Ana içeriğe geç
Sözlük

eli ile cümle

eli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Göklerin egemenliğini elinde bulundurduğu söylenir.He is said to have dominion over the earth.
Sorumluluk artık Eorl oğlu Brego'daydı ve o da elinden geleni yaptı.He was the son of Jörg Breu the Elder, and collaborated with his father on some works.
17 Mayıs'ta Ardahan Rusların eline geçti.He was then handed over to Soviet Forces on 17 May.
1897) Nisan 25 – Eliza Daniel Stewart, ADB'li lider (d.1897) April 25 – Eliza Daniel Stewart, American temperance movement leader (d.
Ancak gerçek gücü küçük kardeşi Attila elinde tutmaktaydı.As he was still under age, actual power was controlled by his uncle, Akita Sueharu.
640 yılında Çinlilerin, 790 yılında Tibetlilerin eline geçmiştir.The Tibetans briefly held the city in 790.
Güzel yemek pişirememekte ve elini yakmaktadır.As Vivasvana, he is in fire and helps to cook food.
Anne Bullen bir kız çocuğu doğurmuştur ve bu gelecekte Kraliçe I. Elizabet olacaktır.Anne Boleyn gives birth to a daughter, the future Queen Elizabeth.
İlerleyen zamanlarda Devon döndü ve Samoa Joe’nun elinden Dinero’yu kurtardı.Later in the event, Devon returned to save Dinero from a similar attack at the hands of Joe.
Ancak Sohum’un Abhazların eline geçmesinin sonucunda bu durum değişmeye başladı.However, under President Trump these gains in healthcare coverage have begun to reverse.
Bu kayıkçıların elinde ise 100 tane küçük silahlı donanmalar vardı.Both these ships had 100 guns.
Üzerinde güzel bir halı bulunan masanın yanında duruyor, elini de şarap kabının üzerine koymuş.He stands beside a table with a beautiful carpet on it, and he has his hand on a jug of wine.
Eğer bunlardan herhangi biri yanlış yaparsa elinizde hala ikinci bir şans vardır.If one of those fails, you still have a second chance.
Elimizde yeterince bilgi yok.We don't have enough information.
Elimizde yeterince vaka örneği yok.And we don't have enough cases.
Yani, sadece, çık, git, bilirsin işte, elinden ne gelirse yap.Like, just, go out, and, you know, do your best.
Hey, bu güzel, evet,neler var elinizde?[Four hours later] [Several hours after lunch] (Siren)
Elinde bomba olan adamın, " Çok mu güvenli oldu? " demesi gibi olmazdı.It would not be with a guy with a bomb saying, "Too snug?"
Eğer 'Basitliğin Kuralları'nı basitleştirirsem, elimde 'kurabiye karşısında çamaşır' denen şey olur.So, if I simplify the laws of simplicity, I have what's called the cookie versus laundry thing.
İlginç bir şekilde, bu iki grup insanın mutlu olma yüzdeleri bilgileri var elimizde.Interestingly, there are data on these two groups of people, data on how happy they are.
Elimizde "a" ile "b" var.We have b and a.
Diyelim ki, elimizdeki Karmaşık Sayı...Now, if we wanted to represent -- let's say we had the complex number
Şimdi elimizde ne var.So now what do we have?
İpler aslında o formları tasarlayan insanların elinde.They are residing in the person who is designing that form.
Bu 100 TL, bunu bugün elime alıyorum, yani bunun değeri gene 100 TL.Well $100, I'm getting that today, so that's still worth $100.
Elinizi çabuk tutun.You should act fast.
Elimizden gelen yardımı yapacağız, ama bu kadar çıkar mı...We'll help as much as we can, but it's not much...
Elimizdeki her şeyi toplasan 5 bin etmez.Everything we have is worth less than 5 grand.
Tut elimi.See you. -Bye.
Elbette elim bollaşınca size hepsini ödeyeceğim.Of course, I'll pay you back in full, as soon as I raise it.
Aç kapıyı, gireyim. Elimi kestim.Let me in, I've cut myself.
Evimi elimden almak istiyordu. Yardım ettiğin sadece ben değilim, ama tek para veren benim.I'm not the only one you helped, but the only one paying.
Daha önceden elimizde kalanları siliyoruz.Let's get rid of what we had from before.
Burada elimizde hiçbir şey yok, dolayısıyla 3 yazıyoruz.There's nothing to add here, so you just get a three.
5-hiçbirşey var elimizide.You can imagine this 3.6, or this 3 and 6 tenths.
Bıçak, isterseniz inceleyebilirsiniz; elim, isterseniz inceleyebilirsiniz.The knife, which you can examine; my hand, which you could examine.
Aslında orada o kadar sağlam duruyor ki elimi sallayabilirimde ve bıçak düşmez.In fact it's held so tightly in place that I can shake it, and the knife does not come off.
Bıçağı elimde tutuyorum.I hold the knife in my hand.
Ve elimi açıyorum.And then I open my hand up.
Ben bu elimi çekiyorum.I take this hand away.
O, Hani'ye elini bile sürmemiş.He didn't touch a hair on her.
Sen elinden geleni yaptın.Don't get so worked up.
Elimden geleni yapmalıyım.I have to do whatever I can.
"Kral, Murray" 1970 Cannes Film Festivali ödülünü kazandı -- elimdeki tek baskısıydı."King, Murray" won Cannes Film Festival 1970 -- the only print I had.
O elimdeki tek kopyaydı -- onun parçaları.It's the only copy I had. Pieces of it.
Elimizde ikiye bölünmüş bir kutu var.So you have this box that has a divider in it.
Elimizde 2 durum var.So I have these two things.
Komut adı, ilişkili anahtar her işlev için elimizdekiWe have the command name, the associated key for each function
Elimizde toplam ağırlıkları 90 kilogram olan bir bisiklet ve sürücüsü var. -They say a 90 kilogram bike and rider. So the bike and rider combined are 90 kilograms.
Bu beyinler elime geçtiğinde neye bakmakta olduğumu bilmiyordum.When I get the brains I don't know what I'm looking at.
Elimden geleni yaptım.I did the best I could.
Taşan kısmı kesiyorsunuz ve elinizde şerit halindeki bu kağıtlar kalıyor.So you cut off the extra and end up with all these strips of paper.
Bu yüzden, bebeğinizi giydireceğiniz zaman her şey hemen elinizin altında olmalı.So when you would get them dressed, you would have everything you need right at your fingertips.
Bunu yapmanın en kolay yolu, elinizi kıyafetin kolundan geçirip, ellerini içeriden tutmaktır.The easiest way to do this is put your hand through the sleeve and grab their hand. A
Diyelim ki elimde kök 180 artı 6 çarpı kök 405 var. .Let's say I have the square root of 180 plus 6 times the square root of 405.
Diyelim ki elimde 3 çarpı karekök 8 var.So let's say I have 3 times the square root of 8-- we
Elimizde 3 çarpı 2 çarpı kök 2 var.So you have 3 times 2 times the square root of 2.
6 çarpı 4 eşittir 24; yani elimizde 24 çarpı karekök 2 var.So 6 times 4 is 24 times the square root of 2.
Elimizde 9 çarpı 9 var yani daha fazla ayırmaya gerek yok.We have a 9 and a 9, so no need to factor any more.
Elimizde 6 kök 5 var.So we have 6 square roots of 5.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod