Ana içeriğe geç
Sözlük

elektrik ile cümle

elektrik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Florida Panhandle'da 77,000 insan elektriksiz kalmıştır.Nel Florida Panhandle, 77 000 persone sono rimaste senza energia elettrica.
Babası elektrik mühendisiydi ve Venedik’in elektriklenmesine katkıda bulunmuştu.Suo padre era un ingegnere elettrotecnico che partecipò alla elettrificazione di Venezia.
1973'te Kobe'de bir elektrikli makine şirketi satın aldı ve Shin Nihon Kikaku'yu kurdu.Nel 1973, acquisì una società di impianti elettrici a Kōbe, creando la Shin Nihon Kikaku.
Ayrıca kasırga 3 milyon kişiyi elektriksiz bırakmıştır.Si è stimato che l'uragano ha lasciato tre milioni di persone senza energia elettrica.
Mini-DIN konnektör, çok çeşitli uygulamalarda kullanılan çok kutuplu elektrik konektörlerinin bir ailesidir.Il connettore mini-DIN appartiene ad una famiglia di connettori elettrici utilizzati in diverse applicazioni.
Annesi bir İspanyolca öğretmeniydi, babası ise bir elektrik şirketinde çalışıyordu.Sua madre era un'insegnante di spagnolo, suo padre lavorava per una compagnia elettrica.
Elektrik sistemi: Güneş panelleri, 24.48 + 12.24 m², toplam 36.72 m².Sistema elettrico: pannelli solari, 24,48 + 12,24 m², 36,72 m² totale.
Elektrik ve su bazı bölgelerde kesildi.Acqua ed energia furono tagliati nella città.
Burada elektrik yoktur.(«Non c'è elettricità.
Telefon hattı 1902 yılında kuruldu ve şehre 1913 yılında elektrik verildi.Il primo telefono venne installato in città nel 1902 e Celje venne elettrificata nel 1913.
P241 Patlamaya dayanıklı elektrikli/havalandırma/tutuşturucu/.../malzeme kullanın.P241 – Utilizzare impianti elettrici/di ventilazione/d'illuminazione/.../a prova di esplosione.
Elektrik sistemi: 2.40 kW.Sistema elettrico: 2,40 kWh.
Fırtına boyunca 900,000 insanın üzerinde insan, elektriksiz kalmıştır.Più di 900 000 persone nello Stato hanno subito mancanza di energia elettrica.
Dalgıç pompalar: Elektrikle çalışır.Attacchi Rombo di Tuono: Può generare elettricità.
Bunun için dizel-elektrikli paralel hibrid motordan yararlanılır.Motore ibrido parallelo diesel-elettrico.
Elektrik 1987 yılında gelmiştir.Per questo venne elettrificata nel 1987.
1904: İtalya'da Larderello'da jeotermal buhardan ilk elektrik üretimi sağlandı.Inoltre, nel 1904, veniva costruita a Larderello la prima centrale geotermoelettrica del mondo.
Kurşun stifnat özellikle kıvılcım ve statik elektrik deşarjına duyarlıdır.Lo stifnato di piombo è particolarmente sensibile al fuoco e alle scariche di elettricità statica.
Siyasete başlamadan önce, bir elektrik mühendisi ve iş adamı idi.Prima di darsi alla politica era una donna d'affari e avvocato aziendale.
Yüksek bir elektrik gücü vardır.Ha un buon isolamento elettrico.
Almanya Karlsruhe Teknik Üniversitesinde Elektrik Mühendisliği tahsili görmüştür.Ottenne la laurea in ingegneria elettrotecnica presso l'Università Tecnica di Karlsruhe.
Elektrik sistemi: 1.20 kW.Sistemi elettrici: 1,20 kWh.
Hattın elektrikifikasyonu 1977'de sonunda tamamlanmıştır.L'elettrificazione della linea fu completata alla fine degli anni settanta.
Babası elektrik mühendisi, annesi ise laboratuvar teknisyenidir.Suo padre è un ingegnere elettronico, mentre sua madre lavora come tecnico di laboratorio.
Daha sonra evdeki bütün elektrikli aletler kendiliğinden çalışmaya başlar.Durante una notte in casa ogni elettrodomestico inizia a funzionare nonostante siano spenti.
Kamp binaları Ağustos 1944'te tamamlandı ve elektrikli çitlerle çevrildi.La costruzione del campo fu completata ad agosto con l'installazione di una recinzione elettrificata.
Elmas, mükemmel bir elektrik izolatörüdür.Carlos è anche un'ottima fotografa di eclissi solare.
Elektrik sistemi: 1.00 ortalama kW.Sistema elettrico: 1,00 kW di media.
Doğrusal parçacık hızlandırıcılarda zamanla değişen elektrik alanı kullanılmaktadır.Parte elettrica sostituita nel tempo.
Favorit'te elektrikli marş motoru vardır.Al fianco il suo volante preferito.
Şehirde elektrikli el aleti üreticisi Makita'nın merkezi bulunmaktadır.Nella città predomina l'industria elettromeccanica.
Elektrik tesisatı yeni değişmiştir uzunkopruluyuz.bizPotenza (elettrotecnica) Fasore Corrente alternata Corrente continua
Sulama ve elektrik üretimi için kullanılır.Serve per l'irrigazione e la produzione di energia elettrica.
Elektrikle çalışan model uçaklar 1970'lerden beri uçmaktadır.Il servizio postale regolare per aereo esiste dal 1928.
Tramvay ağı 2 Şubat 1914 tarihinde Katenersiz tel ile elektrikli hale getirildi.Il 2 febbraio 1914, la rete tranviaria è stata elettrificata con linee aeree di contatto.
Kişi başına yıllık elektrik tüketimi ortalama 8460 kw/saattir.Il consumo annuo è di circa a 6,8 kg per abitante.
1951 - Arco'da (Idaho, ABD) EBR1 nükleer reaktörü, ilk elektrik üretimini gerçekleştirdi.Così, all'inizio di ottobre 1956, il reattore G1 produsse dell'elettricità.
12 voltluk elektrik sistemi mevcuttur.L'impianto elettrico era a 12 volt.
Hibrid olarak tasarlanan otomobil, hem elektrik hem de benzinli motor bulundurmaktadır.Sono in progettazione anche motori ibridi a benzina/elettrici.
Yoksa elektrik bu iş için kasıtlı mı kesilmiştir?L'auto elettrica conviene o no?
Mahalleye ulaşımı sağlayan yol asfaltlı değil, mahallede elektrik ve sabit telefon vardır.Non serve costruire nulla lungo le strade, basta la rete mobile dei telefoni.
Köye ilk defa 1926 yılında elektrik gelmiştir.L'elettricità arrivò per la prima volta al villaggio nel 1945.
1970 li yıllarda yeni evler ve yeni bir okul kurularak elektrik bağlandı.Negli anni 1840 furono fondati nuovi edifici conventuali e una scuola.
Günlerce sorgulandı ve işkence edildi, lastik hortumlar ve elektrik kablolarıyla kırbaçlanıyordu.Per cinque giorni fu brutalmente picchiato e torturato con scosse elettriche.
Alex, elektrik kablosunu tutar ve elektrik kablosu Alex'e çarpar fakat Alex ölmez.Qualcuno ha appiccato un incendio sopra ad alcuni container, ed Alex vuole spiegazioni, ma Alice non parla.
Viyana'ya geri döndüğünde, Franz Josef Popp elektrik mühendisi olarak Viyana şirketi AEG-Birliği'ne katıldı.Tornato a Vienna è entrato a far parte dell'azienda Viennese AEG come ingegnere elettrico.
Böylece elektrofor bir elektriksel bütünlük olarak tarafsız kalmış oluyor.Un esempio è lo scenario in cui l'elettricità viene a mancare per un intero isolato.
Ama elektrikli asansörlerin çoğu artık çekmeli tiptedir.La maggior parte dei tiralatte elettrici sono del tipo a sistema di raccolta aperto.
Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt değildir köyde elektrik ve sabit telefon vardır. cep telefonları çekmektedir.Nella Città delle Tenebre non è disponibile la corrente elettrica e possedere telefoni cellulari è un reato.
Genellikle elektrik üretiminde kullanılır.Viene principalmente utilizzato per la produzione di energia elettrica.
Fosil yakıtlardan farklı olarak, elektrik düşük bir entropidir.Contrariamente all'aerogel di carbonio è uno scarso conduttore elettrico.
Elektriksel direncin birimi ohm’dur.L'unità di misura di entrambe è l'ohm.
Elektriksel iletkenliği 50 pS/m değerinin üzerinde olan sıvılar ise non-akümülatör olarak adlandırılır.Si noti che il valore di 150 lm/W fornito per le lampade allo xeno sembra essere un refuso.
1968 de köye elektrik gelmiştir.1918 Arriva in paese la corrente elettrica.
Temmuz 2012’de baraj yapımı tamamlanarak 2013 Temmuz ayında da elektrik üretimine geçilmiştir.Ad oggi (ottobre 2013) nulla si sa della messa in produzione dell'auto.
Elektrikçi olarak da eğitim almıştır.Intanto lavorava come elettricista.
Dizel lokomotifler çoğunlukla,dizel elektrik tahrikli lokomotiflerdir.Quasi tutte le linee ad alta velocità usano locomotive elettriche.
Kokpit camı elektrikle ısıtılabilmektedir.Il parabrezza può essere riscaldato.
Gücünü arka tekerleklere ileten iki ayrı elektrik motorundan alan HU-GO böylece 17 beygir güç üretmektedir.La ReCharge utilizza due motori elettrici Hi-Pa Drive solidali alle ruote.
ELEKTRİK: Elektrik 1985 yılında gelmiştir.L'acqua è arrivata nel 1985, mentre la luce elettrica nel 1988.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod