eleştiriler ile cümle
eleştiriler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Film, Cannes Film Festivali'nde gösterildi ve olumlu eleştiriler aldı.Film je bio prikazan na Londonskom filmskom festivalu, gdje je dobio vrlo dobre kritike.
Albümün kendisi, Witness, 9 Haziran 2017'de yayımlandı ve eleştirmenlerden karışık eleştiriler aldı.Album je izašao 10. studenog 2017. godine i osvojio je samo dobre recenzije.
Albüm İngiltere ve pek çok ülkede 23 Eylül 2013'te yayınlanmıştır ve oldukça olumlu eleştiriler almıştır.Album je objavljen 27. travnja 2010. te je dobio pozitivne kritike.
Filme yönelik eleştiriler yazılı basından ziyade akademik çevrelerden geldi.Reakcije na knjigu su bile različite, pogotovo iz akademskih krugova.
Albüm karışık eleştiriler aldı.Album je uglavnom dobio miješane kritike.
Yazılım, Rusya PC Magazine ve Avustralya Macworld dergilerinden olumlu eleştiriler almıştır.Softvér získal kladné ohlasy v ruskom časopise PC Magazine a v časopise Macworld Australia.
One of the Boys, 17 Haziran'da piyasaya sürüldü ve müzik eleştirmenlerinden karışık eleştiriler topladı.One of the Boys vyšiel 17. júna a stretol sa so zmiešanými reakciami kritikov.
Bu eleştirmenlerden pozitif eleştiriler aldı ve bir gişe hit oldu.Získal pozitívne hodnotenia kritikov a stal sa kasovým trhákom.
Eleştiriler çok haksız.Kritiky boli neúprosné.
Kitap hakkında Türkiye dışında da çeşitli eleştiriler yapıldı.Proti odtrhnutiu Škótska sa ozvalo viacero kritických hlasov.
Film, olumlu eleştiriler aldı ve dünya genelinde gişelerde $32.7 milyon hasılat elde etti.Film obdržal pozitívnu kritiku a zarobil 32,7 miliónov dolárov.
Görüşlerine dair bazı eleştiriler gelmiştir.Ďalšia kritika sa zameriavala na jeho presvedčenia.
Müzik eleştirilerinde de yeni sesler ortaya çıkardı.Pri živých ukážkach novej hudby nabrali na sebavedomí.
ABD'de 17 Aralık'ta gösterime giren film gişede başarısız oldu ve olumsuz eleştiriler aldı.Film bol vydaný 17. augusta 2007 a v USA komerčne zlyhal a stretol sa s protichodnými recenziami.
Ama bu uygulama eleştiriler almıştır.Týmito myšlienkami si však vyslúžil len kritiku.
The Fame Monster, müzik eleştirmenlerinden genel anlamda olumlu eleştiriler topladı.The Fame Monster mal všeobecne pozitívne recenzie od hudobných kritikov.
1989'a gelen eleştiriler genellikle olumlu yönde oldu.Kritika albumu 1989 bola prevažne pozitívna.
In Rainbows genelde olumlu eleştiriler aldı, hatta kariyerlerinin en iyi albümü olduğu söylendi.In Rainbows dostal aj nesmierne pozitívne recenzie, jedny z najlepších za celé pôsobenie skupiny.
Gibson bu eleştiriler karşısında kendini şöyle savundu: “Ben sadece tarihi göstermeye çalıştım.Gregory Peck sa k tomu vyjadril slovami: „Snažil som sa vysvetliť túto historku roky.
Bu olay büyük eleştirilere ve gösterilere yol açtı.Tento vývoj vyvolal očakávateľné stávky a demonštrácie.
Çok çeşitli eleştiriler almıştır.Toto jej vynieslo viaceré kritiky.
Eleştirilerin ardı arkası kesilmiyor!".Pocítime bezhraničnú úľavu.'
Eser o zaman akademik çevrelerde oldukça büyük eleştirilere yol açmıştır.Tento prístup si vyžiadal značnú kritiku akademickej obce.
Muhammed'in eleştirileri 7. yüzyıldan beri yapılagelmiştir.Mohameda se je kritiziralo že od sedmega stoletja dalje.
Opera ilk kez 28 Ocak 1916'da New York'ta sergilendi ve iyi eleştiriler aldı.Opera je bila prvič izvedena 28. januarja 1916 v New Yorku in je bila toplo sprejeta.
One of the Boys, 17 Haziran'da piyasaya sürüldü ve müzik eleştirmenlerinden karışık eleştiriler topladı.Album One of the Boys je izšel 17. junija 2008 in prejel v glavnem mešane ocene s strani glasbenih kritikov.
Bir yandan da eleştirilere neden oldu.Priobčeval je tudi kritike.
İlk albümünü çıkardıktan sonra Atlantik'in her iki yakasında önemli eleştiriler aldı.Album se je slednjič uvrstil na prvo mesto lestvic na obeh straneh Atlantika.
Gregory Nava tarafından yönetilen hayat filmi olumlu eleştiriler aldı.Biografski film, ki ga je režiral Gregory Nava, je v glavnem prejel pozitivne ocene s strani javnosti.
Eserin başarısı konusunda farklı eleştiriler mevcuttur.Obstajajo posamezna poročila o učinkovitosti.
Ama eleştiriler karışıktı.Kritiki so bili razdeljeni.
Alive: The Miracle of the Andes, farklı eleştiriler aldı.Film Head in the Clouds je s strani kritikov prejel veliko negativnih ocen.
Kendisine gönderilen bazı mektuplarda Sovyet propagandası tarafından kullanıldığı yönünde eleştiriler aldı.Po nekaterih kritikah naj bi bil pod vplivom sovjetskih propagandnih ponaredkov.
Şirkete dair yönetltilen eleştiriler de bu etkiyle ilgidir.Tovrstne odločitve v podjetju prevladujejo.
Kitap iyi eleştiriler aldı.Kritiki so knjigo dobro ocenili.
Gibson bu eleştiriler karşısında kendini şöyle savundu: “Ben sadece tarihi göstermeye çalıştım.Don Bosko pa mu je smeje se dejal: »V teh okoliščinah je ravno nasprotno dokazal svojo bistroumnost.
Eleştiriler çok haksız.Kritika buvo teisinga.
Zaman zaman ise toplumsal eleştirilerde bulundu.Dėl to jis sulaukė visuomenės kritikos.
American Horror Story, televizyon eleştirmenleri ile hayranları tarafından oldukça iyi eleştiriler aldı.Amerikietiška siaubo istorija buvo teigiamai įvertinta televizijos kritikų.
Albüm eleştirmenler ve dinleyicelerden pek de olumlu eleştiriler almamıştır.Debiuto plokštelė nesulaukė kritikų bei klausytojų dėmesio.
Sansür, cezalar, hapis ya da sürgünler eleştirileri durdurmak için yeterli olmadı.Jokie metodai - spaudos draudimas, baudos, įkalinimas, ištrėmimas - nebegalėjo, atrodo, numalšinti kritikos.
Bölüm için karışık eleştiriler yapıldı.Dalys suskirstytos į skyrius.
Çok olumlu eleştiriler aldı ve ilk haftada 150.000 sattı.Albumas susilaukė teigiamų kritikų įvertinimų ir per pirmąją savaitę buvo parduota 412 tūkstančių kopijų.
Albüm öncelikli olarak Bush yönetiminin Terörizmle Savaş'ı idare etmesinin eleştirileri üzerinde yoğunlaştı.Album keskendus põhiliselt Bushi valitsuse kritiseerimisele terrorismivastase sõja osas.
Bunun yanında, pozitif eleştiriler de vardır.Lisaks sellele sai see positiivset tagasisidet ka kriitikutelt.
İlk eleştiriler memnuniyet vericidir.Esmane väärtusfakt on rahuldus ise.
Harper, eleştirilerinde yalnız değildi.Eesti ei olnud Vabadussõjas üksi.
Film eleştirmenler tarafından pek iyi eleştiriler almadı.Kummalegi filmile ei andnud kriitikud head hinnangut.
Bugün Alman İmparatoru II. Wilhelm'e yaptığı iğneleyici eleştirilerle hatırlanır.Tänapäeval on ta peamiselt tuntud Saksa keisri Wilhelm II vastase kriitika tõttu.
Hepburn sürekli eleştirilere maruz kaldı.Harvey tööd on pidevalt kritiseeritud.
Film karışık eleştiriler aldı.Film pälvis kriitikutelt vastuolulisi hinnanguid.
Oyun eleştirmenlerden çoğunlukla olumlu eleştiriler ile karşılandı.Mäng võeti üldiselt kriitikute poolt hästi vastu.
Bu eleştiriler üzerine Çin'i terk etmek zorunda kaldı.Hiina võimud kritiseerisid seda valikut.
Aldıkları eleştiriler sonucunda hükümet Hint filmlerine uygulanan yasağı kaldırma kararını iptal etti.A számtalan kritika hatására a kormány úgy döntött, hogy visszavonja az indiai filmek tilalmának feloldását.
Aldıkları eleştiriler sonucunda hükümet Hint filmlerine uygulanan yasağı kaldırma kararını iptal etti.Из-за большого потока критики, правительство решило отменить решение по снятию запрета на индийское кино.
Aldıkları eleştiriler sonucunda hükümet Hint filmlerine uygulanan yasağı kaldırma kararını iptal etti.نظراً للانتقادات الشديدة تراجعت الحكومة عن قرارها برفع الحظر عن استيراد الأفلام الهندية.
Apple dükkanlarındaki bu eleştirileri, önemli sorumlu sesleri desteklemeliyiz.Afrikában, Libanonban, a saját helyi lapunk esetében, az Apple üzletben.
Apple dükkanlarındaki bu eleştirileri, önemli sorumlu sesleri desteklemeliyiz.아프리카에서, 레바논에서 여러분이 사시는 그 지역의 신문에서 애플 컴퓨터 매장에서 그렇게 해야 합니다.
Apple dükkanlarındaki bu eleştirileri, önemli sorumlu sesleri desteklemeliyiz.באפריקה, בלבנון, בעיתון המקומי שלכם, בחנות אפל.
Apple dükkanlarındaki bu eleştirileri, önemli sorumlu sesleri desteklemeliyiz.في افريقيا، في لبنان، في جريدتك المحلية، في متجر بيع "أبل ماكينتوش".
İlgili Sayfalar