Daha sonra eleştirmenler tarafından bu isimlerin bazıları geliştirildi ya da değiştirildi.Ook in deze periode zijn enkele authentieke registers gewijzigd of vervangen.
Pek çok eleştirmen de bu yönde düşünmektedir.Vele andere filosofen hebben op deze opvatting kritiek geuit.
Ancak bazı eleştirmenler oyunculukların iyi olduğunu düşünüyordu.Veel andere critici vonden echter haar acteerprestaties maar matig.
1977 yılından itibaren bağımsız yazar ve sanat eleştirmeni olarak çalışmalarını sürdürmektedir.Sinds 1977 is ze als zelfstandig illustrator en vormgever aan de slag.
Eleştirmenler, bu şarkının seçiminin uygun oluşu konusunda aynı fikirde olmadı.Critici waren het totaal niet eens over het lied.
Bu topluluğun verdiği konserlere eleştirmenler alınmıyordu.Niet alle kritiekpunten van de protestanten zijn door dit concilie verworpen.
Thom Yorke'un falseto yorumlamaları hayranlar ve eleştirmenler tarafından beğeni topladı.Sheridan’s vertolking van Randall Flagg werd geprezen door kijkers en critici.
Yayımından sonra Who's That Girl, eleştirmenlerden çoğunlukla olumsuz tepkiler aldı.Whatever People Say I Am, That's What I'm Not kreeg na de uitgave overwegend positieve recensies.
Eleştirmenlere göre film, 1967 ile 1974 arasında Yunanistan'da hüküm süren askeri yönetimi eleştirmektedir.Dit werd aangewakkerd door het beleid van de militaire junta die van 1967 tot 1974 Griekenland bestuurde.
Şarkı sözleri ise çoğunlukla sosyal yapıyı ve düzeni eleştirmeyi amaçlamıştır.Soms worden zijn liedjes kritisch over de maatschappij en de kerk.
Bu grup bir takım eleştirmenlerce belki de en önemli ve etkileyici Latin Rock grubu olarak yorumlanır.Tego wordt gezien als een van de grootste en invloedrijkste latinmuzikanten.
Japonya'daki eleştirmenler suskunken, film yurt dışında iyi eleştiriler aldı.De reactie in Amerika was in het algemeen positief, terwijl er in Japan veel kritiek op het boek werd gegeven.
Eleştirmenlerin şarkı hakkındaki tutumları genelde olumlu yönde oldu.Zijn oordeel over de moslims was overwegend positief.
Yayımlandığı dönemde albüme Birleşik Krallık'taki eleştirmenlerin tepkisi oldukça olumlu oldu.Het was pas bij deze heruitgave dat het album goede kritieken kreeg in Groot-Brittannië.
“Sanat Eleştirmenlerinin Politikası.”Een onderzoek naar normen voor kritische lezers".
1895'ten 1898'e kadar, Shaw, Frank Harris’ Saturday Review 'da tiyatro eleştirmenliği yapmıştır.In 1895 werd G.B. Shaw de toneelcriticus van de Saturday Review.
Diğer eleştirmenlerin ise filmden beklentisi daha fazladır.Andere critici waren minder te spreken over de film.
Rotten Tomatoes sitesinde bağlantısı verilen tüm eleştirmenler film hakkında olumlu görüşler bildirmişlerdir.Critici op Rotten Tomatoes reageerden negatief op de serie.
Edda Göring, babasını hiçbir zaman kamuoyunda eleştirmemiştir.Dick Vledder is nog nooit zo boos op zijn collega geweest.
Albüm bazı eleştirmenlerce Tunes of War veya Heavy Metal Breakdown'dan beri en iyi olarak kabul edildi.Album został przez część krytyków uznany za najlepszy od czasów Tunes of War czy Heavy Metal Breakdown.
"Funny Little World" Norveçli eleştirmenlerin beğenisini toplamıştır.Funny Little World otrzymało pozytywne recenzje od norweskich krytyków.
Modern eleştirmenler tarafından sıkça William Faulkner'e ve bazen de Herman Melville'e kıyaslanır.Przez zajmujących się jego twórczością porównywany bywa do Williama Faulknera i czasem do Hermana Melville’a.
Uluslararası Eleştirmenler Haftası.Międzynarodowy Tydzień Krytyki”.
Poe yaşadığı dönem daha çok edebiyat eleştirmeni olarak tanınmıştır.Za życia, Poe był najczęściej rozpoznawany jako krytyk literacki.
Eleştirmenler şarkıyı olumlu karşıladı.Krytycy pozytywnie ocenili piosenkę.
Ve eleştirmenler tarafından sıcak karşılandı.Został ciepło przyjęty przez krytyków.
Tiyatro Eleştirmenleri Birliği.Członek Klubu Krytyki Teatralnej.
Liste için 172 ayrı müzisyen ve eleştirmenin görüşlerinden ve oylarından yararlanılmıştır.Lista została utworzona przez 172 muzyków i krytyków muzycznych.
My Beautiful Dark Twisted Fantasy, müzik eleştirmelerinin ortak beğenisiyle karşılandı.My Beautiful Dark Twisted Fantasy spotkało się z ogólnym uznaniem ze strony krytyków.
Lara Croft ve Işık Muhafızı oyun eleştirmenleri tarafından olumlu not aldı.Lara Croft and the Guardian of Light spotkała się z pozytywnym przyjęciem krytyków.
Eleştirmenler filmi Burton'ın başyapıtı olarak göstermişlerdir.Managerów zraził do pomysłu Burtona jego styl.
21 Mart 1949 Ljubljana, Slovenya) Sloven Marksist sosyolog, filozof ve kültür eleştirmeni.Slavoj Žižek (ur. 21 marca 1949 w Lublanie) – słoweński socjolog, filozof, marksista i krytyk kultury.
Dallas–Fort Worth Film Eleştirmenler Birliği.Jest częścią aglomeracji Dallas-Fort Worth.
Marksist edebiyat eleştirmeni Raymond Williams'ın öğrencisiydi.Uważany za ucznia i kontynuatora prac krytyka literackiego Raymonda Williamsa.
Pocketful of Sunshine, pop müzik eleştirmenlerinden genellikle olumlu tepki aldı.W większości Pocketful of Sunshine uzyskał pozytywne recenzje profesjonalnych krytyków muzycznych.
Yeni izlenimcilik, sanat eleştirmeni Félix Fénéon tarafından ortaya atılmış bir sanat terimidir.Termin został stworzony przez krytyka sztuki Félixa Fénéona.
Güçlü bir eleştirmendir.Ostrą krytyką min.
Birçok eleştirmene göre These Days, grubun en keskin ve oturmuş albümüydü.W wielu recenzjach pojawiła się opinia, że to najlepszy i najdojrzalszy jak dotąd, album zespołu.
Birçok eleştirmene göre Munch'un en önemli çalışmasıdır.Wielu krytyków sztuki uznało, że Krzyk to największe dzieło Muncha.
Bölüm, eleştirmenler tarafından bölümün hikâyesi ve kültürel göndermeleri sebebiyle olumlu karşılandı.Odcinek otrzymał mieszany recenzje od krytyków za fabułę i odniesienia kulturalne.
Oyun eleştirmenlerden farklı yorumlar aldı.Gra dostała zróżnicowane oceny od krytyków.
Aynı zamanda kompozitörlük de yapan bir müzikolog ve eleştirmendi.Działał również jako muzykolog i krytyk muzyczny.
Eleştirmenler bölümü çok beğendi ve övdü, ayrıca yeni eklenen karakterler de olumlu karşılandı.Zostało to zauważone przez krytyków i wszystkim spodobał się jej nowy styl.
Gelen tepkiler üzerine Manet'yi ilk savunan, genç roman yazarı ve eleştirmen Émile Zola oldu.W obronie artysty i jego dzieła wystąpił młody pisarz Émile Zola.
Bu topluluğun verdiği konserlere eleştirmenler alınmıyordu.Organizatorzy i uczestnicy koncertów nie ustrzegli się krytyki.
Kendisi aynı zamanda çevirmen ve sanat/mimarlık eleştirmeni olarak da görev almıştır.Pracował również jako tłumacz i krytyk literacki.
Bu sergideki eserleri önemli eleştirmenlerden kötü yorumlar aldı.Oceny Soboru wahają się od entuzjastycznych do niezwykle krytycznych.
Film eleştirmenleri tarafından olumlu eleştiriler toplayan yapıt, birçok ödül de kazandı.Projekt zebrał pozytywne recenzje krytyków, otrzymał także szereg nagród filmowych.
Hem hayranlar hem de eleştirmenler bu değişime alışmakta zorlandı.Wielu fanów i krytyków muzycznych odczuwa niechęć do tej pozycji.
Time Dergisi için çalışan bir film eleştirmenidir.Studia Źródłoznawcze są czasopismem recenzowanym.
"Beautiful, Dirty, Rich" eleştirmenlerden olumlu geri dönüşler aldı.Passion, Pain and Pleasure zyskał przychylne recenzje od krytyków.
Eleştirmenler Fındıkkıran'ı hiç sevmediler.Dlaczego my, krakusi, z kminkiem się nie lubimy.
Kimi eleştirmenler albümü cansız bulurken, kimisi de performanslardan ötürü albümü övdü.Pomimo zarzutów o komercjalizację wiele osób uważa ten album za duże osiągnięcie.
Ama eleştirmenlerin ve izleyicilerin filme olan bakışı zaman içinde çok değişti.Opinie krytyków i widzów w okresie wydania filmu, jak i późniejszych latach były rozbieżne.
Tampa, FL: Florida Film Eleştirmenleri Dairesi.Ewa Śnieżyńska-Stolot: Tajemnice dekoracji Psałterza Floriańskiego.
Take Care albümü eleştirmenlerden çok iyi eleştiriler aldı.Za granicą Tetro otrzymał dość dobre noty od krytyków.
Riverdale'in ilk sezonu genellikle eleştirmenlerden olumlu kritikler almıştır.Den första säsongen av Riverdale har generellt fått positiva recensioner från kritiker.
Modern eleştirmenler tarafından sıkça William Faulkner'e ve bazen de Herman Melville'e kıyaslanır.Han jämförs ofta med William Faulkner och ibland med Herman Melville.
Besteci ve eleştirmen Robert Schuman iki çeşit güzellik ayırt etmiştir, tabii ve şiirsel.Tonsättaren och kritikern Robert Schumann skiljde mellan två typer av skönhet, naturlig och poetisk skönhet.
2000 yılında Stiff Upper Lip piyasaya çıktı ve eleştirmenler tarafından beğenildi.Stiff Upper Lip gavs ut 2000 och blev väl mottaget av kritiker.