Benny Andersson, 18 yaşında İsveç'in ünlü gruplarından Hep Stars'ın elemanlarından biriydi.Benny Andersson was in de jaren 1960 lid van de Zweedse rockband The Hep Stars.
Kan şekilli elemanlar ve plazmadan oluşur.Het bloed bestaat uit plasma en cellen.
Titchener, buna karşı bilinç elemanlarının öznel ifadesi ile ilgilenmiştir.Tolkien zelf spreekt in dit verband over zijn secret vice.
Film ekibinde rol alan bazı elemanlar da bu işgale karşı yapılan direnişe bizzat katılmışlardı.Niet voor niets was een aantal sleutelfiguren die aan deze film meewerkten, zelf slachtoffer van deze lijst.
Bu elemanlar çoğunlukla bir elektrik devresinde bulunur.Vaak hebben deze inwendig een elektronische ruisbron.
Grup elemanları gerçek adları yerine takma isim kullanıyorlar.Ze gebruiken ook hun echte namen niet tijdens interviews.
Süs köpeği grubunun elemanları, kendilerine has farklı görünüşlere ve karakterlere sahiptirler.Een hondenras is een groep honden met in uiterlijk en gedrag overeenkomstige eigenschappen.
Bu dört kaldırışın üç tanesi farklı grup elemanlar seçilmelidir.Hiervoor moeten drie van de vier groepen drukken.
Sayısal elektronik sistemlerin en önemli elemanları, mantıksal (Lojik) kapılardır.Podstawowymi elementami budowy kwantowego komputera są kwantowe bramki logiczne.
(ETS elemanları elektron alma isteklerine göre dizilmişlerdir.(Wpływ emisji przemysłowych na wybrane elementy ekosystemów).
Bu takip sırasında Büro elemanları normal kapı aralarından ânîde birkaç blok ileriye hareket edebilmekteler.Tyle czasu potrzeba, aby fale radiowe pokonały tę drogę w jedną stronę.
Grup elemanları gerçek adları yerine takma isim kullanıyorlar.Reszta społeczeństwa używała jedynie imion.
1991 yılında grubun tüm elemanları solo çalışmları üzerine yoğunlaştı.Przez cały rok zespół koncentrował się na indywidualnych zajęciach.
Elemanlar arası seri köprülerle bağlanmıştır.Pylniki połączone szerokim łącznikiem.
Tüm elemanlar protokollerde kısaltmalar ile gösterilir.Wszystkie faule odnotowywane są w protokole w odpowiednim miejscu.
Daha sonra grup elemanları isim değişikliğine giderek Stereopony adında karar kıldılar.Później członkowie zespołu zmienili nazwę na Stereophonics.
L tipi matris:İki grubun elemanlarını birbiriyle ya da bir grubun elemanlarını kendisiyle ilişkilendirir.Ratlery przywiązują się do jednego, ewentualnie dwóch członków rodziny.
Bunun üzerine Gestapo elemanları tiyatroyu aramaya gelirler.W międzyczasie dowiadujemy się także, że Gestapo ma w hotelu agentów.
"Dişli çark" mühendislikte çark sisteminin makine elemanlarından biridir.Technika SON ma być jednym z elementów systemu mobilnego LTE.
Bunun yanında bazı teknik elemanları en üst seviye olan dört değil üç üzerinden değerlendirildi.Så fanns det, till exempel, fyra kompaniofficersgrader, inte tre.
Diğer grup elemanları da bu değişimden etkilenirler.Snart så börjar även de övriga familjemedlemmarna att märka den stora förändringen!
Tüm elemanlar başka gruplarla başka yerlerde çalmaya başlamıştı.Bandmedlemmarna hade samtliga tidigare spelat i andra lokala band.
Bunların en iyi bilinen örnekleri Alu elemanlarıdır.De bäst kända exemplen på detta är strypfikusar.
Grubun elemanları görünmektedir.Nomadiserande grupper förekommer.
Cat the Dog'un elemanlarıyla burada tanıştı.Det var den kvinnliga passageraren med hunden.
AU-zengini elemanlar ayrıca c-Jun ve c-Fos gibi onkogenik transkripsiyon faktörlerini düzenler.Dessa snabbverkande gener i sin tur uttrycker nya transkriptionsfaktorer, som Fos, Jun och Myc.
Yıllar sonra grup elemanları Something Wild'ı grubun en az gurur duyduğu albümlerden biri olarak nitelendirdi.Who Do We Think We Are räknas ibland av kritiker som ett av de lite svagare albumen från gruppen.
Mikrotübüller ise, demirleme elemanlarıdır.Mikrosporidier är små sporbildande parasiter.
Ayrıca ekosistemin elemanlarına zarar verir.I naturen tillhör de ekosystemens nedbrytare.
Küme elemanlarının radyal hızı spektrumlarının Doppler kayması ölçümleriile belirlenebilir.Radiell hastighet kan mätas med instrument som använder sig av dopplereffekten.
Paris Üniversitesi’nin çekirdeğini Chartles okullarında yetişmiş olan elemanlar teşkil ediyordu.Фабула твору заснована на досвіді навчання, який Шарлотта отримала в Брюсселі.
Bununla birlikte, temalar kullanıcı arayüzünün elemanlarını da değiştirir.Зміни торкнулися також користувальницького інтерфейсу.
Yüksek kırılma indisine sahip olan germanyum, optik elemanların yapılmasında kullanılır.Германій — непрямозонний напівпровідник, що ускладнює його використання в оптичних пристроях.
Kullanıcılar ve destek elemanları dahil hissedar analizi.Аналіз зацікавленими сторонами, включаючи користувачів, працівників підтримки проекту.
Gizli elemanlar: k {\displaystyle k} , x {\displaystyle x} .Дано дані спостережень: x → , y {\displaystyle {\vec {x}},y} .
Bunlar anahtar kelimeler, yorumlar, kontrol akışı ifadeleri, değişkenler ve diğer elemanları içermektedir.Ty obsahují klíčová slova, komentáře, řídící struktury, proměnné a další prvky.
Anâsır (esaslar, yani elemanlar), varlık türlerini oluşturan kurucu özlerdir.Jeho stavby nesou znaky manýrismu.
Ayrıca diğer grup elemanları gibi O da bir motor tutkunudur.Stejně jako ostatní, zemře pomocí motorové pily.
Diğer grup elemanları da bu değişimden etkilenirler.Je ovlivňována i dalšími proměnnými.
Ancak kısa sürede grup elemanları arasında anlaşmazlıklar ortaya çıktı.Brzy došlo ve spoluvládě k neshodám.
21 Ocak 1976, Londra, İngiltere), Spice Girls grubunun elemanlarındandır.Emma Bunton (* 21. ledna 1976) je anglická zpěvačka, členka skupiny Spice Girls.
Bu elemanlardan farkı duyma ve görme yoluyla iletilmesidir.Rozlišujeme zážitek vhledu a vhled jako takový.
Askeri kullanımda anten elemanları 2 – 3 inçlik bir çapa sahiptir.U druhu zmije rozlišujeme 2 až 3 poddruhy.
Omik devreler direnç elemanları içerir.Zobecnění závorek jsou distfixní operátory.
Alternatif kapak versiyonunda grup elemanlarının fotoğrafları kullanılmıştır.Na pozdější verzi obalu byla pouze fotografie členů kapely.
Grup elemanları Martin Lee , Lee Sheridan , Sandra Stevens ve Nicky Stevens'dır.Membrii formației sunt Martin Lee, Lee Sheriden, Sandra Stevens și Nicky Stevens.
Amino asitler ikincil yapı elemanları oluşturma yetenekleri bakımından çeşitlilik gösterir.Aminoacizii au un comportament diferit vis-a-vis de posibilitatea formării structurii secundare.
Bu sebeple bu tür elemanlara daha genel bir isim verilmiş ve indüktör (inductor) denilmiştir.În acest caz celelalte calculatoare se mai desemnează și drept guest („oaspete”).
Sihirli değnek, resim elemanlarını seçmeye yarayan bir işaretleme aracıdır.Sticla este un alt suport adecvat pentru pictură.
Montaj sistemleri ve inşaat sanayi için elemanlar üretmektedir.Unii lucrează cu designeri de interior pentru a crea aranjamente.
İkili sgüçlü teknik elemanları ve sunum yönleriyle fiziksel olarak birbirlerine daha uyumluydu.Ca mire și mireasă amândoi aveau un handicap fizic.
Rashawn Ross ve Tim Reynolds, grubun turne elemanlarıdır.Rashawn Ross és Tim Reynolds szintén teljesértékű turnétagok lettek.
Atıcı takımın elemanları, aralarında 15–20 m civarında bir mesafe olan iki çizgiye çekilir.A tüzérségnél a tűzvonalban a lövegek egy vonalban egymástól 15-20 m térközt vesznek föl.
Gazete için çalışan elemanlar pencereden protestocuların üzerine baskı mürekkebi döktüler.A felhasználókat egy felugró ablakban figyelmeztette a blokkolásról.
O kesinlikle grup elemanlarından olduğu kadar hayranları tarafından en fazla övgü toplayan kişiydi.Az eseményen egyértelműen ők kapták a legnagyobb biztatást a rajongóktól.
Mahyalar hususi saçlardan yapılmış elemanlarla yapılacaktır.Falait simára faragott kváderkövekből építették.
Özellikle Kablo TV, kablo modem ve uydu sistemlerinde kullanılan temel elemanlardan biridir.Ma már a kábel- és műholdas piac szereplői.
Koro erkek koro elemanları, orkestra ve dans grubundan oluşur.Az együttes férfi kórusból, zenekarból, és egy táncegyüttesből áll.
Bu sırada geç kalan Ballas elemanları da gelmişlerdi.Beltane napján aztán jöttek a többiek is.
Bu dört kaldırışın üç tanesi farklı grup elemanlar seçilmelidir.Első lépésként, a három szolgáltató közül kell választani.