İnsanlarda direk ilgilenecek 35.000 sağlık elemanı eğittiler.Entrenaron a 35.000 trabajadores de la salud para proporcionar atención directa a la gente.
İnsanlarda direk ilgilenecek 35.000 sağlık elemanı eğittiler.Formaram 35 000 funcionários de cuidados de saúde ampliados para tratarem directamente das pessoas.
İnsanlarda direk ilgilenecek 35.000 sağlık elemanı eğittiler.Hanno formato 35.000 addetti alla salute per portare le cure direttamente alla gente.
İnsanlarda direk ilgilenecek 35.000 sağlık elemanı eğittiler.Họ huấn luyện 35.000 nhân viên y tế mở rộng phục vụ y tế trực tiếp đến người dân.
İnsanlarda direk ilgilenecek 35.000 sağlık elemanı eğittiler.Ils ont formé 35.000 employés des soins étendus pour amener les soins directement aux gens.
İnsanlarda direk ilgilenecek 35.000 sağlık elemanı eğittiler.Kiképeztek 35.000 egészségügyi dolgozót, akik helyben látják el az embereket.
İnsanlarda direk ilgilenecek 35.000 sağlık elemanı eğittiler.Mereka melatih 35.000 tenaga kesehatan tambahan guna memberikan layanan kesehatan kepada masyarakat.
İnsanlarda direk ilgilenecek 35.000 sağlık elemanı eğittiler.Sie trainierten 35.000 Gesundheitsmitarbeiter, um die Menschen direkt versorgen zu können.
İnsanlarda direk ilgilenecek 35.000 sağlık elemanı eğittiler.Vytrénovali 35 tisíc zdravotnických pracovníků, kteří byli schopní dostat zdravotní péči přímo k lidem
İnsanlarda direk ilgilenecek 35.000 sağlık elemanı eğittiler.Wytrenowali 35,000 pracowników ochrony zdrowia by nieśli ludziom pomoc.
İnsanlarda direk ilgilenecek 35.000 sağlık elemanı eğittiler.Ze leidden 35.000 gezondheidswerkers op om rechtstreeks zorg aan de mensen te leveren.
İnsanlarda direk ilgilenecek 35.000 sağlık elemanı eğittiler.Εκπαίδευσαν 35.000 υπαλλήλους του συστήματος εκτεταμένης υγείας να παρέχουν άμεση φροντίδα στους ανθρώπους
İnsanlarda direk ilgilenecek 35.000 sağlık elemanı eğittiler.Вони навчили 35 тисяч працівників охорони здоров'я безпосередньо лікувати людей.
İnsanlarda direk ilgilenecek 35.000 sağlık elemanı eğittiler.Они обучили 35 000 работников здравоохранения и обеспечили врачебное наблюдение на местах.
İnsanlarda direk ilgilenecek 35.000 sağlık elemanı eğittiler.Те обучиха 35,000 специалисти здравни специалисти до доставят здравни грижи дирекно за хората.
İnsanlarda direk ilgilenecek 35.000 sağlık elemanı eğittiler.הם הכשירו 35,000 עובדי שלוחת הרפואה כדי להביא טיפול ישירות לאנשים.
İnsanlarda direk ilgilenecek 35.000 sağlık elemanı eğittiler.قاموا بتدريب 35ألف عامل إرشاد صحي لتقديم خدمات صحية مباشرة للناس.
İnsanlarda direk ilgilenecek 35.000 sağlık elemanı eğittiler.人々に直接医療ケアを提供するようにしました 医療従業者の比率は
- İşte bu, C'nin R üzeri N kümesinin bir elemanı olduğunun kanıtıdır. -Dat is, per definitie, wat we bedoelen als we zeggen dat x een element is van R^n.
İşte bu, C'nin R üzeri N kümesinin bir elemanı olduğunun kanıtıdır. -Eso es, por definición, a lo que nos referimos cuando nosotros decimos que "x" es un miembro de "Rn".
- İşte bu, C'nin R üzeri N kümesinin bir elemanı olduğunun kanıtıdır. -To, z definicji, oznacza że x jest elementem R^n.
İşte bu, C'nin R üzeri N kümesinin bir elemanı olduğunun kanıtıdır. -وهذا بالطيع, ما نقصد أن نقوله هو أن x هي عنصر من rn
İşte bu küçük sembol de 'elemanıdır' anlamına geliyor. xᵢ reel sayıların elemanı.Czyli ten mały symbol oznacza "JEST ELEMENTEM ZBIORU" Taki, że Xi jest elementem zbioru liczb rzeczywistych.
İşte bu küçük sembol de 'elemanıdır' anlamına geliyor. xᵢ reel sayıların elemanı.Donc, faire partie de, c'est ce que veut dire ce petit signe. Donc chaque xi faire partie des nombres réels.
İşte bu küçük sembol de 'elemanıdır' anlamına geliyor. xᵢ reel sayıların elemanı.Takže je prvkom, je to čo tento malý symbol znamená. Takže, každé xi je prvkom reálnych čísel.
İşte bu küçük sembol de 'elemanıdır' anlamına geliyor. xᵢ reel sayıların elemanı.즉 원소라는 거죠. 여기 이 기호가 의미하는 것이 바로 x_i가 실수집합의 원소라는 거예요
İşte bu küçük sembol de 'elemanıdır' anlamına geliyor. xᵢ reel sayıların elemanı.إذاً عضو من, هذا ما يعنيه هذا الحرف - الرمز- بحيثُ ان كل "xi" هو عضو من الأرقام الحقيقية
İşte bu küçük sembol de 'elemanıdır' anlamına geliyor. xᵢ reel sayıların elemanı.各 xi は、実数です。 xi はわかりますか?
Ki, esas elemanımız 1 olsun.Entonces sus entradas principales en cada fila son 1.
Ki, esas elemanımız 1 olsun.Zatem wiodące elementy w każdym wierszu to jedynki.
Ki, esas elemanımız 1 olsun.ان المدخلات الاساسية في كل صف هي 1
Kümenin elemanı olduğunu söylüyorsam, bu denklemi sağlaması gerekir. -저는 이것들이 이 세트의 구성원이라는 것을 증명하기 위해서 위 조건들을 만족해야 한다는 것입니다
Kümenin elemanı olduğunu söylüyorsam, bu denklemi sağlaması gerekir. -انني اقول انهما عناصر من المجموعة، ما يعني انهما يجب ان يحققا المعادلة
Lineer bağımlılığa göre, bu kümenin en az bir elemanı diğerlerinin lineer birleşimi olarak ifade edilebilir. -ان الاستقلال الخطي يعني ان عنصر واحد على الاقل من المجموعة يمكن ان يمثل
Matrisin dokuz elemanı olurdu, üç satır ve üç sütün. Ama bu iki matrisi toplayamayız.Men du kan inte lägga till dessa två matriser.
Matrisin dokuz elemanı olurdu, üç satır ve üç sütün.Anda akan memiliki unsur-unsur yang tepat sembilan dan Anda akan memiliki tiga baris tiga kolom.
Matrisin dokuz elemanı olurdu, üç satır ve üç sütün.Deze matrices kun je niet optellen...
Matrisin dokuz elemanı olurdu, üç satır ve üç sütün.Je crois que vous saisissez. On aurait exactement neuf éléments et on aurait trois lignes et trois colonnes.
Matrisin dokuz elemanı olurdu, üç satır ve üç sütün.Máme presne deväť prvkov v troch radách a troch stĺpcoch.
Matrisin dokuz elemanı olurdu, üç satır ve üç sütün.Sie müssten genau neun Elemente und Sie hätte drei Reihen mit je drei Spalten.
Matrisin dokuz elemanı olurdu, üç satır ve üç sütün.Tiene exactamente nueve elementos y tiene tres filas de tres columnas.
Matrisin dokuz elemanı olurdu, üç satır ve üç sütün.Você terá exatamente nove elementos e voce tera tres linhas e tres colunas
Matrisin m adet satırı olduğu için, bu sütun vektörlerinin her birinin m elemanı olacak. -هذه مصفوفة m×n، لذا ستحتوي على على m --تمتلك المصفوفة m صفوف، او كل واحد من
Mesela, Satranç oynuyorsanız bu durumda oyun elemanı (game agent) için ortam siz oluyorsunuzAls je bijvoorbeeld schaak speelt, dan ben jij de omgeving voor de game agent.
Mesela, Satranç oynuyorsanız bu durumda oyun elemanı (game agent) için ortam siz oluyorsunuzAssim, por exemplo, se você jogar o jogo de xadrez, então você é o ambiente para o agente de jogo.
Mesela, Satranç oynuyorsanız bu durumda oyun elemanı (game agent) için ortam siz oluyorsunuzDe exemplu, daca joci o partida de sah, atunci tu esti mediul agentului de joc.
Mesela, Satranç oynuyorsanız bu durumda oyun elemanı (game agent) için ortam siz oluyorsunuzJadi misalnya, jika Anda memainkan game Catur, maka Anda adalah lingkungan dari agen game.
Mesela, Satranç oynuyorsanız bu durumda oyun elemanı (game agent) için ortam siz oluyorsunuz예를 들어, 체스 게임을 한다고 합시다. 그러면 당신은 게임 에이전트에게 있어 주변환경이 됩니다.
Mesela, Satranç oynuyorsanız bu durumda oyun elemanı (game agent) için ortam siz oluyorsunuzNapříklad když hrajete šachy, tak jste pro herního agenta okolím.
Mesela, Satranç oynuyorsanız bu durumda oyun elemanı (game agent) için ortam siz oluyorsunuzNapríklad keď hrajete šach, tak ste pre herného agenta okolím.
Mesela, Satranç oynuyorsanız bu durumda oyun elemanı (game agent) için ortam siz oluyorsunuzNa primer, če igrate šah, potem igralnemu agentu predstavljate okolje.
Mesela, Satranç oynuyorsanız bu durumda oyun elemanı (game agent) için ortam siz oluyorsunuzPar exemple, si vous jouez aux échecs, alors vous êtes l'environnement pour l'agent de jeu.
Mesela, Satranç oynuyorsanız bu durumda oyun elemanı (game agent) için ortam siz oluyorsunuzPéldául, ha sakkozol, akkor te vagy a játék ügynök környezete.
Mesela, Satranç oynuyorsanız bu durumda oyun elemanı (game agent) için ortam siz oluyorsunuzPer cui per esempio, se giochi a Scacchi, allora tu sei l'ambiente per il game agent.
Mesela, Satranç oynuyorsanız bu durumda oyun elemanı (game agent) için ortam siz oluyorsunuzSå hvis du eksempelvis spiller skak, så udgør du omgivelserne for spilleagenten.
Mesela, Satranç oynuyorsanız bu durumda oyun elemanı (game agent) için ortam siz oluyorsunuzSå till exempel, om du spelar schack, så är du en del av spelagentens miljö.
Mesela, Satranç oynuyorsanız bu durumda oyun elemanı (game agent) için ortam siz oluyorsunuzVí dụ, nếu bạn chơi trò Đánh cờ, vai trò của bạn lúc đó là môi trường đối với tác nhân trò chơi.
Mesela, Satranç oynuyorsanız bu durumda oyun elemanı (game agent) için ortam siz oluyorsunuzWenn ihr beispielsweise Schach spielt seid ihr die Umgebung für den Spielagenten.
Mesela, Satranç oynuyorsanız bu durumda oyun elemanı (game agent) için ortam siz oluyorsunuzZatem na przykład jeśli grasz w szachy, to jesteś środowiskiem grającego agenta.
Mesela, Satranç oynuyorsanız bu durumda oyun elemanı (game agent) için ortam siz oluyorsunuzΈτσι, για παράδειγμα, αν παίζεις σκάκι τότε αποτελείς το περιβάλλον του πράκτορα παιχνιδιού.