RAB Yeşuya, ‹‹İşte Erihayı, kralını ve yiğit savaşçılarını senin eline teslim ediyorum›› dedi,И Господ рече на Исуса: Ето, предадох в ръката ти Ерихон, царя му и силните му и храбри мъже.
RAB Yeşuya, ‹‹İşte Erihayı, kralını ve yiğit savaşçılarını senin eline teslim ediyorum›› dedi,ויאמר יהוה אל יהושע ראה נתתי בידך את יריחו ואת מלכה גבורי החיל׃
RAB Yeşuya, ‹‹İşte Erihayı, kralını ve yiğit savaşçılarını senin eline teslim ediyorum›› dedi,فقال الرب ليشوع. انظر. قد دفعت بيدك اريحا وملكها جبابرة البأس.
RAB Yeşuya, ‹‹İşte Erihayı, kralını ve yiğit savaşçılarını senin eline teslim ediyorum›› dedi,耶 和 華 曉 諭 約 書 亞 說 、 看 哪 、 我 已 經 把 耶 利 哥 、 和 耶 利 哥 的 王 、 並 大 能 的 勇 士 、 都 交 在 你 手 中
RAB Yeşuya, ‹‹İşte Erihayı, kralını ve yiğit savaşçılarını senin eline teslim ediyorum›› dedi,耶和華 曉諭 約書亞說 、 看 哪 、 我 已 經把 耶利哥 、 和 耶利哥 的 王 、 並大能 的 勇士 、 都 交 在 你 手中
‹‹Sabah git, firavun Nile inerken onu karşılamak için ırmak kıyısında bekle. Yılana dönüşen değneği eline al아침에 너는 바로에게로 가라 그가 물로 나오리니 너는 하숫가에 서서 그를 맞으며 그 뱀 되었던 지팡이를 손에 잡고
‹‹Sabah git, firavun Nile inerken onu karşılamak için ırmak kıyısında bekle. Yılana dönüşen değneği eline alSớm mai Pha-ra-ôn sẽ ngự ra bờ sông, ngươi hãy ra mắt người và cầm theo tay cây gậy đã biến ra con rắn đó.
‹‹Sabah git, firavun Nile inerken onu karşılamak için ırmak kıyısında bekle. Yılana dönüşen değneği eline alSớm_mai Pha-ra-ôn sẽ ngự ra bờ sông , ngươi hãy ra_mắt người và cầm theo tay cây gậy đã biến ra con rắn đó .
‹‹Sabah git, firavun Nile inerken onu karşılamak için ırmak kıyısında bekle. Yılana dönüşen değneği eline alלך אל פרעה בבקר הנה יצא המימה ונצבת לקראתו על שפת היאר והמטה אשר נהפך לנחש תקח בידך׃
‹‹Sabah git, firavun Nile inerken onu karşılamak için ırmak kıyısında bekle. Yılana dönüşen değneği eline alاذهب الى فرعون في الصباح. انه يخرج الى الماء. وقف للقائه على حافة النهر. والعصا التي تحولت حية تاخذها في يدك.
‹‹Sabah git, firavun Nile inerken onu karşılamak için ırmak kıyısında bekle. Yılana dönüşen değneği eline al明 日 早 晨 他 出 來 往 水 邊 去 、 你 要 往 河 邊 迎 接 他 、 手 裡 要 拿 著 那 變 過 蛇 的 杖
‹‹Sabah git, firavun Nile inerken onu karşılamak için ırmak kıyısında bekle. Yılana dönüşen değneği eline al明日 早晨 他 出來 往 水邊去 、 你 要 往河 邊 迎接 他 、 手裡 要 拿著 那 變過 蛇 的 杖
Sabıka kaydı sistemimizi güçlendirerek, silahların suçluların eline geçmesini zorlaştıracağız.우리는 범죄기록 시스템의 강화를 통해 총이 범죄자의 손에 들어가는 걸 막을 겁니다.
Sabıka kaydı sistemimizi güçlendirerek, silahların suçluların eline geçmesini zorlaştıracağız.犯罪者が銃器を持つのを防ぎやすくします 必要であらば 警護職員を学校に配属し
Sanırım şu anda neredeyse hepinizin eline ulaştı.주의해서 봐 주시기 바랍니다
Sanırım şu anda neredeyse hepinizin eline ulaştı.ברגע זה הוא ישנו כמעט אצל כולכם
Sanki biri uzaktan kumandayı eline almış ve 'sessiz' tuşuna basmış gibiydi.Aivan kuin joku olisi ottanut kaukosäätimen ja painanut äänenvaimenninpainiketta. Täydellinen hiljaisuus.
Sanki biri uzaktan kumandayı eline almış ve 'sessiz' tuşuna basmış gibiydi.Come se qualcuno avesse preso un telecomando e premuto il tasto muto. Silenzio totale.
Sanki biri uzaktan kumandayı eline almış ve 'sessiz' tuşuna basmış gibiydi.De parcă cineva ar fi luat o telecomandă și ar fi apăsat butonul 'mut'.
Sanki biri uzaktan kumandayı eline almış ve 'sessiz' tuşuna basmış gibiydi.Eine absolute Stille.
Sanki biri uzaktan kumandayı eline almış ve 'sessiz' tuşuna basmış gibiydi.Éppen úgy, mintha valaki fogott volna egy távirányítót, és megnyomta volna a némító gombot. Teljes csend.
Sanki biri uzaktan kumandayı eline almış ve 'sessiz' tuşuna basmış gibiydi.Giống như ai đó cầm điều khiển từ xa và bấm vào nút Mute. Hoàn toàn im lặng.
Sanki biri uzaktan kumandayı eline almış ve 'sessiz' tuşuna basmış gibiydi.Igual que cuando pulsamos el botón de silencio del mando a distancia. Silencio total.
Sanki biri uzaktan kumandayı eline almış ve 'sessiz' tuşuna basmış gibiydi.Jakby ktoś wziął pilota i wyłączył dźwięk.
Sanki biri uzaktan kumandayı eline almış ve 'sessiz' tuşuna basmış gibiydi.Jakoby někdo vzal dálkový ovladač, a zmáčkl tlačítko "mute".
Sanki biri uzaktan kumandayı eline almış ve 'sessiz' tuşuna basmış gibiydi.음소거 단추를 눌러버린 것처럼. 완전한 침묵. 처음에는 조용한 상태 속에 있는 저를 깨닫고
Sanki biri uzaktan kumandayı eline almış ve 'sessiz' tuşuna basmış gibiydi.Kot da bi nekdo vzel daljinca in pritisnil gumb tišina. Popolna tišina.
Sanki biri uzaktan kumandayı eline almış ve 'sessiz' tuşuna basmış gibiydi.Net alsof iemand met de afstandbediening het geluid uit had gezet. Totale stilte.
Sanki biri uzaktan kumandayı eline almış ve 'sessiz' tuşuna basmış gibiydi.Præsis som om nogen tog en fjernbetjening og trykkede på mute knappen. Total stilhed.
Sanki biri uzaktan kumandayı eline almış ve 'sessiz' tuşuna basmış gibiydi.Precis som om någon tagit en fjärrkontroll och stängt av ljudet. Total tystnad.
Sanki biri uzaktan kumandayı eline almış ve 'sessiz' tuşuna basmış gibiydi.Presne ako keby niekto vzal diaľkové ovládanie a stlačil gombík na stlmenie zvuku.
Sanki biri uzaktan kumandayı eline almış ve 'sessiz' tuşuna basmış gibiydi.Seakan seseorang mengambil remote control dan menekan tombol mute. Kesunyian sepenuhnya.
Sanki biri uzaktan kumandayı eline almış ve 'sessiz' tuşuna basmış gibiydi.Tal como alguém que pega num telecomando e carrega no botão "Silêncio". Silêncio total.
Sanki biri uzaktan kumandayı eline almış ve 'sessiz' tuşuna basmış gibiydi.Σαν κάποιος να πήρε το τηλεκοντρόλ και να σίγασε τη φωνή. Απόλυτη σιγή.
Sanki biri uzaktan kumandayı eline almış ve 'sessiz' tuşuna basmış gibiydi.Как будто кто-то взял пульт и отключил звук. Полная тишина.
Sanki biri uzaktan kumandayı eline almış ve 'sessiz' tuşuna basmış gibiydi.Сякаш някой взе дистанционно управление и натисна бутона за заглушаване.
Sanki biri uzaktan kumandayı eline almış ve 'sessiz' tuşuna basmış gibiydi.Так, начебто хтось узяв пульт і вимкнув звук. Повна тиша.
Sanki biri uzaktan kumandayı eline almış ve 'sessiz' tuşuna basmış gibiydi.כאילו שמישהו לקח שלט רחוק ולחץ על 'השתקה'. דומיה מוחלטת.
Sanki biri uzaktan kumandayı eline almış ve 'sessiz' tuşuna basmış gibiydi.مثل شخص ما أخذ جهاز التحكم عن بعد وضغط على زر كتم الصوت. صمت تام
Sanki biri uzaktan kumandayı eline almış ve 'sessiz' tuşuna basmış gibiydi.ミュートボタンを押したかのように 全くの静寂になりました 最初 頭の中の静寂に
Savaşmamıza gerek yok. Savaşırsan eline ne geçer?Není to tak, že bychom potřebovali bojovat, nepotřebujeme.
Seni can düşmanlarının, korktuğun kişilerin, Babil Kralı Nebukadnessarla Kildanilerin eline teslim edeceğim.네 생명을 찾는 자의 손과 너의 두려워하는 자의 손 곧 바벨론 왕 느부갓네살의 손과 갈대아인의 손에 줄 것이라
Seni can düşmanlarının, korktuğun kişilerin, Babil Kralı Nebukadnessarla Kildanilerin eline teslim edeceğim.ונתתיך ביד מבקשי נפשך וביד אשר אתה יגור מפניהם וביד נבוכדראצר מלך בבל וביד הכשדים׃
Seni can düşmanlarının, korktuğun kişilerin, Babil Kralı Nebukadnessarla Kildanilerin eline teslim edeceğim.واسلمك ليد طالبي نفسك وليد الذين تخاف منهم وليد نبوخذراصر ملك بابل وليد الكلدانيين.
Seni can düşmanlarının, korktuğun kişilerin, Babil Kralı Nebukadnessarla Kildanilerin eline teslim edeceğim.並 且 我 必 將 你 交 給 尋 索 你 命 的 人 、 和 你 所 懼 怕 的 人 手 中 、 就 是 巴 比 倫 王 尼 布 甲 尼 撒 、 和 迦 勒 底 人 的 手 中
Seni can düşmanlarının, korktuğun kişilerin, Babil Kralı Nebukadnessarla Kildanilerin eline teslim edeceğim.並且 我 必將 你 交給尋 索 你 命 的 人 、 和 你 所 懼怕 的 人 手中 、 就是 巴比倫 王 尼布甲尼撒 、 和 迦勒 底 人 的 手中
Senin eline silah değil zil vermek lazımmış.Deberías andar con un cascabel, no con un arma.
Senin eline silah değil zil vermek lazımmış.Du borde stå med en skallra, inte med en pistol.
Senin eline silah değil zil vermek lazımmış.Du burde stå med en rangle, ikke en pistol.
Senin eline silah değil zil vermek lazımmış.Egy csörgőt kellett volna a kezedbe adjanak, nem fegyvert.
Senin eline silah değil zil vermek lazımmış.Jij zou een rammelaar moeten vasthouden, geen pistool.
Senin eline silah değil zil vermek lazımmış.Kau harus biarkan kami keluar, bukan menodongkan pistol.
Senin eline silah değil zil vermek lazımmış.- Όπλο σάς έλειπε να έχετε...
Senin eline silah değil zil vermek lazımmış.Трябва да бъдат оставени с дрънкалка, а не пистолет.
Senin eline silah değil zil vermek lazımmış.Трябвало е да ти дадат детска дрънкалка вместо оръжие.
Senin eline silah değil zil vermek lazımmış.היו צריכים לתת לך .רעשן לא רובה
Senin eline silah değil zil vermek lazımmış." أفضل لك أن تحمل " خشخيشة أطفال ! بدلا من المسدس
Şimdi Chris, diğer kolu eline alacak.Ahora, Chris va a venir y agarrar el otro brazo.
Şimdi Chris, diğer kolu eline alacak.A proto Chris teď půjde a chytne další ruku.
Şimdi Chris, diğer kolu eline alacak.Chris gaat nu aan de andere kant de arm vastnemen.