Ana içeriğe geç
Sözlük

elle ile cümle

elle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Karımın ellerini bile tutamam..For I can't even hope my wife is here
Çok soğuk ellerimi hissetmiyorum :)It's freezing! I can't feel my hands
Kalbini tutmak için ellere ihtiyacım yokI don't need hands to hold her heart
Bu korkunç bir görüntü, bu nedenle ellerimi şu an kaldırıyorum.This is a horrific image, so I'm putting my hand up now.
Eller yukarıya: Dinleyiciler arasında sıtmaya yakalanmış birisi var mı?Hands up: anyone in the audience who is in favor of malaria?
Elleri ise, yine, um, nilüferlere benzer.Her hands are like, um, lotuses.
Ve insan beyni, insan kalbiyle birleştiğinde-- ve dünya çevresinde ellerimiz birleştiğinde.So the human brain, coupled with the human heart, and we join hands around the world.
Ellerin nerede?Where are your hands?
Eller birde... ikide... üçte... dörtte... beşte... altıda... yedide... sekizde...Hands at one... two... three... four... five... six... seven...eight.
Yumuşak, narin elleri vardı.But he had soft, gentle hands.
Eller aldatıcıdır.Hands are tricky.
Ne kadar da özledim ellerini!How I missed your hands!
Kollar ve eller gelişiyorArms & hands are developing]
Ellerinin normal olduğu bir gün bile yok.There isn't a day where your hands are normal.
Kesim çalışırken sürekli ellerimi kesiyorum son zamanlarda özellikle.Lately I always hurt myself because of the cutting exercises.
Herkes ellerini havaya kaldırsın!Hands in the air.
Ellerinizi indirin ve matematik kitaplarınızı çıkartın.Hands down. Take out your Maths Matters.
Eller havaya. Parmağım, parmağımı kırdı.Oh my finger, he broke me finger.
Oturun! ve ellerinizi havaya kaldırın.Sit down! Hands in the air.
Şimdi daha iyi.İndirin ellerinizi.That's better.
Pekala, Ellerini havaya kaldır ozaman.Well, hands in the air then.
Elleri görebilir miyim?Could I see your hands?
Peki, kalkan ellerin sayısı biraz azaldı.Okay, a few less hands.
Merak ediyorum -- ellerinizi kaldırın -- kimler katılıyor?I'm curious, show of hands, who agrees with it?
Elleriniz yanda olacak şekilde yere uzanın Elleriniz yanda olacak şekilde yere uzanınLie flat on the floor with your hands at your sides and your knees bent less than 45 degrees.
Elleriniz yanda olacak şekilde yere uzanınYour feet should be placed about shoulder-width apart.
Bunu becerebildikleri sürece ellerinde düzgün bir işleri olur zaten.They will have a decent company as long as they manage to do this.
Ellerini şu şekilde kaldırırlar.They raise their hands like this.
Restorasyon insanların ellerinde.The restoration is in the hands of the people,
Soğanları ellerimle doğrayacağım.I'll cut the green onions myself.
Dünya'nın kaderi sizin ellerinizde.The fate of the world is in your hands now.
Gördüğünüzde aklınızda tutmanız gereken birkaç şey, tamamen elle inşa edilmiş olması,A couple of things to keep in mind when you see it, it was built entirely by hand,
İzleyiciler arasında soyadı benim gibi Resnick olan kaç kişi var? Ellerinizi kaldırın!How many people in the audience have the last name Resnick, like me?
Ya da göya sihirli elleri varmış, şifa dağıtıyorlarmış.Or spiritual healers who think they've got magic hands.
Benjamin, hemen git ve ellerini yıka.Benjamin, go and wash your hands at once.
Eğer elinizi kaldırmıyorsanız dahası da var demektir, hadi elleri görelim.If you don't raise your hand, you've had other shit, too.
Bilge doktorlar ve gelişmiş tıptı ve cerrahlardı, elleriyle ne yapması gerektiğini bilen.It was wise doctors and advanced medicine and surgeons who knew what to do with their hands.
Tamam çocuklar, ellerinizi kaldırın!Okay, kids, raise your hands!
Yani tek elle ses çıkaramıyorum demektir.It means you can't make sound with just one hand!
Üzerinde çizelgeler ve tablolar bulunan bu sayfalardaki her bilgi elle hesaplanmaktaydı.But here was an interesting thing that came along.
Şimdi ellerinizin içinde ne tutuyor olabileceğinizi hayal edin. bir elma, belki de cüzdanınız.Now imagine what you could place in your hands: an apple, maybe your wallet. Now open your eyes.
"Fakat ellerimi kullanabiliyorum," dedim ve o da "Tamam." dedi.I said, "But I can use my hands," and he said, "Okay."
Bunu sizin için biraz daha elle tutulur yapayım.Let me make that a little bit more tangible for you.
Ellerinizle ne yaparsanız yapın, yaptığınız hareketi anlıyor.Whatever you're doing with your hands, it's understanding that gesture.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.But the camera is actually tracking where my fingers are moving.
Ellerindeki kara paraları, aynı kanalları kullanarak akladılar.And together they money-laundered their dirty business through the same channel.
O düğmeden ellerini çekmeyecekler bile, değil mi?They're going to be pressing that button non-stop. Right?
Elle temizleme işinde şanslıydık.Now, we were lucky with our hand-cleaning.
Bunları kendisi elle temizlemeye başlamış fakat daha çok zarar verdiğini fark ettiğinde bırakmıştı.She had started hand-cleaning them herself and stopped when she realized she was doing more damage.
Son derece soluk soluğa kaldım ve saniyeler içerisinde ellerim uyuştu.I was hyperventilating so much, and within seconds my hands were numb.
Sonra duştan çıktığımı ve ellerimi bile hissedemediğimi hatırlıyorumAnd I remember then getting out of the shower and realizing I couldn't even feel my hands.
Ve elleri o kadar kötü kangren olmuştu ki İngiltere'ye dönmek zorunda kaldı.And his hands were so badly frostbitten that he had to return to England.
Ellerimi yeniden hissetmek 4 ay sürdü.It took me four months again to feel my hands.
Burada Panbanisha, Nyota'yı tımar etmek için elleri yerine makas kullanıyor.Here Panbanisha uses scissors, instead of her hands, to groom Nyota.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Subtle maneuvering of the hands is required to perform delicate tasks like this.
Usta ellerde çekiçle dövülerek şekillendirilmişler.It's also very finely wrought material.
Elle yapabildiğimden daha temiz çizelim. .Let's graph it a little bit cleaner than what I can do by hand.
Elbette mektuplar bir yerlerde birilerinin ellerine geçer.Somebody will receive them somewhere.
Yaşlı adam yumru ellerini kadının ellerine doğru uzattı ve onları tuttu, beni yalnız bıraktı.The old man reached out his knobbly claw for the woman's hand, and found it, and left me alone.
Ellerini uzatacak.It's going to stick out its hands.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod