Bu, onun pantolon ve eldiven değişmiş olduğunu anonim bir seyirci tarafından ifade edilmektedir."あなたがけがをした、先生?"Fearensideは言った。
Bu titreşimli ses dünyaya çıkmadan önce, ses yolundaki odacıklardan, yani eldivenciklerden geçer.Avant ce vibrant son sort dans le monde, elle doit donc passer par une manchette ou les chambres de la voix
Bu titreşimli ses dünyaya çıkmadan önce, ses yolundaki odacıklardan, yani eldivenciklerden geçer.진동하고 윙윙거리는 소리를 만들어 모든 조화를 이루는 곳을요. 진동소리가 몸 밖으로 나오기 전에, 이것은 성도의 공간들을 통과해야만 합니다.
Bu yüzden MaKey MaKey ile bu eldivenleri yapıp oğlunun web'de gezmesini sağlamayı planladığını söyledi.Dar cu MaKey MaKey a vrut să facă niște mănuși care să-i permită să navigheze pe internet.
Bu yüzden MaKey MaKey ile bu eldivenleri yapıp oğlunun web'de gezmesini sağlamayı planladığını söyledi.Dus bedacht hij, met behulp van de Makey Makey, deze handschoenen, om mee te surfen op het Internet.
Bu yüzden MaKey MaKey ile bu eldivenleri yapıp oğlunun web'de gezmesini sağlamayı planladığını söyledi.Er beschloss, mit MaKey MaKey diese Handschuhe zu bauen, die ihm ermöglichten, im Internet zu navigieren.
Bu yüzden MaKey MaKey ile bu eldivenleri yapıp oğlunun web'de gezmesini sağlamayı planladığını söyledi.Et donc, avec MaKey MaKey, il a prévu de faire ces gants pour lui permettre de naviguer sur le web.
Bu yüzden MaKey MaKey ile bu eldivenleri yapıp oğlunun web'de gezmesini sağlamayı planladığını söyledi.Han ville kombinera ett par handskar med MaKey MaKey så att hans son kunde surfa på nätet.
Bu yüzden MaKey MaKey ile bu eldivenleri yapıp oğlunun web'de gezmesini sağlamayı planladığını söyledi.그래서 그 아버지는 이 메이키 메이키로 장갑을 만들어서 인터넷을 사용 할 수 있게 해주고 싶어했습니다.
Bu yüzden MaKey MaKey ile bu eldivenleri yapıp oğlunun web'de gezmesini sağlamayı planladığını söyledi.Por eso con MaKey MaKey planea construir estos guantes que le permitan al hijo navegar la web.
Bu yüzden MaKey MaKey ile bu eldivenleri yapıp oğlunun web'de gezmesini sağlamayı planladığını söyledi.Quindi con il Makey Makey ha progettato di creare questi guanti per farlo navigare su internet.
Bu yüzden MaKey MaKey ile bu eldivenleri yapıp oğlunun web'de gezmesini sağlamayı planladığını söyledi.Úgyhogy, a MaKey MaKey-vel megtervezte ezeket a kesztyűket, amivel a fia tudott a neten navigálni.
Bu yüzden MaKey MaKey ile bu eldivenleri yapıp oğlunun web'de gezmesini sağlamayı planladığını söyledi.Và thế là, với Makey Makey, ông định làm găng tay để cậu bé có thể lướt mạng
Bu yüzden MaKey MaKey ile bu eldivenleri yapıp oğlunun web'de gezmesini sağlamayı planladığını söyledi.Z Makey Makey postanowił zrobić rękawiczki do surfowania w internecie.
Bu yüzden MaKey MaKey ile bu eldivenleri yapıp oğlunun web'de gezmesini sağlamayı planladığını söyledi.Οπότε, με το Μέικι Μέικι σχεδίαζε να φτιάξει αυτά τα γάντια που του επιτρέπουν να πλοηγείται στο διαδίκτυο.
Bu yüzden MaKey MaKey ile bu eldivenleri yapıp oğlunun web'de gezmesini sağlamayı planladığını söyledi.За допомогою контролерів MaKey MaKey він придумав рукавиці, які дозволять синові користуватись інтернетом.
Bu yüzden MaKey MaKey ile bu eldivenleri yapıp oğlunun web'de gezmesini sağlamayı planladığını söyledi.И така, заедно с МаКи МаКи, той създава тези ръкавици, с които да навигира из Интернет.
Bu yüzden MaKey MaKey ile bu eldivenleri yapıp oğlunun web'de gezmesini sağlamayı planladığını söyledi.אז כך, עם מאקי-מאקי, הוא תכנן להכין כפפות שתאפשרנה לו לגלוש באינטרנט.
Bu yüzden MaKey MaKey ile bu eldivenleri yapıp oğlunun web'de gezmesini sağlamayı planladığını söyledi.و هكذا بواسطة ماكيي ماكيي، خطط ان يعمل قفازات تسمح لإبنه ان يتصفح الشبكة
Bu yüzden MaKey MaKey ile bu eldivenleri yapıp oğlunun web'de gezmesini sağlamayı planladığını söyledi.手袋でウェブを操作できるようにしたのです アクセスしやすさの問題について
Coach'un kurucusunda bu konforlu yumuşak eldivenin derisiyle aynı yeni el çantaları üretme fikri uyandırdı.1941년 미국식 야구 글러브 가죽의 그윽한 멋은 Coach 브랜드 창시자로 하여금 그 글러브의
Coach'un kurucusunda bu konforlu yumuşak eldivenin derisiyle aynı yeni el çantaları üretme fikri uyandırdı."Um clássico americano. "Em 1941, a pátina polida "de uma luva de basebol tipicamente americana
Coach'un kurucusunda bu konforlu yumuşak eldivenin derisiyle aynı yeni el çantaları üretme fikri uyandırdı.ב-1941, הציפוי המבריק של כפפת הבייסבול האמריקאית כל כך נתן להשראה למייסד 'קואץ "
Coach'un kurucusunda bu konforlu yumuşak eldivenin derisiyle aynı yeni el çantaları üretme fikri uyandırdı.في عام 1941، الغطاء المصقول من قفاز البيسبول الأمريكية ألهمت مؤسس كوش لإنشاء
Çoğunlukla bir beyzbol şapkası, kürek eldivenleri ve bir gülümseme, ya da bir çift çatık kaşHauptsächlich eine Baseballkappe,
Çoğunlukla bir beyzbol şapkası, kürek eldivenleri ve bir gülümseme, ya da bir çift çatık kaş보통 야구모자하고 장갑에다가 얼굴은 웃고있던지 찡그리고 있는데
Çoğunlukla bir beyzbol şapkası, kürek eldivenleri ve bir gülümseme, ya da bir çift çatık kaşכובע בייסבול, כפפות חתירה וחיוך, או פרצוף עצוב,
Çoğunlukla bir beyzbol şapkası, kürek eldivenleri ve bir gülümseme, ya da bir çift çatık kaşغالباً , قبعة بيسبول قفازات تجديف و إبتسامة , أو تكشيرة
Çoğunlukla bir beyzbol şapkası, kürek eldivenleri ve bir gülümseme, ya da bir çift çatık kaşボート漕ぎ用手袋に笑顔または仏頂面 前の晩に逆方向に行ったかにもよります
'Dedi ses. Sonra 'Bana bu anı benim eldiven getir!' Ayaklar biraz PATTERING geldi merdivenler."Přines mi rukavice tento okamžik!" Pak přišel trochu pattering nohou na schodů.
"Dedi ve gözleri onun eldivenli parmak yönünü takip ve bodrum kapı sabit Saparna bir şişe gördüm."저기 좀 봐!"고 그는 말했다, 그들의 눈은 그의 장갑 낀 손가락의 방향을 따라 그리고 저장고 문 하드 인삼차의 병을 보았다.
"Dedi ve gözleri onun eldivenli parmak yönünü takip ve bodrum kapı sabit Saparna bir şişe gördüm."انظر هناك!" قال ، وعيونهم اتبعت اتجاه إصبعه القفاز ورأى زجاجة فشاغ بشدة من باب القبو.
"Dedi ve gözleri onun eldivenli parmak yönünü takip ve bodrum kapı sabit Saparna bir şişe gördüm.とセラーのドアでハードサルサパリラの瓶を見た。 それから彼はパーラーに入って、そして突然、迅速に、悪意を持って、ドアをバタン
"Değerli arkadaşlarım, iki ayrı farklı insan gördüğünüzde, onlara kavga etmeleri için boks eldiveni vermeyin."Beste collega's, als je twee eenzaten ziet, geef ze dan geen bokshandschoenen om het uit te vechten.
"Değerli arkadaşlarım, iki ayrı farklı insan gördüğünüzde, onlara kavga etmeleri için boks eldiveni vermeyin."Dragi colegi, când vedeți doi indivizi singuri nu le dați mănuși de box pentru că se bat.
"Değerli arkadaşlarım, iki ayrı farklı insan gördüğünüzde, onlara kavga etmeleri için boks eldiveni vermeyin."여러분, 두명의 낯선 사람을 보시면 그들이 싸우도록 복싱글러브를 주지마세요.
"Değerli arkadaşlarım, iki ayrı farklı insan gördüğünüzde, onlara kavga etmeleri için boks eldiveni vermeyin."Miei cari colleghi, quando vedete due individui soli, non date loro i guanti da pugilato perché si battano.
"Değerli arkadaşlarım, iki ayrı farklı insan gördüğünüzde, onlara kavga etmeleri için boks eldiveni vermeyin."Mis queridos colegas, cuando vean a dos individuos, no les den guantes de boxeo para que se peleen.
Diye elini üzerine onu yanağından eğilir nasıl görün! O, ben o elin üzerine bir eldiven olduğunu그녀가 손을시 그녀의 뺨을 기댈 방법을 참조하십시오! 그 손 위에 장갑 것을 O,
Diye elini üzerine onu yanağından eğilir nasıl görün! O, ben o elin üzerine bir eldiven olduğunuانظر كيف أنها تميل خدها على يدها! الإخراج التي كنت قفاز على تلك اليد ،
Diye elini üzerine onu yanağından eğilir nasıl görün! O, ben o elin üzerine bir eldiven olduğunu私はその頬に触れる可能性があること!
Eddie'nin eldivenini giydirdik, ve burada gördüğünüz el - bir daha gösteriyorum, Eddie'nin değil, Tom'un eli.Eddie ingujjába tettük, ezért az a kéz, amit látnak -- újra megmutatom Önöknek, ez nem Eddie keze, hanem Tomé.
Eddie'nin eldivenini giydirdik, ve burada gördüğünüz el - bir daha gösteriyorum, Eddie'nin değil, Tom'un eli.Засунули ее в рукав Эдди, так что рука, которую вы видите - я вам еще раз покажу, это рука не Эдди, а Тома.
Eddie'nin eldivenini giydirdik, ve burada gördüğünüz el - bir daha gösteriyorum,그리고 그 손을 에디의 옷에 넣고 여러분이 본대로 되었습니다 -- 다시 보여드리죠
Eddie'nin eldivenini giydirdik, ve burada gördüğünüz el - bir daha gösteriyorum,Wsadziliśmy ją w rękaw Eddiego. Na filmie widać dłoń Toma, nie Eddiego.
Eddie'nin eldivenini giydirdik, ve burada gördüğünüz el - bir daha gösteriyorum,שמנו אותה בשרוול של אדי, והיד שאתם רואים -- אראה לכם שוב,
Eddie'nin eldivenini giydirdik, ve burada gördüğünüz el - bir daha gösteriyorum,ووضعناها فى كم (إيدى), و لذلك اليد التى تروها --ساريكم مرة أخرى,
Eddie'nin eldivenini giydirdik, ve burada gördüğünüz el - bir daha gösteriyorum,あの手ができあがりました もう一度お見せしましょう あれはトムの手なのです
Eldivenler bir kaç veya yılda ortadan kalkacak.De handschoenen verdwijnen, dat is een kwestie van maanden of jaren.
Eldivenler bir kaç veya yılda ortadan kalkacak.Die Handschuhe wird es in einigen Monaten oder Jahren schon nicht mehr geben.
Eldivenler bir kaç veya yılda ortadan kalkacak.Găng tay có thể bỏ đi sau vài tháng hoặc vài năm.
Eldivenler bir kaç veya yılda ortadan kalkacak.I guanti se ne andranno in una questione di mesi o anni.
Eldivenler bir kaç veya yılda ortadan kalkacak.글로브는 몇개월이나 몇년 안에 필요하지 않게 될 껍니다.
Eldivenler bir kaç veya yılda ortadan kalkacak.Les gants vont disparaître, question de mois ou d'années.
Eldivenler bir kaç veya yılda ortadan kalkacak.Los guantes desaparecerán en el plazo de meses o años.
Eldivenler bir kaç veya yılda ortadan kalkacak.Mănuşile vor dispărea în câteva luni sau ani.
Eldivenler bir kaç veya yılda ortadan kalkacak.Rękawice znikną za kilka miesięcy lub lat.
Eldivenler bir kaç veya yılda ortadan kalkacak.Sarung tangan ini tidak akan dibutuhkan dalam hitungan bulan atau tahun.
Eldivenler bir kaç veya yılda ortadan kalkacak.Ty rukavice zmizí v řádu měsíců či let.
Eldivenler bir kaç veya yılda ortadan kalkacak.Τα γάντια θα αποσυρθούν μέσα σε μήνες ή χρόνια.