Ama elimde değil, sana aşık oluyorum.好きにならずにいられない デビッド: おばあちゃん? デビッドだよ。元気?
Ama elimden geldiğince erken gelirim.Ale wrócę tak szybko, jak zdołam.
Ama elimden geldiğince erken gelirim. -Gıdıklanıyorum!Pero vendré lo antes que pueda. - ¡Me haces cosquillas!
Ama elimden geldiğince erken gelirim.Mas virei para casa o mais cedo que puder.
Ama elimden geldiğince erken gelirim.Ma tornerò a casa il più presto possibile.
Ama elimden geldiğince erken gelirim.Men jag kommer hem så fort jag kan.
Ama elimden geldiğince erken gelirim.Men jeg kommer hjem så hurtigt som muligt.
Ama elimden geldiğince erken gelirim.Tulen kotiin heti, kun pääsen.
Ama elimden geldiğince erken gelirim.Αλλά θα γυρίσω όσο πιο γρήγορα μπορώ.
Ama elimden geldiğince erken gelirim.Но я вернусь, как только смогу.
Ama elimde sadece 250000 lira var.75万ドル借りる必要がありますね。
Ama elimde sadece 250000 lira var.Ale já mám 250 000 dolarů v hotovosti.
Ama elimde sadece 250000 lira var.Ale mam 250,000 dolarów w gotówce.
Ama elimde sadece 250000 lira var.Jedoch habe ich $250.000 Bargeld.
Ama elimde sadece 250000 lira var.Mas eu tenho $ 250.000 em dinheiro.
Ama elimde sadece 250000 lira var.Nhưng tôi chỉ có 250,000 USD tiền mặt..
Ama elimde sadece 250000 lira var. Yani 750000 lira borç almam gerekiyor.Mais j'ai 250 000 $ en espèces, donc il faut que j'emprunte 750 000 $.
Ama elimde sadece 250000 lira var. Yani 750000 lira borç almam gerekiyor.Yo tengo $250,000 cash. por lo que necesito pedir un prestamo de $750,000.
Ama elimde sadece 250000 lira var.Αλλά έχω $250,000 σε μετρητά.
Ama ne yapayım, elimde orijinalleri var.Ale čo sa dá robiť, keď mám ešte stále negatívy?
Ama ne yapayım, elimde orijinalleri var.Ce sa fac? Am filmul chiar aici.
Ama ne yapayım, elimde orijinalleri var.Haha, aber was soll ich machen, wenn ich die Negative noch habe?
Ama ne yapayım, elimde orijinalleri var.Haha maar wat kan ik doen als ik nog de originele negatieven hier heb.
Ama ne yapayım, elimde orijinalleri var.Ha, ha, men hvad kan jeg gøre, når jeg har negativerne lige her?
Ama ne yapayım, elimde orijinalleri var.Haha, men vad kan jag göra när jag har den orginella filmen här.
Ama ne yapayım, elimde orijinalleri var.Haha tapi apa yg bisa kulakukan, kalau aku punya negatifnya.
Ama ne yapayım, elimde orijinalleri var.그치만 어떡해, 이렇게 필름이 있는데.
Ama ne yapayım, elimde orijinalleri var.Ma cosa posso farci, visto che ho i negativi originali proprio qui.
Ama ne yapayım, elimde orijinalleri var.Mais que puis-je faire alors que j'ai les négatifs ici ?
Ama ne yapayım, elimde orijinalleri var.Nhưng cô có thể làm gì đây, khi cô có tất cả những cái film gốc đây này?
Ama ne yapayım, elimde orijinalleri var.Χα, χα, αλλά τι να κάνω, όταν έχω τις αρχικές φωτογραφίες εδώ;
Ama ne yapayım, elimde orijinalleri var.Но как бих могла, като имам лентата.
Ama ne yapayım, elimde orijinalleri var.Ха-ха, но что я могу сделать, когда есть оригинальные фотопленки.
Ama ne yapayım, elimde orijinalleri var.,הא הא, אבל מה אני יכולה לעשות<BR>?כשיש לי את הצילומים המקוריים פה
Ama ne yapayım, elimde orijinalleri var.لكن ماذا أفعل , عندما يكون لدي الفلم الأصلي
Ama ne yapayım, elimde orijinalleri var.こんなのを見れば あの子天才でも何でもないわ
Ama rahatlamak için elimdeki herşeyi çalmak zorunda mıydın?Aber, muss du mir alles klauen um erleichtert zu sein?
Ama rahatlamak için elimdeki herşeyi çalmak zorunda mıydın?Ale, dlaczego by sobie ulżyć musisz zabierać komuś jego środki na utrzymanie.
Ama rahatlamak için elimdeki herşeyi çalmak zorunda mıydın?Dar chiar trebuie sa iei bucata de paine din gura cuiva ca sa te simti usurat?
Ama rahatlamak için elimdeki herşeyi çalmak zorunda mıydın?Ma devi togliere il pane dalla bocca di qualcuno per sentirti soddisfatto?
Ama rahatlamak için elimdeki herşeyi çalmak zorunda mıydın?Mais avez-vous vraiment besoin de retirer le pain de la bouche de quelqu'un pour vous sentir soulagé ?
Ama rahatlamak için elimdeki herşeyi çalmak zorunda mıydın?Tapi, apa kau harus mengeluarkan makanan dari mulut orang untuk merasa puas?
Ama rahatlamak için elimdeki herşeyi çalmak zorunda mıydın?Όμως, θα πρέπει να παίρνεις την μπουκιά από το στόμα του άλλου για να ανακουφιστείς;
Ama rahatlamak için elimdeki herşeyi çalmak zorunda mıydın?لـكن، هل أنتَ بحاجه إلى سحب قطعة الخبز من فم أحدهم لتشعر بـالراحة؟
Ama sen kararını vermeden ölürse o zaman elimden hiçbir şey gelmez.Jeśli jednak umrze, zanim się zdecydujesz, nie będę mógł nic zrobić.
Ama sen kararını vermeden ölürse o zaman elimden hiçbir şey gelmez.Jos hän kuolee ennen kuin päätät- -minä en voi auttaa.
Ama sen kararını vermeden ölürse o zaman elimden hiçbir şey gelmez.Ma se lei muore prima che tu prenda la tua decisione, non potrò più fare nulla.
Ama sen kararını vermeden ölürse o zaman elimden hiçbir şey gelmez.Mas se ela morrer antes de tomares uma decisão, não haverá nada que eu possa fazer.
Ama sen kararını vermeden ölürse o zaman elimden hiçbir şey gelmez.Men hvis hun dør, før du bestemmer dig, - - er der ikke noget, jeg kan gøre.
Ama sen kararını vermeden ölürse o zaman elimden hiçbir şey gelmez.Men om hon dör innan du bestämmer dig- -finns det inget jag kan göra.
Ama sen kararını vermeden ölürse o zaman elimden hiçbir şey gelmez.Pero si muere antes de que te decidas no habrá nada que pueda hacer.
Ama sen kararını vermeden ölürse o zaman elimden hiçbir şey gelmez.Αλλά αν πεθάνει πριν πάρεις απόφαση, τότε δεν θα μπορώ να κάνω τίποτα.
Ama sen kararını vermeden ölürse o zaman elimden hiçbir şey gelmez.Но если она умрёт до того, как ты примешь решение, то я ничего не смогу сделать.
Ama şimdi elimde ultra saf yüksek konsantre olandan var."Sabe, el Krebiozen que recibió, fue una versión contaminada, no tan buena.
Ama şimdi elimde ultra saf yüksek konsantre olandan var."Sa, quel Krebiozen che le ho dato, non era una versione pura, era poco efficace.
Ama şimdi elimde ultra saf yüksek konsantre olandan var."Ξέρεις, το Κρεμπιοζέν που πήρες ήταν αλλοιωμένο. Δεν ήταν καλό.
Ama şimdi elimde ultra saf yüksek konsantre olandan var."Тот Кребиозен был недостаточно очищенный, не очень хорошего качества.
Ama şimdi elimde ultra saf yüksek konsantre olandan var."אתה יודע שהקרביוזן שקיבלת, היתה גירסה נגועה, באמת לא כל כך טובה.
Ama sonra şu hale gelmeye başlar: "20'li yaşlarım neredeyse bitiyor, ve elimde yaptığım hiçbir şeyim yok.Mais ensuite ça commence à ressembler à ça : " Ma vingtaine est presque terminée, et je n'ai rien accompli.
Anlamıyorsun. Elimden bir şey gelmez. Benim de aklımdan geçmiyor değil ama...Je begrijpt het niet, ik kan er nu niks meer aan veranderen.