Elektrikçiye ne kadar para ödedin?How much did you pay the electrician?
Elektrik kesildiğinde herkes şaşkınlık içinde koşuşturuyordu.When the electricity went off everyone was rushing about in a state of confusion.
O, elektrikli cihazları tamir eder.He repairs the electrical devices.
O, elektrikli cihazları onarır.He repairs the electrical devices.
Bodrumda da bir elektrik lambası var.There's an electric light in the basement as well.
Bir elektrik prizine ihtiyacım var.I need an electrical outlet.
Birkaç elektrik kesintisi ihbarı oldu.There have been reports of several power outages.
Ütü fazlaca elektrik kullanır.The iron uses a lot of electricity.
Ütü çok elektrik harcar.The iron uses a lot of electricity.
Elektrik şirketinin müdürü kovulacak.The manager of the electric company will be fired.
Tom elektrik çarpması sonucu öldü.Tom died from electrocution.
Kaldığımız kabinde elektrik yoktu.The cabin we stayed in didn't have electricity.
Elektriksiz hayat nasıl olurdu?What would life be like without electricity?
Elektrik kesintisine ne neden oldu?What caused the power outage?
Makine çok miktarda elektrik üretti.The machine generated large amounts of electricity.
Avusturya, Avrupa'nın en büyük elektrik üreticilerinden biridir.Austria is one of the largest producers of electricity in Europe.
Elektrik keşfedilmeden önce Noel ağaçları mumlarla aydınlatılırdı.Before electricity was discovered, Christmas trees used to be lit by candles.
Bu araba bir elektrikli araba.This car is an electric car.
Dünyada 1,3 milyar insan elektrikten yoksundur.1.3 billion people around the world lack access to electricity.
Onlar yeni bir elektrikli süpürge aldılar.They bought a new vacuum cleaner.
Tom'un köpeği elektrik süpürgesiyle temizlenmeyi sever.Tom's dog likes to be vacuumed.
Elektrikli araçların popülaritesi artmaktadır.Electric vehicles are growing in popularity.
Elektrik, kiraya dahil mi?Is the electricity included in the rent?
Su ve elektrik, kiraya dahil mi?Are the water and electricity included in the rent?
Tom arabasını elektrik süpürgesiyle temizledi.Tom vacuumed his car.
Tom üç yüz dolara Mary'ye elektrik tesisatı çekti.Tom wired Mary three hundred dollars.
Elektrik kablosu eksik.The electrical cord is missing.
Elektrik kablosu kayıp.The electrical cord is missing.
Artık elektrik yok.There's no more electricity.
Elektrikli sandalye bir dişçi tarafından icat edildi.Electric chair was invented by a dentist.
Elektrikli arabalar dünyayı değiştirecek.Electric cars will change the world.
Gelecekte herkes elektrikli bir araba kullanacak.In the future, everyone will drive an electric car.
Aniden elektrikli otomobilin enerjisi tükendi.The electric car suddenly ran out of energy.
Benimki elektriklidir.Mine is electric.
Elektrik lambaları onun gözlerini kamaştırdı.The electric lights dazzled her eyes.
Elektrikli otomobiller ne kadar çevre dostu?How environmentally friendly are electric cars?
Nadiren elektrikli el aletleri kullanıyorum.I seldom use power tools.
Elektrik işkencesi olağanüstü acı vericidir.Electric torture is extraordinarily painful.
Elektrik ölümcül olabilir.Electricity can be lethal.
Elektrik çalışmıyor.The electricity's not working.
Bir iyon, net elektrik yüklü bir atom veya moleküldür.An ion is an atom or molecule with a net electric charge.
Elektrikten tasarruf etme yolları arıyorum.I'm looking for ways to save on electricity.
Elektrik faturam pahalıdır.My electricity bill is expensive.
Elektrik faturasını ödemeyi unutmadın, değil mi?You didn't forget to pay the electricity bill, did you?
Benim elektrikli bisikletim katlanır.My electric bicycle is foldable.
Katlanabilir bir elektrikli bisikletim var.I've got an electric bike that's foldable.
Elektrikli bisikletim katlanabilir.My electric bike is foldable.
Elektrikli bir bisiklet satın aldım.I bought an electric bicycle.
Elektrikli bir bisiklet aldım.I've bought an electric bicycle.
Bir elektrikli bisiklet satın aldım.I bought an electric bike.
Leyla, elektrik faturasının çok yüksek olduğunu düşündü.Layla thought her electricity bill was too high.
Evlerinin elektrik veya musluk suyu yok.Their homes don't have electricity or running water.
Bu elektrikli süpürge ağırdır.This vacuum cleaner is heavy.
Bu elektrikli süpürge ağır.This vacuum cleaner is heavy.
Leyla'nın babası bir elektrikçiydi.Layla's father was an electrician.
Tom'un arabasının elektrikli pencereleri vardır.Tom's car has electric windows.
Binlerce haneye elektrik sağlayacak kadar güneş paneli kuruldu.Enough solar panels have been installed to provide electricity to thousands of households.
Elektrik prizden su musluktan geliyor.Electricity comes from the wall socket, and water from the tap.
Ben hiç elektrikli testere kullanmadım.I've never used a chainsaw.
Tom bir elektrikçidir.Tom is an electrician.