Ana içeriğe geç
Sözlük

elde etme ile cümle

elde etme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Image Capture - Dijital fotoğraf makinesi ve Tarayıcılardan görüntüleri elde etmek.Image Capture - Används för att importera bilder ifrån digital kameror och scanners.
Genel kadın haklarını elde etme uğraşı, erkeklerin seçim hakkının kaldırılması uğraşı ile iç içe girmiştir.Allmän rösträtt för män träder i kraft.
17 yaşında ise dansçı olarak bir kariyer elde etmek adına Londra'ya taşındı.Vid 17 års ålder flyttade hon till London och började arbeta som bakgrundsdansare.
Bu nedenle şirket İlk 5 yıl boyunca kar elde etmedi.Snö har inte fallit på toppen de senaste 100 åren.
Bu yöntem kullanılarak petrolden ihtiyaca göre maddeler elde etme mümkündür.Eftersom ämnet är så allmänt förekommande kan det ge miljöproblem genom eutrofikation.
Düz çizgi elde etmek için kullanılan bir diğer yöntem, tebeşirli iptir.Till denna används en speciell lösskjutningspipa med ett koniskt, avsmalnande lopp.
Daha sonrasında tüm suçları Tom'a ait olan oyuncak uçağı elde etmek için işlemiştir.Innan Kate flydde vidare fick hon dock med sig Toms leksaksflygplan.
80 yaşında olanı elde etmek mümkündür.Den kan uppnå en hög ålder, 80 år är konstaterat.
Donanımhaber, gelirinin çok büyük bir kısmını reklamlardan elde etmektedir.Відомі спортсмени отримують значну частину своїх прибутків від реклами.
Bir üst tura çıkmak için 5,70 m üzeri derece elde etmek gereklidir (Q).سورة القيامة‎‎) або Воскресіння — сімдесят п'ята сура Корану.
Bunun üzerine üç arkadaş, gereken parayı elde etmek için harekete geçerler, aileleri de onlara yardımcı olur.Хтось хоче витягти свою вигоду з того, що відбувається, хтось допомогти.
Dagerreyotipi adlı fotoğrafik görüntü elde etme yöntemini bulmuştur.Свій спосіб одержання фотографічного зображення Дагерр назвав дагеротипія.
Gelir elde etmek.Як дістатися
Düz çizgi elde etmek için kullanılan bir diğer yöntem, tebeşirli iptir.Відрізнявся упевненим відбором м'яча, чистим підкатом, коректною грою.
Türkiye'de yaprakları sarı renk elde etmek için kullanılır.Використовується в Азії для надання стравам червоного кольору.
Böylece malzeme almak istediğinizde bunları elde etmek için para vermek zorunda kalmazsınız.Щоб не збільшувати його кількість, не треба купляти такі речі.
Arılar da, balmumu ve bal elde etmek için en azından Eski Krallık'tan itibaren yetiştiriliyordu.Бджоли також були одомашнені, принаймні від часів Старого царства, й давали мед і віск.
Yarışmanın kazananı £100.000 ve Universal Republic ile bir müzik anlaşması elde etmektedir.Vítěz soutěže získal 100 tisíc liber a uzavřel nahrávací smlouvu s hudebním vydavatelstvím Universal Republic.
Bu durumda, istemci birden fazla cihazdan İnternet erişimi elde etmek için MAC adresini kafesler.V tomto případě, klient spoofnul svoji MAC adresu, za účelem získání přístupu k Internetu na více zařízeních.
17 yaşında ise dansçı olarak bir kariyer elde etmek adına Londra'ya taşındı.V sedmnácti letech se přestěhovala do Londýna a stala se záložní tanečnicí.
Amerika Birleşik Devletleri'nde, ilacı elde etmek için özel bir prosedür gereklidir.Ve Spojených státech je dostupný pouze na lékařský předpis.
Bir miligram niyasin elde etmek için 60 mg triptofan gerekir..Za každých 60 mg tryptofanu může být vytvořen 1 mg nikotinamidu.
Endonezya tarihi ülkedeki doğal kaynakları elde etmek isteyen yabancı güçlerin etkisinde kalmıştır.Indonéská historie byla ovlivněna snahami cizích mocností ovládnout její přírodní bohatství.
Daha çok ev inşa ederek daha çok kira geliri elde etmek mümkün.Pro jednu domácnost lze sjednat i vícero pojištění.
Bir litre bira elde etmek için 6-7 litre su gereklidir.Pentru a produce un litru de alcool este nevoie de 3 kg de secară.
Bunun üzerine üç arkadaş, gereken parayı elde etmek için harekete geçerler, aileleri de onlara yardımcı olur.Iar pentru asta are nevoie de bani, pe care-i poate procura doar cu ajutorul vechilor săi prieteni.
Başlangıçta ses elde etmek için kavalın tüm perdeleri açık birakılmalıdır.Inițial, pentru amplificarea sunetului se foloseau tărtăcuțe.
Ancak güzel ve yumuşak bir ses elde etmek için tabla kalın olmamalıdır.Pentru reținerea unui sunet de calitate este însă necesar un bitrate mare.
Bu çok miktarda dilbilimsel veriyi elde etmek için Google Birleşmiş Milletler dokümanlarını kullandı.A hatalmas nyelvi adatmennyiség begyűjtésére a Google ENSZ-dokumentumokat használt.
Bu haklarını elde etmek için 19. yüzyılın bitişini beklemek gerekecekti.A 19. századig kellett várni, hogy feltűnjön értéke.
Mars yüzeyinin yüksek çözünürlüklü görüntülerini elde etmek.A Mars hósapkája, felszíni alakzatai szépen megmutatkoztak.
Sorunları bilerek birbirine karıştırmak ve böylelikle istediğini elde etmek.Hazugságokkal áltatnak, hogy megkapják, amit akarnak.
Işıkölçer ise keskin görüntüler elde etmek yerine daha iyi ışık ölçümleri için esnek odaklanmaya sahip.Ez adta az ötletet neki, hogy a homlokzat közvetlen mérése helyett fényképekkel is lehetne dolgozni.
Bir litre bira elde etmek için 6-7 litre su gereklidir.1 kg száraz kazein előállításához 60–70 l tejre van szükség.
Düz çizgi elde etmek için kullanılan bir diğer yöntem, tebeşirli iptir.Tyyliltään se on suoraviivainen, iskevä hard rock -kappale.
Kimi istasyonlarda ise taban bant elde etmek ve dağıtım yapmak imkânı vardır.Asemalla saattaa olla työpajoja laitteiden kokoamista ja huoltoa varten.
Böylece malzeme almak istediğinizde bunları elde etmek için para vermek zorunda kalmazsınız.1. Kun olet saanut heidän rahansa, älä koskaan anna niitä takaisin.
Fakat şeker elde etmek için özellikle şekerpancarı ve şekerkamışından istifade edilir.Turvallisuus- ja kemikaalivirasto suosittelee tilalle esimerkiksi sokeria ja mehiläisvahaa.
Hayvanlar karotenoidleri sentezleyemezler ve onları beslenme yoluyla elde etmek zorundadırlar.Τα ζώα δεν μπορούν να τα βιοσυνθέσουν, οπότε πρέπει να τα λαμβάνουν μέσω της τροφής.
Ancak sanatçı daha önceki albümlerinde yakalayamadığı daha fazla özgürlüğü elde etmek istemekteydi.Ήθελε περισσότερη καλλιτεχνική ελευθερία, κάτι που δεν του είχε επιτραπεί στα προηγούμενα άλμπουμ του.
Maddeler, -196 °C ısıda bir araya getirilir ve kontrollü bir tepkime elde etmek için yavaşça ısıtılır.Τα συνδυάζουν σε θερμοκρασία 77K (-196°C) και το θερμαίνουν σιγα σιγά μέχρι να δημιουργηθεί η αντίδραση.
Finali kazanan takım 2013 FIFA Konfederasyonlar Kupası'na da direkt olarak katılım hakkı elde etmektedir.Κανονικά, ο νικητής του τελικού λαμβάνει αυτόματα συμμετοχή στο Κύπελλο Συνομοσπονδιών FIFA 2013.
Onu elde etmek için kolyeyi yapan dört cüceyle birlikte olmuştur.Είχε μαζί του τρία κοράκια που τα χρησιμοποίησε για τον εντοπισμό γης.
Google Street View panorama görüntülerini, çekilen fotoğrafların birleştirilmesi ile elde etmektedir.Η προβολή Google Street View εμφανίζει πανοράματα συρραμένων εικόνων.
Endonezya tarihi ülkedeki doğal kaynakları elde etmek isteyen yabancı güçlerin etkisinde kalmıştır.Η ιστορία της Ινδονησίας έχει επηρεαστεί από τις ξένες δυνάμεις που τις προσέλκυσαν οι φυσικοί πόροι της.
Tetrafluoretileni kloroformdan başlayarak da elde etmek mümkündür.Ωστόσο, είναι σχεδόν αδύνατο να εξεδουτερωθεί κάποιος με τη χρήση χλωροφόρμιου.
Ayrıca Akdeniz'e kıyısı olması nedeniyle deniz ticaretinden de gelir elde etmektedirler.Παράλληλα ενισχύσεις θα μεταφέρονταν και από την θάλασσα.
Kişiler bu bilgileri bir e-posta sertifikasından elde etmektedir.Θα πρέπει να εγγραφείτε σε αυτή την υπηρεσία ώστε να λαμβάνετε ειδοποιήσεις μέσω ηλεκτρονικού μηνύματος.
Bazı övgülerde, hız elde etme ve reaktör teknoloji açısından sovyet denizaltıları en iyileriydi.På enkelte områder såsom fart og reaktorteknologi var og er sovjetiske ubåde de bedste i verden.
Yarışmanın kazananı £100.000 ve Universal Republic ile bir müzik anlaşması elde etmektedir.Vinderen modtager 100,000 pund og en pladekontrakt med Universal Music.
Düz çizgi elde etmek için kullanılan bir diğer yöntem, tebeşirli iptir.Bladene er linjeformede med en tydelig midterfure, stive og helrandede med ru kant.
Çok kibirli ve güvensiz olabilir ve Starfire'a aşıktır ve onu elde etmek için her şeyi yapar.Hun er ret så stædig og viljestærk, er forelsket i Noel og vil gøre alt for at vinde ham.
Sayısız Gözyaşı isminin sebebi, elflerin son zafer elde etme umutlarının da sönmesidir.Navnet Utallige tårer kommer av at alvenes siste håp om seier ble knust.
Onun zeka bilgisini elde etme metotları tamamen bilinmiş değildir.Hans metoder for å skaffe etterretningsinformasjon er fortsatt ikke helt kjent.
Uzak Doğu Rusyası, Krater Koyu'ndaki turizmden çok fazla gelir elde etmektedir.Russiske Fjernøsten genererer mye inntekter fra turisme ved Kraterbukta.
Oysa, diğer kölelerin özgürlüklerini elde etme konusunda kesin bir şansları yoktu.Men slavene vant ikke friheten.
Yarışmanın kazananı £100.000 ve Universal Republic ile bir müzik anlaşması elde etmektedir.Vinneren fikk første sesong 100 000 amerikanske dollar og platekontrakt med Universal Republic.
Arılar da, balmumu ve bal elde etmek için en azından Eski Krallık'tan itibaren yetiştiriliyordu.Bier ble også domestisert fra minst det gamle rike, og bihold skaffet både honning og voks.
Açık Kaynak İstihbaratı, istihbarat elde etme methodlarından biridir.Bevaring av hemmeligheter er et av målene for informasjonssikkerhet.
İkili yarışmalarda, yarışmacılar sonraki tura kalma hakkını elde etmek için çekişirler.På høsten konkurrerer værene om retten til å pare seg.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod