Sahip olduğun her şey bir gün seni ele geçirecektir.Everything you have will have you someday.
Bodrumda da bir elektrik lambası var.There's an electric light in the basement as well.
Ben o kitap için bir eleştiri yazısı yazacağım.I will write a review of that book.
Bir elektrik prizine ihtiyacım var.I need an electrical outlet.
Tüm elektronik cihazlar görevli tarafından kontrol edilmelidir.All electronic devices must be checked with the guard.
Bugüne kadar Periyodik elementler tablosunda kaç element vardır?How many elements are there in the Periodic Table of Elements to date?
İlk tam elektronik bilgisayar geçen yüzyılın ortasına yakın geliştirilmiştir.The first fully electronic computer was developed near the middle of the last century.
Sizin eleştiriniz asılsızdır.Your criticism is unfounded.
Onlar ortamı elektronik müzikle yorumluyor.They interpret ambient electronic music.
Kurşun, sembolü Pb olan kimyasal bir elementtir.Lead is a chemical element symbolised by Pb.
Birkaç elektrik kesintisi ihbarı oldu.There have been reports of several power outages.
Ütü fazlaca elektrik kullanır.The iron uses a lot of electricity.
Ütü çok elektrik harcar.The iron uses a lot of electricity.
Elektrik şirketinin müdürü kovulacak.The manager of the electric company will be fired.
Bu çevredeki çoğu insanın elektriği yok.Most people around here have no electricity.
Bizim hiç elektriğimiz yok.We have no electricity.
Tom fotoğrafı eleştirdi.Tom criticized the photo.
Onlar çoğu zaman bizi eleştirirler.They often criticize us.
Tom elektrik çarpması sonucu öldü.Tom died from electrocution.
Çiftler burada halk içinde genellikle el ele tutuşmazlar.Couples don't usually hold hands in public here.
Kaldığımız kabinde elektrik yoktu.The cabin we stayed in didn't have electricity.
Tom elendi.Tom was eliminated.
Onları ele alabilirim.I can handle those.
O mesele henüz ele alınmadı.That matter hasn't yet been addressed.
Uzun bir soruşturmanın ardından, polis sonunda şüpheli kundakçıyı ele geçirdi.After a long investigation, the police finally captured the suspected arsonist.
Yaşamımda dizginleri ele almam için bu gereksiz algılardan kurtulmam lazım.I need to drop these useless perceptions to take full throttle over my life.
O biraz ele avuca sığmaz biri.She's a bit of a handful.
O oldukça ele avuca sığmayan bir tip.She's quite a handful.
Elektriksiz hayat nasıl olurdu?What would life be like without electricity?
Elektrik kesintisine ne neden oldu?What caused the power outage?
Tom her zaman beni eleştiriyor.Tom is always criticizing me.
Tom'un eleştirisi haksız.Tom's criticism was unfair.
Onun hakkında eleştiri aldım.I took the heat of it.
Tom eleştiriye açık değil.Tom is not open to criticism.
Tom'u eleştirip durma. Elinden gelenin en iyisini yapıyor.Don't knock Tom. He's doing his best.
Başkalarını eleştirmeden önce kendi hatalarını kabul et.Acknowledge your own faults before criticizing others.
Makine çok miktarda elektrik üretti.The machine generated large amounts of electricity.
Onun tek hataya dayalı her eylemini eleştiremezsin.You can't criticize her every action based on one single mistake.
Buradaki insanların çoğunun elektriği yok.Most people here don't have electricity.
Bu civardaki birçok insanın elektriği ve suyu yok.Most people around here don't have electricity or running water.
Şu anda bir bilgisayara takılı elektronik klavyeyi kullanarak yazı yazıyorum.Right now I am typing using electronic keyboard which plugged into a computer
Eleştirilere katlanmayacağım.I won't abide critiques.
Ben eleştirilere tahammül etmeyeceğim.I will not tolerate critiques.
Hiç Fransızca konuşan elemanınız var mı?Do you have any French-speaking employees?
Avusturya, Avrupa'nın en büyük elektrik üreticilerinden biridir.Austria is one of the largest producers of electricity in Europe.
Bazı insanlar kararımızı eleştirdi.Some people criticized our decision.
Elektrik keşfedilmeden önce Noel ağaçları mumlarla aydınlatılırdı.Before electricity was discovered, Christmas trees used to be lit by candles.
Bu araba bir elektrikli araba.This car is an electric car.
Dünyada 1,3 milyar insan elektrikten yoksundur.1.3 billion people around the world lack access to electricity.
Katot ışınları elektron ışınlarıdır.Cathode rays are beams of electrons.
Atomlar proton, elektron ve nötronlardan oluşur.Atoms are made up of protons, electrons and neutrons.
Kurabiye hamuru yapmadan önce unu eledin mi?Did you sift the flour before you made the cookie batter?
Kimyasal elementlerin periyodik tablosuna aşina mısınız?Are you familiar with the periodic table of chemical elements?
İnce eleyip sık dokumayalım.Let's not split hairs.
Ben büyürken elektriğimiz yoktu.We had no electricity when I was growing up.
Onlar yeni bir elektrikli süpürge aldılar.They bought a new vacuum cleaner.
Tüm ayrıntılar bugün ele alınacaktır.All the details will be discussed today.
Mekanik cihazlar, elektronik olanlara göre daha güvenilirdir.Mechanical devices are more reliable than electronic ones.
Ben eleştirildim.I was criticized.
Burada bir elektik santralı inşa etmek için planlar var.There are plans to build a power plant right here.