Ana içeriğe geç
Sözlük

elle ile cümle

elle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ve "Özgürlük kanlı elleriyle geldiğinde onunla el sıkışmak zor olacak." demişti.'Hay que pegarle hasta que te sangren las manos'».
Dergi artık elle yazılmamakta ve İnternette de yayınlanmaktadır.La parte 4 ya no aparece ni publicada en la web.
Zaman geçti hayatının sorumluluğunu kendi ellerine alır ve kontrolün kendi elinde olduğunu fark eder.Por primera vez, podrás controlar las acciones de tu Sim mientras está en el trabajo.
Suyu her döküşte elleriyle vücudunu iyice ovuşturur.Y beber todas juntas el agua con las manos.
Ziyareti esnasında Şaron; “Tapınak tepesi ellerimizdedir ve ellerimiz de de kalacaktır.Ese día declaró: “El Monte del Templo está en nuestras manos y seguirá en nuestras manos.
26 Mayıs 1998 tarihine gelindiğinde Abhaz kuvvetleri Gali bölgesindeki kontrolü ellerine geçirdiler.Para el 26 de mayo, las fuerzas abjasias habían tomado el control de casi todo el distrito de Gali.
Ellerinde, ayaklarında ve dizlerinde metal vardır.También tiene guías metálicas en una de sus piernas y en el cuello.
Ellen: Ellen'da Edgar'dan pek farklı değildir.Es muy diferente de M. ater.
Michonne, durumdan faydalanarak oradan uzaklaşır ve bağlı olduğu ellerini çözmeyi başarır.Michonne, aprovechando la situación, rueda y se desata.
Bazen kaykaycı bu stilde elleri üzerinde amuda kalkmış bir halde kayarken bile görülebilir.A veces lo emiten cuando el observador los recoge en sus manos.
NATO ise ellerindeki verilerin Rus uçağının Türk hava sahasını ihlâl ettiği yönünde olduğunu açıkladı.Rusia, por su parte, negó que su avión sobrevolase el espacio aéreo turco.
Edgar ve Ellen'i en çok kasabadan atmak isteyen kişidir.Él es la única persona viva que Edgar y Ellen temen más que el uno al otro.
Ellen kendi omzundaki cismi çıkarır ve onunla kelepçesini açar.Data abre su propio pecho y toma el auricular.
Sayfalar oymabaskı tekniğiyle basılmış ve elle boyanmıştı.Esta obra consistía en láminas de tamaño natural grabadas y pintadas a mano.
Şeker bağımlısıdır; ellerine şeker almak için her şeyi yapar.Siempre yendo de chulo, trata de hacerse con cualquier tesoro para sus arcas.
Yönlendirme tablosuna yolları elle ekleyerek gerçekleştirilir.Se envía la tabla de encaminado completa.
Ayrıca ellerinde herhangi bir nesne varken iki ayak üzerinde ileri doğru yürüyebilme yetileri vardır.Son también capaces de patear con cualquiera de sus pezuñas en cualquier dirección.
Bu eller, bir kişi elinde aynı karttan dört adet biriktirene kadar tekrarlanır.El juego sigue así hasta que alguien del grupo tenga las cuatro cartas iguales.
Ancak bu iki devletten de elle dokunulur bir yardım alamadı.Naturalmente, este instrumento no podía ser manejado sólo con la ayuda de los dedos de ambas manos.
Merkezi kemerin üst kısmında eski Kudüs Tapınağı'nın 24 rahibi ellerinde müzik aletleri ile gösterilir.En la arcada central los 12 ancianos del apocalipsis con instrumentos musicales.
Çocukların ellerini çabuk tutmaları gerekmektedir.En tales casos las manos deben rematarse rápidamente.
Ellerman, 1989 ve 1991 yılları arasında Hollanda millî futbol takımı formasını giydi.También vistió la camiseta de Deportivo Morón entre 1989 y 1991.
Ayrıca kullanıcılarda manuel olarak elle giriş yapılabilir.Estas se podrán descargar manualmente por el usuario.
Bunu bir prototip olarak üretmişler, ellerini mahvetmişler, ve demişler ki; Hah, bunu Isaak'a verin.'Se frotan las manos con entusiasmo, y uno comenta: "¿Has oído, Isaac?
Sonra uzandı boylu boyunca tozun toprağın içine, elleriyle çıkarıp kopardı, kirletti saçlarını.Después, fue hacia un terreno pantanoso, hundió las manos y las sacó llenas de barro, raíces y hojas.
Daha sonra Ermeniler Kilikya'yı ellerine geçirmişlerdir.El Extranjero toma a Heliane en sus brazos.
Bu adamlar Banquo'yu öldürmekte başarılı olsalar da Fleance'ı ellerinden kaçırırlar.Los asesinos matan a Banquo, pero Fleance consigue huir.
Savaşın bitmesinden sonra Osmanlılar Sırbistan'daki isyancıları yenerek Belgrad'ı tekrar ellerine geçirdiler.Cuando los francos llegaron por fin, las tropas musulmanas ya habían vuelto a entrar, intactas, a Zaragoza.
Elley (Allay) adlı ilk ata ile de bağlantılı görünmektedir.Elendil lo concedió a sus antecesores, de los cuales era pariente.
Çünkü Yakup'un elleri ağabeyi Esav'ın elleri gibi kıllıydı.La Biblia dice que Jacob tenía su mano en el talón de Esaú.
Dört gün sonra ormanda bir vücut bulundu, elleri ve ayakları yoktu.Al día siguiente, se encontró el torso parcial femenino en sus cercanías, sin manos ni pies.
Bırak Ellerimi (1987) 05.Abandona (18º etapa) 1975.
Ellerde soğukluk ve sanki eriyip gidiyormuş gibi bir duygu var.En las manos se pueden sentir hormigueos y quizás frío.
Daktilo çift elle aynı anda birkaç harfe basılmak suretiyle kullanılabildiği için sürat çok artar.La voladera es más recomendable porque incluso se puede poner un macho con dos hembras al mismo tiempo.
İnsanlar ellerinden geleni yapmalıdır.Le persone devono fare del proprio meglio.
Kaderimi senin güzel ellerine bırakıyorum.Metto il mio destino nelle tue splendide mani.
Mary ellerini yıkarken alyansı su borusuna kaçtı.Mentre Mary si lavava le mani, la fede nuziale le scivolò nello scarico del lavandino.
Ellerini kullanarak gözlerini ovuşturdu.Si stropicciò gli occhi con le mani.
Şu anda güvenli ellerdesin.Adesso sei in buone mani.
Her şey insanın ellerinde. Bu yüzden onları sık sık yıka.Tutto è nelle mani dell'uomo. Per questo motivo, lavale spesso.
Ona ellerini göster.Mostragli le tue mani.
Ellerini arabanın üzerine koy.Metti le mani sulla macchina.
Sol elle tutulur, sağ elle üzerindeki (piyano tuşları gibi) tuşlarına basılarak çalınır.È rivestito da un ἱμάτιον (himation) che gli copre spalla e braccio sinistro.
P264 Elleçlemeden sonra ... ile iyice yıkayın.P264 – Lavare accuratamente … dopo l’uso.
Bu fonun yönetimi üç adet praefecti aerarii militaris'in ellerine bırakılmıştı.L'amministrazione di questo fondo era affidata a tre praefecti Aerarium militare.
22:7 Bir Kohen, hizmet etmeden önce ellerini ve ayaklarını yıkamalı Ex.22:7 331-24P - Un Sacerdote si lavi le mani e i piedi prima del servizio - Es.
Hepsinin elleri, ele benzer ayakları, ileri bakan gözleri vardır.Essi sono: la Mano (un Cavaliere), gli Occhi (tre Accoliti) e il Cuore (una Maliarda).
İlk yöneticisi, daha önce Yerkes gözlemevi'nde 1 m'lik teleskop yapılandırmış olan George Ellery Hale'dir.Il primo direttore fu George Ellery Hale, che costruì un telescopio da 1 metro all'osservatorio di Yerkes.
"Bad Romance" ve "Speechless" daha sonra 25 Kasım 2009'da The Ellen DeGeneres Show'da seslendirildi.Sia Bad Romance che Speechless furono interpretati anche all'Ellen DeGeneres Show il 25 novembre 2009.
Adam yere oturur ve ellerine bakar.L'uomo si siede e guarda davanti a sé.
Ellefson, bu süreçte 1985 çıkışlı Killing Is My Business...Nonostante questi problemi, Killing Is My Business...
Daha sonra elle şekil verilir.Dopodiché formeranno un'orda.
P202 Bütün önlem ifadeleri okunup anlaşılmadan elleçlemeyin.P202 – Non manipolare prima di avere letto e compreso tutte le avvertenze.
Evlendiklerinden sonra Jin bir gece eve elleri kanlı olarak döner.Una notte, dopo che si sono sposati, Jin torna a casa coperto del sangue di qualcun altro.
Ayrıca elleri ve ağzı da çok büyüktür.Anche gli occhi e la bocca sono molto grandi.
Walk off the Earth şarkıyı The Ellen DeGeneres Show'da, yine tek bir gitar kullanarak canlı seslendirdi.La band ha eseguito live il brano al The Ellen DeGeneres Show, sempre con l'utilizzo di una sola chitarra.
Vay ellerinin yazdıklarına!Agli Dei Mani.
Başlangıçta, ayakkabılar birer halde elle imal edilmekteydi.Originariamente questi stivali erano pensati appunto per loro.
Başlama Tekbiri: Tekbir alınır; eller iki yana kaldırılarak "Allahü ekber" denir.Se invece non la troviamo diranno: quelle sono due stupide!"
Ellerinden, ağızından ve kafasından ateş çıkarabilir.È capace di volare e sputare fuoco dalla bocca e dalle mani.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod