Baştan ödemek yok ve elektrik faturaların düşecek.It's no money down, and your utility bill decreases.
Yeni tür bir elektrik sistemi inşa ediyorsun.You're kind of building a new type of distributed utility.
Sonunda elimize geçecek devasa bir elektrik dağıtım ağı.What it amounts to is a giant distributed utility.
(Elektrik kesintisi)(Fuse blowing)
Elektrik aksamına dikkat.Mind the electrics.
[Rüzgâr; Elektrik ve Güneş enerjisi, Arabalar; Biyogaz][Wind; Electric & Solar Cars; Biogas]
Bu tiyatrodaki ışıkların kullandığı elektrik sadece birkaç dakika önce üretildi.The electricity powering the lights in this theater was generated just moments ago.
Pil ile güneşten, parlamazken bile, elektrik çekebilirdik.With it, we could draw electricity from the sun even when the sun doesn't shine.
Yerine, elektrik borsasının hedef fiyatına uygun ürünler icat edelim.Instead, let's invent to the price point of the electricity market.
Bataryayı şarj etmek için bir elektrik kaynağı bağlarız.Now to charge the battery, we connect a source of electricity.
Bu miktarda enerji 200 Amerikan hanesinin günlük elektrik ihtiyacını karşılamak için yeterli.That's enough energy to meet the daily electrical needs of 200 American households.
Aynı simetri elektrik alan için de geçerli.Because that was also true of electric field.
Sabit bir yük yine sabit bir elektrik alan tarafından itilir ya da çekilir. -A charge, a stationary charge, is obviously pulled or pushed by a static electric field.
Aynı zamanda bu yük kendi sabit elektrik alanını oluşturur.And it also creates its own static electric field.
Yani aynı zamanda elektrik alana benzer. -And then it might look a little bit more like an electric field.
Elektriksel alan olabilir, manyetik alan olabilir.That's exactly what this would describe.
Elektrikli testere veya öyle bir ţey lazým.[PewDiePie grunts] I need a chainsaw or something.
Fakat elektrikli araç kelimesini kullandığımda, insanlar araçları düşünür.But when I say the word electric vehicle, people think about vehicles.
Bu elektrik yüklü bir efekt.The effect is just electric.
Işık tutarsanız, elektrik üretiyorlar.If you shine a light on them, they produce electricity.
Elektrik geçirirseniz, ışık saçıyorlar.If you put electricity on them, they emit light.
Elektrik taşımasında yeni yollar.New ways of making electric transportation.
- Ve bu belki de elektriksel yükler içinde geçerlidir. -And maybe that's happening with the electric charges as well.
Eğer Coulomb Yasası'na uygularsak elektriksel kuvveti bulmuş oluruz. -So if we just plug them in to Coulomb's Law, we get the force due to the electricity.
Musluk suyu yok, elektrik yok.No running water, no electricity.
İlk arabam elektrik yeşili 1975 model Mustang idi.And my first car was a 1975 electric-green Mustang.
Mesela elektriksel uyarı örneğini ele alalım.Let's take the example of electrical stimulation.
Bu kabloların gerçekten bir elektrik kaynağına bağlı olup olmadığı bilinmiyordu.But they really scarred them.
Elektrik faturası ne kadar geliyor biliyor musun?Do you know how much the electricity bill is?
- Otomatik elektrikli süpürge.- An automatic vacuum cleaner.
"Neden elektriksel birşey hissediyorum?"Now, these people will make guesses, they'll say things like, "Why am I getting electricity?
Bana 'Elektriksel' diyor.He's saying to me, 'Electricity.'
Elektrikçi miydi? " Hayır.Was he an electrician?" "No."
"Elektrikli traş makinesi mi vardı?" Hayır."Did he ever have an electric razor?" "No."
Ve böylece, zengin dünyada elektrikle harika bir durumdayızAnd so, we're in a wonderful situation with electricity in the rich world.
Ve internetle elektrik endüstrisi arasında bir çok benzerlik var.And there are a lot of similarities between the Internet and the electric industry.
Ama elektrik de çok, çok geniş, o yüzden bir anlamda daraltmak gerek.But electricity is also very, very broad, so you have to sort of narrow it down.
Ve ama aslında -- elektrik geldi.And, but it really -- it got the electricity.
Ve elektrikli vantilatör çok başarılıydı.And the electric fan was a big success.
Ve elektrikli ütü, bu da çok başarılı.The electric iron, also very big.
Bu ilk elektrikli süpürge, 1905 yılı Skinner elektrikli süpürgesi,This is the first vacuum cleaner, the 1905 Skinner Vacuum, from the Hoover Company.
Bu elektrikli kravat ütüsü, hiçbir zaman pek tutmadı.This is the electric tie press, which never really did catch on.
Bunlar da hiçbir zaman pek tutmadı: elektrikli ayakkabı ısıtıcısı ve kurutucusu.These never really caught on either: the electric shoe warmer and drier.
Henüz elektrik prizini icat etmemişlerdi.They hadn't invented the electric socket yet.
O yüzden bu -- hatırlayın, evlere elektrik için hat çekilmemişti.So this was -- remember, they didn't wire the houses for electricity.
Herkes bu elektrikli çamaşır makinelerinden bir tane istiyordu.Everybody wanted one of these electric washing machines.
Küresel konumlandırma sistemi (GPS) kullanamayız, kendi elektrik gücümüzü getirmek zorundayız.We can't use GPS, we have to bring our own power.
Beyaz ışıklar elektrik lambaları.The white lights are the lights of electricity.
Şimdi yapacağımız şey, çok basit bir elektrikli motor.What we do is make a very simple electric motor.
Ve bu elyaf bir LED'e tutturulmuş elektrik telini döndürüyor.And this fiber turns a wire attached to an LED.
Bir üçüncü grubun mesajı, iyi vatandaşlar olmak, elektrik kesintilerini önlemek hakkında.And still a third group got a message about being good citizens, preventing blackouts.
Levhanın bu küçük alanının q yükünün olduğu yerde oluşturduğu elektrik alan E1,So what do we get?
Elektrik alanın büyüklüğü ne demek olduğunu anladıktan sonraFair enough.
Onların elektrikleri var, ama sorum şu, kaçının çamaşır makinesi var?They have electricity, but the question is, how many have washing machines?
Aynı zamanda elektrik de kullanıyorlar.And they also have electricity.
Hesaplama gücüne sahipler. Elektrik sinyallerine sahipler.They have computing power, they have electrical signals.
Evet, kelimelerimiz elektrik potansiyel enerjisiSo the two words are electrical-- or sometimes you'll see electric instead of electrical.
Elektrik potansiyel enerji yük ile ilgilidir.Electrical potential energy is associated with a charge.
Yani, elektrik yük taşıyan bir parçacıkla ilgilidir.It's associated with a particle that has some charge.
Elektriksel potansiyel (elektrik gerilim) ise konumla ilgilidir. -Electrical potential, or electric potential, this is associated with a position.