Kuşatma, bölgedeki son direniş noktasını ele geçirmek amacıyla yapılmıştır.כיבוש המתחם עצמו נועד לשלב הבא של המבצע.
Yeni görevi Stalingrad'ı ele geçirmekti.משימתו זכתה להוקרתו של סטלין.
Boemondo uzaktayken, Aleksios Antakya ve Kilikya'nın şehirlerini yeniden ele geçirmek için bir ordu gönderdi.בעוד בוהמון שוהה במערב אירופה, שלח אלכסיוס צבא כדי לתפוס את אנטיוכיה ואת העיר קיליקיה.
Gümüştegin’in en büyük hedefi, Malatya’yı ele geçirmekti.מעריצה הגדול ביותר הוא תום, המנסה לכבוש את לבה.
Bu çerçevede, 31 Temmuz'da Ordu Saarbrücken'i ele geçirmek için Saar Nehri'nden ileriye doğru yürüdü.Поради това на 31 юли армията се отправя към река Саар, за да превземе Саарбрюкен.
2. hanlık seviyesinden itibaren hanlıklar, kale kuşatmasına katılıp kaleyi ele geçirmek için savaşabilirler.На тях ще им се наложи да щурмуват втория пръстен, за да успеят да превземат замъка.
Ekim 1922'de faşistlerin iktidarı ele geçirmek için Roma'ya düzenledikleri yürüyüşe katıldı.1922 г. – Предприет е поход на фашистите към Рим.
"Bu arada, sorun para kazanmak değil onu ele geçirmek.Нашето дело е да помагаме, а не да взимаме.
1799 - Napolyon, Fransa'da iktidarı ele geçirmek üzere Mısır'dan ayrıldı.1799 г. – Наполеон напуска Египет и се завръща във Франция.
Amacı burada eğlence ve kumar sektörünü ele geçirmektir.Марката е съсредоточена в хазартния и развлекателния бизнес.
Sonra her biri onu tek başına ele geçirmek için diğerleri ile kavgaya tutuşurlar.Всеки от тях се стреми да надхитри другия и да заграби всичко за себе си.
Drakula dünyayı ele geçirmek için planlar yapar.Drakken želi osvojiti svijet.
Mühendisler düşman binalarını ele geçirmek için kullanılır.Rampe su korištene kako bi se premostile neprijateljske zidine.
Kuzey Mezopotemya'yi ele geçirmek için Abbâsî ordusu ikiye bölündü.Pokorio je sjevernu Mezopotamiju.
Amaç dağın tepesini ele geçirmek ve korumaktır.Propagirao je Žumberačku goru i njezinu zaštitu.
Fakat ağır basan hedef, Berlin'i ele geçirmekti.Krajnji cilj blokade bilo je sovjetsko preuzimanje kontrole nad cijelim Berlinom.
Obsedörler avlarını ele geçirmek için her yola başvururlar ve çeşitli taktikler kullanırlar.Odlični su lovci i primjenjuju razne taktike kako bi došli do plijena.
Ancak Çin’i gerçekten istila etmek için Pekin’i ele geçirmek gerekiyordu.Naime, trebao je mijenjati Arthura Numana zbog isključenja protiv Argentine.
Cromwell bu yüzden önemli liman kentlerini hızla ele geçirmek için saldırı planları yapıyordu.Pri izlivu Tibere je načrtoval gradnjo večjih pristaniških nasipov.
İdari ve adli yargıyı ele geçirmek.Pravica do sproženja in vodenja sodnega postopka.
Amaçları: Tüm kıtanın kontrolünü ele geçirmek ve Metin Taşlarının artan gücünü engellemek.Skrbi za red na le-teh in odstranjuje sporne teme.
Leopold Avusturya Hollandasını yeniden ele geçirmek üzere derhal harekete geçti.Toda Avstrijci so Bratislavo ponovno zavzeli.
1799 - Napolyon, Fransa'da iktidarı ele geçirmek üzere Mısır'dan ayrıldı.1799 – Napoleon asus Egiptusest teele Prantsusmaal võimu haarama.
Leopold Avusturya Hollandasını yeniden ele geçirmek üzere derhal harekete geçti.Leopold II läks kiiresti Austria Madalmaid tagasi vallutama.
Burada onu öldürüp, mirası ele geçirmek istemişlerdir.Elanikke hakati tapma ja nende vara röövima.
Kızıl Ordu, kasabayı ele geçirmek için bir dizi karşı taarruz başlatmıştır.Punaarmee loobub linna vallutamisest.
1966 ile 1990 arasında, ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.Tra il 1966 e il 1990, gli interessi di Stati Uniti e Russia si scontrarono per il controllo del mio paese.
1966 ile 1990 arasında, ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.Từ năm 1966 đến 1990, chính phủ Mỹ và Xô Viết tranh chấp để chiếm giữ đất nước chúng tôi
1966 ile 1990 arasında, ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.Tussen 1966 en 1990 wedijverden de VS en de Sovjets met elkaar om de controle over mijn land.
1966 ile 1990 arasında, ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.Между 1966-а и 1990-а интересите на САЩ и Съветите се бореха за контрол над страната ми.
ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.Americké a Sovietske záujmy bojovali o kontrolu nad mojou krajinou.
ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.미국과 구 소련이 우리나라를 집어삼키려 싸웠습니다.
ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.les intérêts américains et soviétiques se sont battus pour contrôler mon pays.
ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.los intereses estadounidenses y soviéticos pelearon por el control de mi país.
ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.lutaram pelo controlo do meu país.
ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.Statele Unite ale Americii şi Uniunea Sovietică s-au luptat pentru controlul asupra ţării mele.
ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.USA i ZSRR walczyły o kontrolę nad moim krajem.
ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.США и Советский Союз вели борьбу за контроль над моей родиной.
ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.בין השנים 1966-1990, בעלי אינטרסים אמריקאים וסובייטים
ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.مصالح الولايات المتحدة والإتحاد السوفيتي تقاطعت من أجل السيطرة على وطننا.
ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.軍隊が動き回ります 軍人たちは貴重なサイの角と牙を
Amaç Norveç'teki Demir Cevherini ele geçirmekti.A cél az volt, hogy megszerezzék az ellenőrzést a vasérc felett Norvégiában.
Amaç Norveç'teki Demir Cevherini ele geçirmekti.Het doel was om controle te krijgen over de ijzerproductie van Noorwegen.
Amaç Norveç'teki Demir Cevherini ele geçirmekti.<b>كان الهدف السيطرة على إمدادات خام الحديد في النرويج</b>
Amaç Norveç'teki Demir Cevherini ele geçirmekti.Målet var at få kontrol over jernmalmforsyningen fra Norge.
Amaç Norveç'teki Demir Cevherini ele geçirmekti.Målet var kontroll över järnmalms- försörjningen från norska hamnar.
Amaç Norveç'teki Demir Cevherini ele geçirmekti.Objetivo: obtener el control sobre el mineral de hierro en Noruega.
Amaç Norveç'teki Demir Cevherini ele geçirmekti.Tujuannya adalah untuk memperebutkan kekuasaan pasokan bijih besi dari Norwegia.
Amaç Norveç'teki Demir Cevherini ele geçirmekti.Ο πόλεμος ήταν για τον έλεγχο τής εξόρυξης σιδήρου στη Νορβηγία.
Amaç Norveç'teki Demir Cevherini ele geçirmekti.Целта беше да се придобие контрол върху желязна руда доставки от Норвегия.
Amaç Norveç'teki Demir Cevherini ele geçirmekti.Целта е била контролирането на Норвежките залежи на желязо.
Amaç Norveç'teki Demir Cevherini ele geçirmekti.המטרה היתה להשתלט על .אספקת עפרת ברזל מנורבגיה
Bizim Amerikan Rüyaımızı ele geçirmek için bir yol arıyorlarAuf der Suche nach einem Weg, unseren Amerikanischen Traum zu erobern.
Bizim Amerikan Rüyaımızı ele geçirmek için bir yol arıyorlarleder efter en måde at overtage den amerikanske drøm.
Bu insanları ayrıca kontrolü ele geçirmek için at koştururken göreceksiniz. Bunlardan hiç biri tam anlamıylaNhững người này chạy đua quyền lực, nhưng không ai trong số này
Bu insanları ayrıca kontrolü ele geçirmek için at koştururken göreceksiniz.De egy idő után amerika egyre több és több tanácsot és tanácsadót küldött,
Bu insanları ayrıca kontrolü ele geçirmek için at koştururken göreceksiniz.Je hebt al deze mensen die de macht wilden overnemen.
Bu insanları ayrıca kontrolü ele geçirmek için at koştururken göreceksiniz.그가 암살당하고 나라가 혼란스러워진 이유는 이제 많은 사람들이 정권을 노리기 시작했기 떄문이었다.
Bu insanları ayrıca kontrolü ele geçirmek için at koştururken göreceksiniz.Você tem todas essas pessoas tentando o controle.
Bu insanları ayrıca kontrolü ele geçirmek için at koştururken göreceksiniz.Wszyscy ci ludzie walczyli o przejęcie władzy.