Eric aynı zamanda bir şeyleri eline yüzüne fazlasıyla bulaştırmasıyla ünlüdür.Eric is also known to screw things up a lot, which is parodied throughout the series.
Roma Müttefiklerin eline geçti.The Italian capital of Rome fell to the Allies.
Sonunda hem Yunan tanrıları hem de Yunan felsefesi Romalıların eline geçmiştir.Eventually both Greek gods and Greek philosophy were taken by the Romans.
1813'te imzalanan Gülistan Antlaşması'ndan sonra, Bakü tamamen Rus İmparatorluğu'nun eline geçti.After the treaty of Gulistan in 1813, Baku was fully integrated into Russian Empire.
Harris şirketin geleceğini video oyun endüstrisinde acemi Jim Barnett'in eline bıraktı.Harris left the fate of the company in the hands of video game industry neophyte, Jim Barnett.
Sonra taşı eline aldı ve yerine koydu.Then he took it in his own hands and fitted it in its place.
Quinn gözaltından kaçarken, gravitonyum S.H.I.E.L.D.'ın eline geçer.Quinn escapes custody while S.H.I.E.L.D. takes possession of the gravitonium.
1571'de Osmanlı'nın eline geçtiğinde Kıbrıs'a İslam getirildi.Islam was introduced to Cyprus when the island finally fell to Ottoman conquerors in 1571.
Bir süre sonra 311 numaralı tepe Azerbaycanlıların eline geçti.After a while, the hill 311 was captured by Azerbaijanis.
Novo Brdo 1455'te Osmanlıların eline geçti ve Despotluk 1459'da düştü.Novo Brdo fell to the Ottomans in 1455, and the Despotate fell by 1459.
Adamia 4 Temmuz 1942'de Sivastopol'un Mihver kuvvetlerinin eline geçmesinden bir gün önce öldü.Adamia met his fate a day before Sevastopol fell to Axis forces on 4 July 1942.
Topu kim eline alırsa, rakiplerden biri tarafından geçilinceye kadar onunla koşar.Whoever got the ball in his hands would run with it till he was overtaken by one of the opposition.
1331'de Alboraya lordluğunu kuran Gilberto Zanoguera'nın [1] eline geçmiştir.During the 15th century, it was held by the Crown. At the end, is the outback of Rafelterras.
Gon, onu yumrukladığı için Alvaro'nun sağ eline bıçak saplar. Alvaro ona kin beslemeye başlar.Gon stabs Alvaro' right hand in retaliation for punching him, triggering a vendetta within Alvaro.
11 Temmuz 1995'te Srebrenitsa kasabası Sırp Cumhuriyeti Ordusu'nun eline geçti.On July 11, 1995, the town of Srebrenica fell to the Bosnian Serb Army.
Kuzey Suriye, Halepli Hamdaniler'in eline geçti.[1]Northern Syria came under the Hamdanids of Aleppo.[14]
Kale 20 Şubat 1799'da Fransızların eline geçti.The fortress finally fell to the French on 20 February 1799.
Tarih 1664'ten (İngiltere Krallığı'nın eline geçtiğinde) 1625'e değiştirildi.The date was changed from 1664 (when the Kingdom of England took possession) to 1625.
Sonra eline bir balta alarak bir vuruşta örsü yere çakar.An old man hearing the noise came to see the boy.
Arazi, bir hayırseverin onu şehre vasiyet ettiği 1850 yılına kadar halkın eline geçmedi.The land did not fall into public hands until 1850, when a philanthropist willed it to the city.
Cleitus çaresizlik içinde, Makedonların eline geçmemesi için Pelion'u ateşe verdi.In desperation, Cleitus set fire to Pelion, so it would not fall into Macedonian hands.[9]
Bu metotla eline hiçbir şey geçmeyecek.Sie würden durch solch eine Verfahrensweise nichts gewinnen.
1073'de Amalfi bağımsızlığını kaybedip Normanların eline geçti.Im Jahr 1073 verlor Amalfi seine Unabhängigkeit und fiel an die Normannen.
Ardından Amasya ve Kayseri de ayaklanmacıların eline geçti.Danach fielen auch Amasya und Kayseri den Aufständischen in die Hände.
Bir azınlık tüm dünya varlıklarını eline geçirdi."Eine Minderheit hat sich der Reichtümer der Welt bemächtigt.
Böylece hâkimiyetin yarısı Medici’lerin eline geçti.Hier wird Kofi in die Hände der Ärzte übergeben.
Bu, 800 yıl önce Roma'nın düşman eline düşmesinden sonra bu ilk olaydı.Dies war die erste Einnahme Roms seit dem Einfall der Gallier rund 800 Jahre zuvor.
The Rev, bagetleri ilk kez dört yaşındayken eline aldı.Emory bekam im Alter von vier Jahren sein erstes Schlagzeug geschenkt.
Mürşit Kulu Han hemen ardından saltanat naibi olarak yönetim işlerini eline almıştır.Nach seiner Verabschiedung widmete er sich der Bewirtschaftung seines Rittergutes.
Bir eline mendil bir eline değnek alır.Mit einer Hand hält er sich an dem Seil fest.
Kaset bu sefer de polisin eline geçmez.Die Polizei griff diesmal nicht ein.
Özellikle Kıbrıs adası tekrar hiç Venedik eline geçmedi.Wichtig war vor allem, dass die Insel nicht mehr in den Händen der Venezianer war.
İdare işlerinin hemen hepsini çok dirayetli olan kayınbiraderinin eline bırakmıştı.Sie begannen damit, jeden in ihrer Reichweite, den sie als Erbhindernis fürchteten, zu beseitigen.
Ama bu harap şehrin idaresi yine Eyyubiler eline geçti.Die Stadtrechte gingen in diesen Wirren wieder verloren.
Nazilerin eline düşmekten korktu.Er befürchtete, den Nationalsozialisten in die Hände zu fallen.
1404de Venedik Cumhuriyeti şehrin idaresine eline geçirdi.1404 kommt die Gemeinde an die Republik Venedig.
20 Mayıs'ta Palmira IŞİD'in eline geçti.Valencia ging am 8. Mai in französische Hand über.
Öyle ki, 17. yüzyılda mimari bile yabancıların eline geçmiştir.Noch während des 13. Jahrhunderts erfolgte auch der Ausschluss der Handwerker vom Ratsherrenamt.
9 Mart 1226'da Celaledin Tiflis'i eline geçirdi.Aber am 9. März 1226 fiel Tiflis nach langer Belagerung in seine Hände.
5 - 11 Haziran 1967: Altı Gün Savaşı 7 Haziran: Kudüs'ün tamamı İSK'nin eline geçti.5. – 10. Juni 1967: Sechstagekrieg zwischen Israel und seinen Nachbarn.
Böylece Napoli Krallığı Bourbon Hanedanı eline geçmiştir.Damit wäre der Thron dem Haus Bourbon erhalten geblieben.
Bu suretle Berena'da Karadağlıların eline geçti.So blieb diese Belastung an Berlau hängen.
O sırada Doktor içeri girer ve telefonu eline alır, yanında da bir balık getirmiştir.In dem Fall können sie den Fisch oberhalb der Tür zu sich nehmen und eine Fischkarte ziehen.
Burada yapılan çarpışmada Timur'un sağ eline ok isabet ederek yaralandı.Im weiteren Kriegsverlauf wurde er an der Ostfront schwer verwundet.
Ancak yenilerek Danişmentlilerin eline tutsak düştü.Beworben wurde er mit Geborgen in den Armen der Männlichkeit.
Siegfried’in eline bakar, onun parmağındaki yüzüğü görür.Sie zieht den Ring von Siegfrieds Finger.
Hepimiz öylesine kaderin eline düşmüşüz ki, zavallı çıplak insancıklar!Wir alle sollten es wegwerfen, das Bild des weißen Mannes Gott, der so gnadenlos ist.
1509 yılında Floransa'nın eline geçti.1509 trat er in den Augustinerorden in Florenz ein.
Merkezi otoritenin gücü generallerin eline geçti.Die tatsächliche Macht des Staates lag in den Händen seiner Generäle.
Toledo Emevî ordusunun eline geçti.Toledo wird von Flüchtlingen überschwemmt.
1742 İzmir Yangını Silezya, Prusya'nın eline geçti.1742 gelangte das schlesische Gebiet an Preußen.
Eline bir kılınç verildi.Sie wird durch die tastende Hand (Palpation) festgestellt.
31 Temmuz'da şehir tekrar Haçlılar eline geçti.Am 31. Juli ließ der Kardinal die Juweliere erneut rufen.
Böylece İpek Yolu'nun denetimi Toba'ların eline geçmiş oldu.Damit ging die Flugsicherung in die Hände der BFS über.
Daha sonra büyük dükalık, Loren’in dükü Franz Stephan’ın eline geçmiştir.Das Großherzogtum ging dann auf Franz Stephan, den Herzog von Lothringen, über.
Böylece çetenin eline birçok tec-9 hafif makineli tüfek geçti.Damit stieg die Anzahl der leichten Maschinengewehre in der Schützen-Kompanie auf neun.
Ismi bu kopruye hücum edip eline geciren ve Alman hücumlarına karsi savunan Ingiliz komutani anisinadir.Sie sind diejenigen, die hinter Gittern und Stacheldraht zur Ehre des deutschen Namens starben und verdarben.
Üniversitenin yönetimini eline aldı.Sie selbst übernahm die Leitung dieser Akademie.
Bir diğer kızı ise Roamalılar eline esir olarak geçmiştir.Segestes übergibt den Römern seine schwangere Tochter als Gefangene.
Ebe bir mendilin ucunu düğümleyerek eline alır.Das Gewicht wird mit einer Hand aus einer rechteckigen Abwurfzone geworfen.