Ana içeriğe geç
Sözlük

elle ile cümle

elle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ellerimin avuç içlerini dizlerimi bükmeden yere değdirebilirim.I can place the palms of my hands on the floor without bending my knees.
Ellerinizi indirin!Put your hands down!
Yemeklerden önce ellerini yıkar mısın?Do you wash your hands before meals?
Ellerini henüz yıkamadın, değil mi?You haven't washed your hands yet, have you?
Ellerini her zaman temiz tutmalısın.You must always keep your hands clean.
Hayatının onun ellerine bırakmak istediğinden emin misin?Are you sure you want to put your life in her hands?
Ellerin temiz mi?Are your hands clean?
Hırsız ellerimi bir iple arkamdan bağladı.The burglar tied my hands behind my back with a rope.
Seyirci tam beş dakika ellerini çırptı.The audience applauded for a full five minutes.
Ellerim soğuktan uyuşmuş.My hands are numb from the cold.
Elle mektuplar yazarak çok zaman harcıyoruz.We're eating up a lot of time writing letters by hand.
Ellerin kirliyken asla gözlerini ovma.Never rub the eyes when the hands are dirty.
Kitaplarımı kirli ellerinle tutma.Don't handle my books with dirty hands.
Ellerimi oldukça kirlettim.I got my hands quite dirty.
Ellerini henüz yıkadın mı?Have you washed your hands yet?
Mary ellerini gözlerine gölge yaparak duruyordu.Mary stood with her hand shading her eyes.
Paul ellerini gözlerine gölge yaparak duruyordu.Paul stood with his hand shading his eyes.
Ben ellerini ceplerine koydu.Ben put his hands in his pockets.
Brian Kate'in ellerini tutuyor.Brian is holding Kate's hands.
Hayranlar aktörlerin ellerini sıkmaya çalıştı.The fans sought to shake the actress's hand.
O kadar çok soğuktu ki ellerimizin kullanımını kaybettik.It was so cold that we lost the use of our hands.
Niçin ellerimi tutuyorsun?Why are you holding my hands?
Sonunda, değerli taş onun ellerindeydi.At last, the gem was in his hands.
Bazen, sadece ellerim bir şey yapsın diye sigara içiyorum.Sometimes I smoke just to give my hands something to do.
Belge düşmanın ellerine geçti.The document passed into the enemy's hands.
Kız ağır kutuyu tek elle kaldırdı.The girl lifted the heavy box with one hand.
Çocuk ellerini kirletti.The boy got his hands dirty.
Taslak elle yazılmıştı.The manuscript had been written out by hand.
O sonuç raporunun üzerinde ellerini ovuyor.He was rubbing his hands over the report of the result.
Küçük kızın ellerinde oyuncak bir bebek var.The little girl has a doll in her hands.
Ve ellerim titriyordu.And my hands were shaking.
Sabunlu ellerinle bana dokunma.Don't touch me with your soapy hands.
Üzgünüm şu anda ellerim dolu.Sorry, I've got my hands full now.
Bu kazak elle yapıldı.This sweater is made by hand.
Yemekten önce ellerinizi yıkayın.Wash your hands before eating.
Bunu elle mi diktin?Did you sew this by hand?
Bu eldivenler onun ellerini sıcak tuttu.These gloves kept her hands warm.
Bu havlu ile ellerini sil.Wipe your hands with this towel.
Yakın zamana kadar, ihtiyacımız olan şeylerin çoğu elle yapıldı.Until quite recently, most of the things we needed were made by hand.
Ellen'da tenis oynamayı seviyor.Ellen likes to play tennis, too.
Ellen İngilizce konuşmaz.Ellen does not speak English.
Ellen o kadar yorgundu ki o yatmaya erken gitti.Ellen was so tired that she went to bed early.
Ellerini temiz tut.Keep your hands clean.
Bir adam çıplak elleri ile kazı yaparken görüldü.One man was seen digging with his bare hands.
Amatör şarkıcı eller aşağı yetenek yarışmasında birincilik ödülünü almıştır.The amateur singer won first in the talent show hands down.
Bir çocuk elleri ceplerinde yürüyordu.A boy was walking with his hands in his pockets.
Derhal ellerini yıka.Wash your hands right now.
Dün Ellen'e yazdım.Yesterday I wrote to Ellen.
Jane ve Ellen'ı davet edeceğiz.We are going to invite Jane and Ellen.
Ellerini daktilomdan uzak tut.Keep your hands off my typewriter.
Aç gözlü ellerini paramın üzerine koyma.Don't put your greedy hands on my money.
Ellerini bisikletimden uzak tut.Keep your hands off my bicycle.
Ellerim ve ayaklarım buz gibi soğuktu.My hands and feet were as cold as ice.
Ellerim soğuktan uyuştu.My hands were numb with cold.
Ben her zamanki gibi ellerimi yıkadım.I washed my hands as usual.
Topu bir elle yakaladım.I caught the ball with one hand.
Ellerimin titrediğini hissettim.I felt my hands tremble.
Ellerinin titrek olduğunu gözlemledim.I observed that his hands were unsteady.
Onların sıcak ellerini asla unutmayacağım.I will never forget their warm hands.
Onun ellerinin titrediğini fark ettim.I noticed her hands shaking.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod