Ana içeriğe geç
Sözlük

elleri ile cümle

elleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ellerimi tamamen kirlettim.Ik heb mijn handen helemaal vuil gemaakt.
Yüzünü ve ellerini yıka.Was je gezicht en je handen.
Ellerini yıkamalısın.Je moet je handen wassen.
Lütfen yemekten önce ellerini yıka.Was alsjeblieft je handen voor het eten.
İnsan ellerini yıkamalı.Men moet zijn handen wassen.
Kaderim sizin ellerinizde.Mijn noodlot ligt in uw handen.
Ellerin titriyor.Je handen beven.
Biz ellerimizi yıkadık.We hebben onze handen gewassen.
Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (Teyemmüm edin).Thy i thine to wczesnonowoangielski odpowiednik słów your i yours (twój i twoje).
Bu şarkı sonunda Faust ellerine bakınca ellerinin kana bulanmış olduğunu görür.Na koniec majaczy, że ręce Fausta broczą krwią.
Bandy oyuncuları topa kafayla vuramaz ya da topu elleri veya kollarıyla kontrol edemezler.Zawodnicy mogą kontrolować piłeczkę jedynie blendą – nie mogą używać rąk, ramion ani głowy.
Norman'lar çok geçmeden güney İtalya'yı ve Sicilya'yı ellerine geçirdiler.Władze państwa włoskiego szybko zapomniały o Sycylii i Sycylijczykach.
Ellerin bir tanesi 6 metre uzunluğundadır ve iki elin arasındaki açıklık 24 metredir.Każda z dłoni ma po 6 m długości, a odległość między końcami palców rąk wynosi 24 metry.
Geride kalanların ise her türlü hakları yavaş yavaş ellerinden alınıyordu.Ci, którzy przeżyli stracili automatycznie wszystkie swoje prawa.
Oturan heykeller ellerini dizlerinin üstüne koymalıydı.Spracowane ręce spoczywały na kolanach.
Tunç elleri ve altın kanatları vardır.Posiada skrzydła oraz złoty róg.
Niyetle yüzlerinize ve ellerinize sürün.Przytupują i klaszczą w dłonie.
Ellerim kelepçeli.Jest Rębaczem.
Jack, Sawyer ve Kate iskelede ağızları ile elleri bağlı bir şekilde Diğerleri'nin yanında kalırlar.Podczas gdy Kate i Sawyer mają obok siebie klatki coś między nimi iskrzy.
Herhangi bir askeri birlik standardı yoktu, ellerindeki kalan silahları kullanıyorlardı.Organizacja miała strukturę wojskową, a na jej wyposażeniu znajdowała się broń.
Meryem’in boynu, elleri, parmakları, başı ve uzun ve orantısızdır.Maryja ma oczy spuszczone w pokorze, a dłonie złożone do modlitwy.
Çenginin eşlendirdiği oyuncular ellerini yana aça aça oynarlar.Młodszy mężczyzna opowiada coś z przejęciem gestykulując przy tym ręką.
Hiçbir dağıtıcı ellerindeki postanın yarısından fazlasını teslim edememiştir.Żadna z jego ekip nie potrafiła przebrnąć przez półfinał konferencji.
Taşı ellerindedir.W rękach trzyma sieć.
Başı, vücudu, kolları ve elleri bulunuyor.Najpierw głowa, ramiona, potem reszta ciała.
“Gökler Tanrı’nın görkemini açıklamakta, gökkubbe ellerinin eserini duyurmakta.”Oni zobaczą chwałę Pana, wspaniałość naszego Boga.”
'Tüfekli Askerler (Arquebusiers): Ellerinde sabre tüfek bulundururlar.Arkebuzeria (od fr. arquebusier) – jazda uzbrojona w broń palną – arkebuz.
Ancak Lance Cade ve Trevor Murdoch unvanlarını ellerinden aldı.Duo pokonało Lance'a Cade'a i Trevora Murdocha o tytuły tag team.
İşlevi sapı ve elleri korumaktır.Wymaga jednak dobrej koordynacji pracy rąk i nóg.
Ellerini cebimden çek!" diye bağırdı.En man skrek "Ta bort handen från min ficka!
Elleri bileklere kadar yıkadıktan sonra edep yerlerini temizler.Före och efter varje måltid skall händerna tvättas.
Solaklar günlük aktivitelerde özellikle el yazısı ve yazı yazmada sol ellerini kullanırlar.Nadal gör allt annat vardagligt med höger hand, t ex skriver och borstar tänder.
Elleri çekiç gibi güçlüdür ve ateş gücü vardır.De spensliga händerna är böjd som en krok och saknar tumme.
Ziyareti esnasında Şaron; “Tapınak tepesi ellerimizdedir ve ellerimiz de de kalacaktır.Sen sa han: - Jag vill att min fars boskap skall komma och de kom med en gång.
Hintler yemeklerini genellikle elleriyle yerler.Det vanligaste i Indien är att äta med händerna.
Elleri uzun ve ince olur.Deras händer är långa och spensliga.
İsyancılar birçok kasabaları ellerine geçirdiler ve Belgrad'ı kuşattılar.Trolldomsministeriet omringade många av dem, för att sedan skicka dem till Azkaban.
Ellerinde bulunan silah ve cephane teslim edilmeli.Vapnen och ammunition för vapnen kan man plocka upp i fält.
Dilek dilemek isteyenler elinin başparmağını sütundaki deliğe sokup elleriyle bir daire çizerler.Alla som har hört orden skall lägga händerna på hans huvud, och hela menigheten skall stena honom.
Necibullah'ın elleri kolları bağlı." sözleriyle özetliyordu.Karin Bülow Orrje. ”Ordet är deras vapen”.
Bu yanlış hükme rağmen bütün bir gün Fransız Ordusunu ellerinde tuttular.Under hela natten samlades fler och fler franska trupper mot honom.
Özellikle kış aylarında daha sağlıklı beslenmeli ve ellerimizi sürekli yıkamalıyız.Vattnas regelbundet och de skall helst inte torka ut helt, vintertid torrare.
Kollarını ve ellerini 180 derecelik açıyla döndürebilir.Öronen styrs av sexton muskler och kan vridas 180 grader.
Ellerindeki silahlar Makinalı tüfek, birkaç düzine silah ve molotof kokteyl ile sınırlıydı.Deras beväpning bestod av pistoler, hemmagjorda bomber och molotovcocktails.
Diğer canavarlara gelince, saltanatları ellerinden alındı.För andra betydelser, se Lastras de Cuéllar.
Amacı altın orduyu canlandırıp, tüm dünyayı insanların ellerinden geri almaktır.Spelets uppgift är att kolonisera hela trädgården och till slut driva människorna ur huset.
Ellerinde sadece Küba ve Porto Riko kaldı.Іспанцям удалося зберегти тут тільки Кубу і Пуерто-Рико.
Oyuncular, elleri ya da ayaklarıyla pas verebilir.Грати можна руками й ногами.
Başı, vücudu, kolları ve elleri bulunuyor.З серцем, ротом і руками.
Mengistu Haile Mariam'ın siyasi muhaliflerini kendi elleriyle öldürdüğü iddia edilmiştir.Сам Менгісту Хайле Маріам нібито вбивав своїх політичних супротивників голими руками.
Ekibi ise onu kurtarmak için ellerinden geleni yapacaklardır.І тепер, команда повинна її врятувати.
Ardından ellerinden tutar.А потім накладає на себе руки.
Elleriyle de sıkı sıkıya sarılıp, "Ne dersem, onu yapacaksın" diyerek, o insanı kölesi yapar.Батько лише махнув рукою і сказав: «Роби, Господи, що хочеш».
Tüm oyuncular sadece ellerinde tabanca ve prototip bir nano giysiyle silahlanmış durumda oyuna başlamaktadır.Усі гравці починають гру озброєні тільки пістолетами й базовим нанокостюмом — «прототипом».
Yalnız yer ve yurtları ellerinden alınmıştır.Вони відібрали в них землю і майно.
Daha sonra hiç kimsenin ya da benim için hiç kimsenin şanssız olacağını hissettim onun ellerine. "Але я щаслива, що зі мною і з моїми сестрами не вийшло по-поганому.»
Cılız boyunun etrafından sayısız zincir ve boncuk sarkar ve elleri kolları bileziklerle yüzüklerle doludur.Із її довгої шиї звисало безліч ланцюжків і намиста, а пальці й руки були всіяні перснями та браслетами.
Hintler yemeklerini genellikle elleriyle yerler.Втім зазвичай давні єгиптяни їли руками.
Yiyeceklerini ağızlarına götürmek için ellerini kullanırlar.Листя руколи використовують в їжу.
Uyurken zevcesi onun ellerini boynuna doğru bağladı.Він відчув, що жіночі руки лягли йому на плечі.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod