ellerinle yerine getirdin.주께서 주의 종 내 아비 다윗에게 허하신 말씀을 지키사 주의 입으로 말씀하신 것을 손으로 이루심이 오늘날과 같으니이다
Ağzınla kulun babam Davuta verdiğin sözü bugün ellerinle yerine getirdin.U bent Uw belofte aan mijn vader David nagekomen, zoals vandaag blijkt.
Ağzınla kulun babam Davuta verdiğin sözü bugün ellerinle yerine getirdin.אשר שמרת לעבדך דוד אבי את אשר דברת לו ותדבר בפיך ובידך מלאת כיום הזה׃
Ağzınla kulun babam Davuta verdiğin sözü bugün ellerinle yerine getirdin.אשר שמרת לעבדך דויד אבי את אשר דברת לו ותדבר בפיך ובידך מלאת כיום הזה׃
Ağzınla kulun babam Davuta verdiğin sözü bugün ellerinle yerine getirdin.الذي قد حفظت لعبدك داود ابي ما كلمته به فتكلمت بفمك واكملت بيدك كهذا اليوم.
Ağzınla kulun babam Davuta verdiğin sözü bugün ellerinle yerine getirdin.向 你 僕 人 我 父 大 衛 所 應 許 的 話 、 現 在 應 驗 了 . 你 親 口 應 許 、 親 手 成 就 、 正 如 今 日 一 樣
Ağzınla kulun babam Davuta verdiğin sözü bugün ellerinle yerine getirdin.向 你 僕人 我 父 大衛所 應許 的話 、 現 在 應驗 了 . 你 親口應許 、 親手 成就 、 正 如 今日 一 樣
Ah,Ha Ni yemek paketi mi yapıyor? O yumuşak elleriyle nasıl böyle bir şey hazırlayabilir ki??או, האני עושה ארוחות ארוזות
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.A polip kiszabadult a kezeimből és hihetetlen dolgot művelt.
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.Caracatiţa mi-a dat drumul la mână şi apoi a făcut lucrul cel mai afurisit.
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.Chú bạch tuộc làm một điều tồi tệ nhất khi đã rời khỏi tay tôi
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.De octopus verliet mijn handen en deed iets ongelofelijks.
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.Der Oktopus verließ meine Hände und tat etwas sehr eigenartiges.
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.El pulpo dejó mis manos y luego hizo la maldita cosa.
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.Gurita itu meninggalkan tangan saya dan berbuat sesuatu yang, sumpah, paling hebat
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.Il polpo mi ha lasciato la mano e ha fatto questa maledettissima cosa.
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.문어는 제 손을 떠나, 괘씸하게도
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.La pieuvre quitta mes mains et fit ensuite le truc le plus sacrément bizarre.
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.Ośmiornica zeszła z mojej ręki, a potem zrobiła coś niesamowitego.
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.Se lähti käsistäni, mutta teki kavalan tempun ja laskeutui pohjakivikkoon
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.Октоподът излезе от ръцете ми, а после направи най-проклетото нещо.
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.והתמנון עזב את הידיים שלי ואז עשה את הדבר המופלא ביותר
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.الأخطبوط ترك يدي ثم قام بشئ لم أتعجب منه
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.海底の小石の上に着地した次の瞬間
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.A családját kirakták a bérelt lakásból, és a szociális rendszer azzal fenyegette, hogy elveszik a gyerekeit.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Expulsaron a su familia de su hogar y Bienestar Social amenazaba con quitarle a sus hijos.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Familia lui a fost dată afară din apartament, iar sistemul de asistență socială amenința să-i ia copiii.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Gia đình anh bị đuổi khỏi căn hộ, và Hệ thống phúc lợi xã hội đang đe doạ giành quyền nuôi dưỡng các đứa trẻ.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Han familie blev sparket ud af deres lejlighed, og velfærdssystemet truede med at tage hans børn fra ham.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Jego rodzinę wyrzucono z mieszkania, a system opieki społecznej groził odebraniem dzieci.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.그의 가족은 아파트에서 쫓겨나고, 복지국에서는 아이들을 부모로부터 떼어내려고 위협했습니다.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Rodinu vykopli z ich bytu, a úrady sa im vyhrážali, že mu zoberú jeho deti.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod