Ana içeriğe geç
Sözlük

eleştirme ile cümle

eleştirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Oyun birçok eleştirmen tarafından olumlu not aldı ve birçok ödül kazandı.Film on pälvinud kriitikute sooja vastuvõtu ja võitnud mitmeid auhindu.
Eleştirmenler bunun Belşazzar olduğunu kabul ettiler.Piirajad arvasid, et see on alistumismärguanne.
Acımasız bir Edebiyat eleştirmenidir.Kirjaoskuse puudumine on kirjaoskamatus.
Eser hem eleştirmenlerin hem de kamuoyunun ilgisini çekti.Projekt pälvis nii publiku kui kriitikute tähelepanu.
Aynı zamanda kompozitörlük de yapan bir müzikolog ve eleştirmendi.Ta tegutses ka muusika- ja teatrikriitikuna.
Ama burada sanat eleştirmenleri devreye giriyor.De most jön a műkritikus.
Ama burada sanat eleştirmenleri devreye giriyor.Ensuite le critique d'art s'approche.
Ama burada sanat eleştirmenleri devreye giriyor.Hier komt de kunstcriticus.
Ama burada sanat eleştirmenleri devreye giriyor.Jetzt der Kunstkritiker.
Ama burada sanat eleştirmenleri devreye giriyor.Ma ecco che entra in scena il critico d'arte.
Ama burada sanat eleştirmenleri devreye giriyor.Mas aí vem os críticos de arte.
Ama burada sanat eleştirmenleri devreye giriyor.Nhưng cũng có những phê bình nghệ thuật.
Ama burada sanat eleştirmenleri devreye giriyor. Of, gerçekten harikaydı.근데 예술 비평가들이 돌격을 하네요. 오, 그것도 꽤 좋았어요.
Ama burada sanat eleştirmenleri devreye giriyor. Of, gerçekten harikaydı.אבל כאן מגיע מבקר האמנות. הו, זה היה פנטסטי.
Ama burada sanat eleştirmenleri devreye giriyor. Of, gerçekten harikaydı.ولكن هنا يأتي الناقد الفني. أوه، هذا كان مذهلا .
Ama burada sanat eleştirmenleri devreye giriyor. Of, gerçekten harikaydı.まずは 『ガーディアン』の ジョナサン・ジョーンズ
Ama burada sanat eleştirmenleri devreye giriyor.Y entonces llega el crítico de arte.
Ama burada sanat eleştirmenleri devreye giriyor.Αλλά ως κριτικός τέχνης.
Ama burada sanat eleştirmenleri devreye giriyor.Але потім прийшли мистецтвознавці.
Ama burada sanat eleştirmenleri devreye giriyor.Но вот приходит культурный критик.
Ama eleştirmenimin ne aradığını anladım.Aber ich verstand, wonach mein Kritiker suchte.
Ama eleştirmenimin ne aradığını anladım.Ale pochopila jsem, co můj kritik hledal.
Ama eleştirmenimin ne aradığını anladım.Dar am înţeles ce căuta acel critic.
Ama eleştirmenimin ne aradığını anladım.De tudtam, hogy a kritikusom mit akart mondani.
Ama eleştirmenimin ne aradığını anladım.하지만 전 그 비평가가 찾고자 한 게 뭔지 알았어요.
Ama eleştirmenimin ne aradığını anladım.Maar ik begreep waar mijn recensent naar zocht.
Ama eleştirmenimin ne aradığını anladım.Ma compresi quello che il critico intendeva.
Ama eleştirmenimin ne aradığını anladım.Mais j'ai compris que ce critique recherchait.
Ama eleştirmenimin ne aradığını anladım.Pero entendí lo que el crítico buscaba.
Ama eleştirmenimin ne aradığını anladım.Rozumiałam jednak czego mój krytyk szukał.
Ama eleştirmenimin ne aradığını anladım.Tapi, saya tahu apa yang dicari oleh kritikus ini.
Ama eleştirmenimin ne aradığını anladım.Κατάλαβα όμως τι έψαχνε ο κριτικός.
Ama eleştirmenimin ne aradığını anladım.Но разбрах какво търсеше критика ми.
Ama eleştirmenimin ne aradığını anladım.Но я поняла, что искал мой критик.
Ama eleştirmenimin ne aradığını anladım.אך הבנתי מה המבקר שלי ניסה למצוא.
Ama eleştirmenimin ne aradığını anladım.ولكني أدركت عما كان يبحث عنه ناقدي.
Ama eleştirmenimin ne aradığını anladım.期待に添えないことがわかりました
Asla takım arkadaşını eleştirme."Nikdy nekritizuj spoluhráča."
Beni eleştirmek için monarşiye ihtiyacın vardı.Χρειάζεσαι την μοναρχία για να με κριτικάρεις.
Beni eleştirmek için monarşiye ihtiyacın vardı.انت بحاجة الى الملكية لانتقاذي
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Anda tahu, kritik adalah wajar, hal itu tidak mudah.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.De kritiek is terecht, het is niet eenvoudig.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Diese Kritik ist berechtigt. Es ist nicht leicht.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.아시다시피, 그 비판은 타당합니다. 원조는 쉽지 않습니다.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Sapete, la critica è giusta; non è facile.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Ştiţi, critica e corectă; nu e uşor.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Ta krytyka jest całkiem na miejscu: to nie jest proste.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Tudják, a kritika jogos; a dolog nem könnyű.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Veste, kritike so poštene, ni enostavno.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Víte, ta kritika není fér; ono to není jednoduché.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Vous savez, la critique est juste; ce n'est pas facile.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Ya saben, la crítica es bastante; no es fácil.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Ξέρετε η κριτική είναι δίκαιο πράγμα, δεν είναι εύκολο.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Видите ли, критика справедлива — это непросто.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.Знаете ли, критиката е честна, не е лесно.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.אתם יודעים, הביקורת לגיטימית; זה לא קל.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.تعلمون، النقد كان عادلا; لأن الأمر ليس سهلا.
Bilirsiniz, eleştirmek adilane olmalı, kolay değil tabi.簡単ではないのですから 井戸を掘るプロジェクトの半分は
Bir başka eleştirmen "gülünç" dedi.Penulis lain mengatakan ide itu "sangat lucu."
Bir başka eleştirmen "gülünç" dedi.Toinen kriitikko kutsui sitä "hullunkuriseksi".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod