Senden korktukları şeyi bırak ellerine; korktuğun şeyi al onlardan.Воистину, души шейхов довольны тобой и не бойся того, что люди будут отвергать твои задания.
Hıristiyanlar`ın elleriyle haç işareti yapmalarına da istavroz çıkartma denir.Христиане призываются к тому, чтобы также и они были свидетелями тайны Воплощения Бога-Слова.
Sonra eller yıkanmalıdır.Систему необходимо мыть.
Hepsinin elleri, ele benzer ayakları, ileri bakan gözleri vardır.На них было некое подобие серых комбинезонов и шлемов, в которых были различимы глаза.
Bu dünyada, her çağda harikulade bir savaş vermiş; bunu da elleri arkadan bağlı iken yapmıştır.За каждую поданную ему милостыню клал земные поклоны, поминая всех жертвователей поимённо.
Büyüklerin elleri öpülür.Остальные подняли руки.
Sarışın, altınların yarısını alır ve Tuco'yu asıp ellerini bağlayarak uzağa gider.Блондин забирает половину золота, а вторую половину оставляет около стоящего на кресте связанного Туко.
Tüm oyuncular sadece ellerinde tabanca ve prototip bir nano giysiyle silahlanmış durumda oyuna başlamaktadır.Все игроки начинают игру, вооружённые только пистолетами и базовым нанокостюмом — «прототипом».
Ancak elleri ile kavrama konusunda çok güçlüydü.Зато владел он своими руками бесподобно.
Taşları nerede, başları nerede, elleri avuçları nerede?”Первое время было трудно разобрать, где голова, где руки и ноги.
Fakat tam bu sırada kaçakçılar gelr ve onları yakalayıp silahlarını ellerinden alırlar.Преступники нападают на конвойных, вырубают их, забирают оружие.
Bayramlarda büyükler ziyaret edilir, elleri öpülür, şekerler ve tatlılar ikram edilir.В этот день влюблённые дарят друг другу открытки, цветы и сладости.
İnsanlar sağ ellerini daha iyi kullanırlar.Например у большинства людей лучше развита правая рука.
Sam ve halkı Aşağı Şehri ellerinde tutmayı başarıp akademiye devam ettiler.Сим и его народ сохранили за собой контроль над Нижним городом и поддерживали там деятельность академии.
Bu fonun yönetimi üç adet praefecti aerarii militaris'in ellerine bırakılmıştı.Данный тестируемый аппарат был одним из трёх запланированных для армии.
Çenginin eşlendirdiği oyuncular ellerini yana aça aça oynarlar.Участники становились цепочкой, держась за руки.
Elleri ve ayakları ahşaptan olan balıkçı Seamus, Peter'ı balık konusunda uyarır.От этого Питера отговаривает Шамус, рыбак с деревянными ногами и руками, но Питер настроен решительно.
Bunun üzerine bu köyün güvenliği artık Şirinler'in ellerindedir.Сейчас территория села входит в состав района Хорошёво-Мнёвники.
Eller hareket etmemelidir.Рукоять не сохранилась.
İnsanların ellerinde pankartlar yer alır.По сторонам ставят скамейки для парней.
Ellerinde bulunan silah ve cephane teslim edilmeli.В их автомобиле были обнаружены оружие и боеприпасы.
Bantlı Yumruk maçında güreşçilerin ellerine bant veya sargı sarılmaktadır.Во время пляски танцовщица может держать в руках платок.
Elleri ve kolları uzayıp esneyebilir.Расправь слегка руки и ноги!
Oturan heykeller ellerini dizlerinin üstüne koymalıydı.Женщины сидя обхватывают руками колени.
(Matta 3:13-16) 8. Gerçek Kilise Kutsal Ruh Armağanını elleri baş üzerine koyarak bağışlamalıdır.1:8) при водительстве Духа Святого для реализации этих задач.
Hiçbir dağıtıcı ellerindeki postanın yarısından fazlasını teslim edememiştir.Никто из кандидатов не набрал больше половины голосов.
Ellerinde bir kılıç ve sabre tabanca kullanırlar.В качестве оружия использует меч и пистолет.
Bu sırada 2 Haziran 1098'de Haçlılar Antakya'yı ellerine geçirmişlerdi.3 июня 1098 года крестоносцы взяли Антиохию.
Büyüklerin elleri öpülür, küçüklerin harçlıkları ve hediyeleri verilir.Дети спускаются и бегут раскрывать подарки.
Oyuna ellerimiz kelepçeli halde başlıyoruz.Игра начинается с жеребьевки.
Bununla birlikte onları affet, ellerini tut.ابقى بعيدا عن أزرار (No Thanks) (If you can help it) وبدلا من ذلك قم بإغلاق النافذة باستخدام " × ".
Elleri gayet ince, beyazdı.كانت يداه رقيقةً وبيضاء.
Senatöre göre Mary zengin ama çaresiz bir kadındır çünkü oğlunun kaderi Lizzie'nin ellerindedir.وفقاً لطوماس مارى هى امرأة غنية ولكن بلاحيلة حيث أن قدر ولدها في أيد ليزى .
1998 yılına gelindiğinde, işletmelerin %80'inden fazlası özel ellerdeydi.بحلول عام 1998، كان أكثر من 80٪ من الشركات في أيدي القطاع الخاص.
Geleceğimizi onun ellerine bırakıyoruz Birleşik, özgürce.حماك الله دائما، نحن نضع مستقبلنا في يديك، الأمم الحرة، يا لأجل الحرية سنقوم معاً دائماً.
Senden korktukları şeyi bırak ellerine; korktuğun şeyi al onlardan.فاترك في أيديهم ما خافوك عليه، واهرب منهم بما خفتهم عليه; فما أحوجهم إلى ما منعتهم، وأغناك عما منعوك!
Diğer korunma önlemleri arasında ellerin yıkanması ve yemeğin düzgün pişirilmesi sayılabilir.وتشمل التدابير الوقائية الأخرى غسل اليدين وطهي الطعام جيداً.
Ellerinde sadece Küba ve Porto Riko kaldı.لم يبق إلا كوبا وبورتوريكو تحت الحكم الإسباني.
Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (Teyemmüm edin).فامنعوا حريمكم وسلطانكم ودار مملكتم.»
Yiyecekler doğru şekilde pişirilerek ve yemekten önce eller yıkanılarak hastalıktan korunulur.تتم الوقاية بالطبخ الجيد للطعام وغسل اليدين قبل الطبخ.
Daenerys, 163 köleye karşı 163 tane Sahip'i ellerinden çiviletip Meereen yoluna astırır.تدخل (دينريس) مدينة "ميرين" وتقتل فيها 163 سيّداً بسبب أنّهم قتلوا 163 طِفلاً.
Yiyeceklerini ağızlarına götürmek için ellerini kullanırlar.تُستخدَم الشفاه لتناول الطعام داخل الفم.
Elleri bileklere kadar yıkadıktan sonra edep yerlerini temizler.يجب غسل القفازات قبل خلعها من اليد.
Koruyucu eldivenler ellerdeki yaralanmaları önler.قفازات لحماية اليدين.
Kendilerine şehrin varoşlarında bir askeri kamp tahsis edildi ama ellerindeki silahlar alındı.فأخرج حنظلة جميع ما في الخزائن من السلاح، ونادى في الناس.
Babası ona dokunarak, "SesYakup'un sesi, ama eller Esav'ın elleri" dedi.فجسه وقال: الصوت صوت يعقوب ولكن اليدين يدا عيسو ..
Elleri ve kolları uzayıp esneyebilir.وتكون اليدين والذراعين للامام.
Ne yazık ki ellerini tamamlayamadan önce mucit ölür.تخلّى ديك قبل أن يموت عن فكرة إتمام الرواية.
Glenn'in elleri bir koli bandıyla sandalyeye bağlanmıştır.وتفيق لين لتجد نفسها مربوطة في كرسي ذو عجلات.
İnsanlar sağ ellerini daha iyi kullanırlar.فالأشخاص الذين يستخدمون اليد اليمنى يكونون أكثر مهارة في أداء المهام باستخدام يدهم اليمنى.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.يصبح الأطفال الذين يلعبون بأيديهم في التراب في بيئة ثم لا يغسلون أيديهم جيداً عرضة للعدوى بسهولة.
Ellerinde bir asa bulunurdu.كان يوجد في أيديهم عكاز.
Ellerin yıkanması da benzer şekilde önemlidir.ويعد تنظيف الأسنان بالفرشاة أيضًا أحد أنواع الغسل.
Ellerine sağlık.تسلم إيدك.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.Crianças brincando nestes locais e colocando a mão na boca também podem ser facilmente infectadas.
Taşları nerede, başları nerede, elleri avuçları nerede?”E disseram: 'Onde estão os caras nas calças justas?
Romalılar bu bölgeyi 694 yıl boyunca ellerinde tutmuşlardır.As ilhas seriam governadas pelos romanos por 694 anos.
Mengistu Haile Mariam'ın siyasi muhaliflerini kendi elleriyle öldürdüğü iddia edilmiştir.O dirigente Mengistu Haile Mariam é acusado de ter matado os opositores políticos com as próprias mãos.
Elleri ve ayakları büyüktür.Têm membros e dedos compridos (parcialmente palmeados).
Bununla birlikte onları affet, ellerini tut.Volta-lhes as costas e escapa: depois poderás te colocar contra eles.