Ana içeriğe geç
Sözlük

elle ile cümle

elle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ellerinde sadece Küba ve Porto Riko kaldı.Van heel Latijns-Amerika bleven alleen Cuba en Puerto Rico nog onder Spaans gezag.
Bir daha gitar çalamaması için elleri kırılır.Dokters vertelden hem dat hij nooit meer gitaar zou kunnen spelen.
Kadın, elleriyle cinsel organını kapatmıştır.Ze heeft een dodelijk virus op haar handen.
Çocuklar birbirlerinin ellerini tutup, oturarak yuvarlak halka yaparlar.De kinderen nemen elkaar bij de hand en vormen een kring.
Ellerinden, ağızından ve kafasından ateş çıkarabilir.Hij kan zowel uit zijn ogen als uit zijn mond een kleverig slijm afvuren.
Daha sonra elle şekil verilir.Hij krijgt later een sterkere form.
Hatırlıyorum, tanımadığımız insanların ellerinden tutarak Whitehall Sokağı ile gidiyorduk.Op de terugweg naar Milwaukee namen zij de Loop via Wells Street.
Hintler yemeklerini genellikle elleriyle yerler.Tahitiaanse gerechten worden gewoonlijk met de handen gegeten.
Taşı ellerindedir.De touwtjes in handen hebben.
1 Sanzatu açışı kuvvetli, yani 15 - 17 puan içeren ellerle yapılır.De 1SA opening belooft 15-17 punten en een gebalanceerde hand.
Ellen DeGeneres, Gaga'yı stüdyoya davet ederken sebzelerden yapılmış bir bikini giydi.Tijdens het optreden bij Ellen Degeneres was Gaga verkleed als balletdanseres.
Ertesi yıldan itibaren Celayirliler doğrudan yönetimi ellerine aldılar.De volgende dag nam het volk de regie in eigen handen.
O çıplak elleriyle kızgın demiri dövebilir, ona istediği şekli verebilir.Zo kan ze groene energie opwekken met haar handen, waarmee ze alles wat ze aanraakt kan smelten.
Sonra eller yıkanmalıdır.Eerst moeten ze hun handen wassen.
En yüksek noktası Ellesmere Adası'ndaki Barbeau Peak (2,616 m) zirvesidir.Het hoogste punt van Nunavut is de Barbeau Piek (2.616 m) op Ellesmere-eiland.
Ertesi sabah Abraham uyanır ve Ellen ve çocuklarının gittiğini görür.Vervolgens is het ochtend en worden Sid en de kinderen wakker.
Nükhaet Duru ise Seni Ben Ellerin Olsun Diye Mi Sevdim şarkısını söyledi.Dit keer trad ze aan met het lied If I had your love.
Bunun üzerine ABD'den suçlamalara dair ellerindeki bilgilerin mahkemeye gönderilmesi istenmiştir.De opgedane kennis namen zij mee terug naar de Creuse, waar zij die kennis verspreidden.
Hepsinin elleri bağlıdır.Zijn handen zijn vastgebonden.
Palpasyonda ellerin soğuk olmaması önemlidir.In Palù zijn er geen frazione.
Ancak her iki tarafında ellerinde esirler bulunmaktaydı.Naast iedere gevangene zat aan weerszijden een bewaker.
Mayın elle veya otomatik mayın döşeme sistemleri ile toprağa döşenebilir.Mijn of mijngalerij Tunnel in mijnenstelsel.
Hızir Ilyas (Yerel deyimle Hıdır Ellez) Şenlikleri .Tot de zijrivieren behoort de Rila.
"Kişinin ellerini yıkaması" ifadesi, bir suçta herhangi bir etkisi olan kişinin suçlarına işaret eder.De uitdrukking zijn handen in onschuld wassen betekent dat iemand alle verantwoordelijkheid van zich afwerpt.
Ellerindeki şecerelerine göre, kökleri İslam Peygamberine dayandığından seyit olarak biliniyorlar.Gekleed in een herkenbare tabberd deden zij dienst als boodschapper van hun heer.
Yakalandığı Port Francqui'den Leopoldville'e kadar elleri kelepçeli olarak getirildi.Hij werd gevangengenomen in Port Francqui en geboeid naar Leopoldstad gevlogen.
Bunlardan birisi 20'li yaşlarındaki Elle'dir.Zeker voor iemand in de leeftijd van twintig jaar.
Diğeri, Rodos kalyonu ve 5 kadırga yanmadılarsa da Rusların ellerine geçtiler.De andere; de Rodos, werd samen met 5 galeien buitgemaakt door de Russen.
Çocukların ellerini çabuk tutmaları gerekmektedir.Een kinderhand is snel gevuld.
Özellikle kış aylarında daha sağlıklı beslenmeli ve ellerimizi sürekli yıkamalıyız.Tijdens de winter leven ze in de warme, voedselarme wateren en teren ze voornamelijk op hun vetreserves.
Damgalama işlemi makina veya elle yapılmaktadır.Het oogsten vindt plaats met de hand of machinaal.
Böylece Romalılar bu kasabayı ellerine geçirdiler.De Romeinen namen zo de stad in.
Eller ilçesi toplam nüfusu 13.700 kişidir.Meckenbeuren telt 13.007 inwoners.
Futbol kariyerine 1984'te TSV Eller 04'ün altyapısında başladı.Grings' voetbalcarrière begon bij TSV Eller 04.
(Rusya'nın elleri birleşti; Rusya, oğullarıyla gururlu) Yunanistan: Ένα όνειρο μία ομάδα !(Vrienden, Romeinen, landgenoten, leen mij uw oor...)
Ok çok güçlü bir elle gerilmişse, gövdeyi delip geçer.Ofschoon maar één hand bewoog raakte het hele lijf uitgeput.
Kara kuvvetleri ellerinde bulunan tüm M240ları M240B çevirmiştir.Kan uitgerust worden met de krachtigere M240B.
Bazı mağazalar elle yazılmış sözleşmelere, diğerleri ise stok tutmaya başladı.Op sommige paperassen zijn plattegronden getekend, aan andere hangen zegels.
Ay Yüzlü, Ellen'in arkasında gelir ve Ellen'i yakalar.Lies heeft spijt van haar gedrag en probeert Ellen terug aan te halen.
Suriye Eyyubileri Kudüs şehrini hala ellerinde bulundurmaktaydılar.Oost-Jeruzalem bleef in Jordaanse handen.
Ellen Winther Lembourn (née Sørensen; 11 Ağustos 1933, Århus - 13 Ağustos 2011) Danimarkalı şarkıcıydı.Ellen Winther Lembourn (Aarhus, 11 augustus 1933 - 13 augustus 2011) was een Deens operazangeres en actrice.
Elle döndürülen bir sistem ile çalışıyordu.Er werd gewerkt met een puntensysteem.
Geç Bizans altın paraları elle bükülebilen ince tabakalardı.De Weense Munt liet met spoed gouden versierselen smeden.
Yüzük parmağının adı çiftlerin evlendiklerinde yüzüklerini sol ellerinin yüzük parmaklarına takmalarıdır.Het is gebruikelijk de trouwring om de ringvinger van de linkerhand te dragen.
P202 Bütün önlem ifadeleri okunup anlaşılmadan elleçlemeyin.P202 - "Pas gebruiken nadat u alle veiligheidsvoorschriften gelezen en begrepen heeft."
Ahşap malzemeler tek tek elle yapıldı.De meest eenvoudige bogen werden gemaakt uit één stuk hout.
Ellerini kaldır!Handen omhoog!
Ellerimi tamamen kirlettim.Ik heb mijn handen helemaal vuil gemaakt.
Yüzünü ve ellerini yıka.Was je gezicht en je handen.
Ellerini yıkamalısın.Je moet je handen wassen.
Lütfen yemekten önce ellerini yıka.Was alsjeblieft je handen voor het eten.
Bu ellerle cerrah olmalıymışım.Met zulke handen had ik chirurg moeten worden.
Adres elle yazılmış.Het adres is met de hand geschreven.
O ellerle bana dokunursan, seni parçalarım.Raak me niet aan met die handen of ik maak je kapot.
İnsan ellerini yıkamalı.Men moet zijn handen wassen.
Kaderim sizin ellerinizde.Mijn noodlot ligt in uw handen.
Biz ellerimizi yıkadık.We hebben onze handen gewassen.
Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (Teyemmüm edin).Thy i thine to wczesnonowoangielski odpowiednik słów your i yours (twój i twoje).
Aynı sıralarda, başka bir şair, Elizabeth F. Ellet, Poe'ya aşık oldu ve Osgood'u kıskandı.W tym samym czasie inna poetka, Elizabeth F. Ellet, zakochała się w Poem i była zazdrosna o Osgood.
"Bad Romance" ve "Speechless" daha sonra 25 Kasım 2009'da The Ellen DeGeneres Show'da seslendirildi.Zarówno "Bad Romance" i "Speechless" wykonała na The Ellen DeGeneres Show 25 listopada 2009 roku.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod