O kıdemli bir elemandır.He's an old timer.
Bizim satış elemanlarıyla konuştum.I talked with our sales people.
Satış elemanı elbiseyi alması için onu ikna etti.The salesperson persuaded her to buy the dress.
O mağaza 20 tane satış elemanı çalıştırır.That store employs twenty clerks.
25 dolarlık bir çek düzenledim ve onu satış elemanına verdim.I made out a check for $25 and handed it to the salesperson.
Bir satış elemanıyım.I'm a salesperson.
Çok yoğunuz ve elemanımız az.We are very busy and short-handed.
Biz yıl sonunda elemanı çok az oluruz.We become very shorthanded at the end of the year.
O bir büro elemanıdır.He is an office worker.
Bir satış elemanı olarak bir iş başvurusu yaptı.She applied for a job as a saleswoman.
Ben şirketimiz için bir satış elemanıyım.I'm a salesman for our company.
Bir servis elemanı bizim fırını denetledi.A serviceman inspected our furnace.
Tom şimdiye kadar sahip olduğumuz en iyi eleman.Tom is the best employee we've ever had.
Bayan satış elemanı yazarkasayı açamadı.The salesgirl couldn't open the cash register.
Onların elemanı azdı.They were shorthanded.
Tom doktor değil, satış elemanıdır.Tom is a salesman, not a doctor.
Kız kardeşim şu anda bir satış elemanı olarak süpermarkette çalışıyor.Currently, my sister is working as a saleswoman in the supermarket.
Bir büyük girişimin ana elemanı kendine güvendir.Self-confidence is the principal element of any great endeavor.
Bizim tarafımızda sürpriz elemanımız olacak.We'll have the element of surprise on our side.
Yeni eleman kim?Who's the new guy?
Tom'un her zaman otorite elemanları ile ilgili bir sorunu olmuştur.Tom has always had a problem with authority figures.
Eleman aradığınızı bilmiyordum.I didn't know you were hiring.
Onların eleman aramadığını zaten biliyorum.I already know they're not hiring.
Tom bir satış elemanı olarak bir iş için başvurdu.Tom applied for a job as a salesman.
Birkaç deneyimli satış elemanını işe almak istiyorum.We want to hire some experienced salespeople.
Hiç Fransızca konuşan elemanınız var mı?Do you have any French-speaking employees?
Tom yılın çoğunu Mary'nin Senato kampanyasında bir eleman olarak çalışarak geçirdi.Tom spent much of the year working as a staffer on Mary's Senate campaign.
Tom eski bir eleman.Tom is an old-timer.
Elemanımızın az olduğu apaçık.We're obviously short-handed.
Ben hep bir satış elemanıydım.I've always been a salesman.
Çok daha fazla satış elemanı işe alıyoruz.We're hiring a lot more salespeople.
Nitelikli eleman bulmak zorlaşıyor.It's getting harder to find qualified employees.
Tom bar güvenlik elemanını geçemedi.Tom couldn't get past the bouncer.
Tom iyi bir satış elemanıdır.Tom is a good salesman.
Polis departmanı eleman alıyordu.The police department was recruiting.
Tom satış elemanı olarak başladı.Tom started out as a salesman.
Sami Müslüman olmadan önce mafya elemanıydı.Sami was an ex-gang member before he converted to Islam.
Tom bir gece kulübünde güvenlik elemanıdır.Tom is a bouncer at a nightclub.
Sami'nin daha fazla eleman işe alması gerekiyordu.Sami needed to hire more staff.
Tom bir araba satış elemanıydı.Tom was a car salesman.
Kedilerin sahibi yoktur, elemanı vardır.Cats don't have owners, they have staff.
Size daha nitelikli elemanların olduğu bir liste hazırladım.I prepared a list of more qualified applicants for you.
Eleman almaya gerek yok.There's no need to get personal.
Ben sadece bir grubun bir elemanıyım, ve bence Death bir metal grubudur."I'm just a guy from a band, and I think Death is a metal band."
Ocak 2007 Tunus iki güvenlik elemanını kaybettiğinde 12 GSPC militanını öldürdüğünü söyledi.2007 January: Tunisia said it killed 12 GSPC militants while losing two security men.
Grubun eski elemanlarından Jeff Tucci (Ho Ho Spade) Kasım 2014'te hayatını kaybetti.Former band member Jeff Tucci (Ho Ho Spade) died in November 2014.
Orayı uzun bir süre işlettikten sonra yanına eleman olarak Anya'yı alır.Thus, the posterior shoulder faces the rectum of the mother during delivery.
Nadya Klyueva, bir araştırma enstitüsünün çok iyi bir elemanıdır ve özel hayatını organize edemez.Nadya Klyueva, a very nice employee of one research institute cannot arrange her personal life.
Bu, tüm Mac OS X arayüzünde sadece böyle bir eleman görünen üç yerlerden biridir.This is one of only three places in the entire Mac OS X interface where such an element appears.
Gizli elemanlar: k {\displaystyle k} , x {\displaystyle x} .Private elements: k {\displaystyle k} , x {\displaystyle x} .
Muxamba, en az 400 RENAMO elemanı ile başlarındaki komutan binbaşı Mabachi tarafından tutulmuştur.Muxamba was believed to hold at least 400 RENAMO elements commanded by Major General Mabachi.
White 1835'te Edgar Allan Poe'yu yazar kadrosu elemanı ve eleştirmen olarak işe aldı.White hired Edgar Allan Poe in 1835 as a staff writer and critic.
Bununla birlikte, temalar kullanıcı arayüzünün elemanlarını da değiştirir.However themes also change elements of the user interface.
Bu elemanlar basit veya istenildiği kadar karmaşık olabilir.This can be as detailed or as simple as desired.
Zenginleştirme ve yakıt elemanı imalatı yok.No enrichment and fuel element fabrication.
Grubun diğer iki elemanı T-Roy ve G-Wiz dansçılardı.The other two members, T-Roy and G-Wiz were the dancers.
Nil vadisinde gemi ve mavnalar önemli askerî elemanlardı.Within the Nile valley itself, ships and barges were important military elements.
Ama, RENAMO elemanları kaçmış ve sadece 8 kişi esir alınmıştır.However, most RENAMO elements in the bases managed to escape and only eight were captured.
Bir ısıtma elemanına sahip küçük bir elektrikli ısıtıcı 1 kilowatt kullanabilir.A small electric heater with one heating element can use 1.0 kilowatt.
Ancak 1980'de grup elemanları kendi yollarına gitmeye karar verdi ve dağıldı.However, in 1980, the group members decided to go their separate ways and disbanded the band.