Ana içeriğe geç
Sözlük

eli ile cümle

eli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Elimizden gelenin en iyisini yapmak zorundayız.We have to do the best that we can.
Elinden geleni yapmıyorsun.You aren't doing your best.
Çocuk sıcak sobaya dokundu ve elini yaktı.The boy touched the hot stove and burnt his hand.
Mağdur ve mazlum edebiyatı yapmada Mary'nin eline su dökebilecek birine rastlamadım.Mary is by far the best drama queen I have ever seen.
Tom elinde olmayan sebeplerle gözaltına alındı.Tom has been unavoidably detained.
Ben bir arkadaş olarak sana elimi uzatıyorum.I'm reaching out to you as a friend.
Tom asla bana elini sürmedi.Tom has never laid a hand on me.
Elin titriyor.Your hand is shaking.
Tom Mary'nin dizginlerini eline aldı.Tom has got Mary on a tight leash.
Tom'u bulmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız.We'll do everything in our power to find Tom.
Tom'u ikna etmek için elimden geleni yapacağım.I'll do everything in my power to convince Tom.
Hakim, Tom'u susturmak için elini kaldırdı.The judge raised his hand to shush Tom.
Tom aracılığıyla almak için elimden geleni yaptım.I tried my best to get through to Tom.
Tom'a yardım etmek için elimizden geleni yapmaya hazırız.We're ready to do our best in order to help Tom.
Tom olmadan elinden gelenin en iyisini yap.Do your best without Tom.
Ben elimden geldiği sürece burada devam edeceğim.I'll continue here as long as I can.
Ben elimden geldiği sürece burada çalışmaya devam edeceğim.I'll continue working here as long as I can.
Tom uymak için elinden geleni yapıyor.Tom is doing his best to fit in.
Tom zor koşullar altında elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor.Tom is trying to make the best of a bad situation.
Tom omzuma elini koydu.Tom rested his hand on my shoulder.
Tom neye elini atsa kuruyor.Tom is a big time loser.
Tom lens üzerine elini koydu.Tom placed his hand over the lens.
Tom'a elimden gelenin en iyisini yaptım.I helped Tom the best I could.
Tom sıcak sobaya dokundu ve elini yaktı.Tom touched the hot stove and burned his hand.
Herhangi bir soruna sebep olmamak için elimden geleni yapacağım.I'll do my best not to cause any trouble.
Buraya zamanında gelmek için elimden geleni denedim.I tried my best to get here on time.
Mary herkese nişan yüzüğünü göstermek için elini uzattı.Mary held out her hand to show everybody her engagement ring.
Tom'a yardım etmek için elimden geleni yaptım.I tried my best to help Tom.
Sen iyi bir müşterisin, bu yüzden elimden geleni yapacağım.You're a good customer, so I'll do what I can.
Tom elinden geldiği kadar en kısa sürede ehliyetini almak istiyor.Tom wants to get his driver's license as soon as he can.
Elimizden geleni yaparız.We do what we can.
Elinden gelen en kısa sürede beni görmeye gel.Come and see me as soon as you can.
Eliden gelen en kısa sürede geri gel.Come back as soon as you can.
Lütfen buradan elinden geldiği kadar çabuk çık.Please get out of here as quickly as you can.
Herkes elinden geldiğince çok yapıyor.Everyone is doing as much as they can.
Elimden geleni yapmaya çalışıyordum.I was trying my best.
Sana söylediğimde elinden geldiğince şiddetli çek.Pull as hard as you can when I tell you.
Elimizden gelen her şeyi yapıyoruz, değil mi?We're doing everything we can, OK?
Üzgünüm, elimden gelenin en iyisini yaptım.I'm sorry, I did my best.
O, abartılı bir inleme çıkardı ve elini kapı tokmağına koydu.He let out an exaggerated groan and put his hand on the doorknob.
Kar o kadar sık düşmeye başladı ki küçük çocuk kendi elini göremedi.The snow began to fall so thickly that the little boy could not see his own hand.
Benim sadece iki elim var.I only have two hands.
Sadece iki elim var.I only have two hands.
Benim yalnızca iki elim var.I have only two hands.
Ben eve eli boş geldim.I came home empty handed.
Mary soğanları kıyarken elini kesti.Mary cut herself while she was mincing onions.
Tom sol elini mi yoksa sağ elini mi kullanır?Is Tom left-handed or right-handed?
O sıkıca benim elimi tuttu.She held my hand firmly.
Tom sol eliyle Mary'nin sağ elini yakaladı.Tom grabbed Mary's right hand with his left hand.
2.30'a kadar orada olmak için elimden geleni yapacağım.I'll do my best to be there by 2:30.
2.30'a kadar raporu hazırlamak için elimden geleni yapacağım.I'll do my best to have the report ready by 2:30.
Tom için elinden geleni yap.Do what you can for Tom.
Elimden geleni yapacağım, Tom.I'll do what I can, Tom.
Tom zamanında oraya varmak için elinden geleni yaptı.Tom tried his hardest to get there in time.
Önümüzdeki pazartesiden önce her şeyi dağıtmak için elimizden geleni yapacağız.We'll do our best to deliver everything before next Monday.
Tom'u yardım etmeye ikna etmek için elimden geleni yapacağım.I'll do my best to persuade Tom to help.
Tom elini onun kalbinin üstüne koydu.Tom put his hand over his heart.
Tom'un sağ elinde keskin bir ağrısı vardı.Tom had a sharp pain in his right hand.
Bana sağ elini göster.Show me your right hand.
Sol elini uzat.Hold out your left hand.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod