Ana içeriğe geç
Sözlük

elbiseyi ile cümle

elbiseyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bazı medya kaynakları elbiseyi veganlık karşıtı olarak yorumladı.Gerningsmanden var ifølge nogle kilder klædt ud som julemand.
Rock and Roll Hall of Fame tahnitçi Sergio Vigilato'ya elbiseyi koruması için $6.000 ödedi.Đại sảnh Danh vọng Rock and Roll chia trả 6.000 đô-la Mỹ cho Sergio Vigilato để bảo quản chiếc váy.
2010 yılını özetleyen listeler hazırlayan Time et elbiseyi yılın moda olayı seçti.Trong danh sách tổng hợp năm 2010, Time bình chọn chiếc váy này là tuyên bố thời trang hàng đầu của năm.
Gaga et elbiseyi "Bad Romance" için kazandığı Yılın Video Klibi ödülünü almak için giydi.Gaga mặc bộ váy lúc nhận giải "Video của năm" cho "Bad Romance", do Cher trao tặng.
Rock and Roll Hall of Fame tahnitçi Sergio Vigilato'ya elbiseyi koruması için $6.000 ödedi.ロックの殿堂は、剥製師のセルジオ・ヴィジレト(Sergio Vigilato)に6千ドルでドレスの保存を依頼した。
Sucre elbiseyi yatağın altına saklar.裾は下衣の下に入れる。
Önceden ona yapılmış olan elbiseyi getirerek giydirirler.기존에 입고 있었던 옷은, 최초로 입었던 옷으로 전환된다.
Bu elbiseyi sana kim aldı?מי קנה לך את השמלה הזו?
Sucre elbiseyi yatağın altına saklar.Staiga Nina pamato skylę savo suknelėje.
Bu elbiseyi denemek istiyorum.Aš noriu pasimatuoti šią suknelę.
Babacýđým bu elbiseyi sen aldýn. En pahalýsý buydu.Βρίσκεις τον εαυτό σου σε ένα μέρος που ποτέ δεν ονειρεύτηκες!
Bunun o muhteşem elbiseyi ilk defa giyişi olup olmadığını bilmek istiyorum.Eu vreau sa stiu daca acum e pentru prima data cand ea a purtat acesta rochie fabuloasa.
Bunun o muhteşem elbiseyi ilk defa giyişi olup olmadığını bilmek istiyorum.Jaký byl jeho účel? Zajímalo by mě, jestli má ty krásné šaty na sobě poprvé.
Bunun o muhteşem elbiseyi ilk defa giyişi olup olmadığını bilmek istiyorum.Я хочу знати, чи це був перший раз, коли вона вдягла цю неймовірну сукню.
"Doğum günü partimde bu elbiseyi giy."" Cô hãy mặc chiếc váy này tới dự bữa tiệc của tôi. "
"Doğum günü partimde bu elbiseyi giy.""Kenakan baju ini ke pesta ulang tahunku"
"Doğum günü partimde bu elbiseyi giy.""Metti questo vestito per la mia festa di compleanno."
"Doğum günü partimde bu elbiseyi giy.""Porte cette robe à ma soirée."
"Doğum günü partimde bu elbiseyi giy.""Usa este vestido en mi fiesta."
"Doğum günü partimde bu elbiseyi giy.""Usa este vestido en mi fiesta."
"Doğum günü partimde bu elbiseyi giy.""Viseld ezt a ruhát a partymon"
"Doğum günü partimde bu elbiseyi giy.""Załóż tę sukienkę na moje urodzinowe przyjęcie"
"Doğum günü partimde bu elbiseyi giy."ارتدي هذا الفستان في حفلة عيد الميلاد
Elbiseyi sekiz kez katla.Dobla el sari en ocho partes.
Elbiseyi sekiz kez katla.Falltet den Sari achtfach.
Elbiseyi sekiz kez katla.Gấp bộ sari 8 lần.
Elbiseyi sekiz kez katla.Hajtogasd nyolcfelé a szárit.
Elbiseyi sekiz kez katla.Împǎtureşte sari-ul în 8.
Elbiseyi sekiz kez katla.Piega il sari otto volte.
Elbiseyi sekiz kez katla.Plie le sari en huit.
Elbiseyi sekiz kez katla.Vouw de sari 8 keer op.
Elbiseyi sekiz kez katla.Złóż sari osiem razy.
Elbiseyi sekiz kez katla.Δίπλωσέ το οκτώ φορές.
Elbiseyi sekiz kez katla.Згорни сарі у вісім шарів.
Elbiseyi sekiz kez katla.Нагъни сарито на осем.
Elbiseyi sekiz kez katla.Сложите сари в 8 раз.
Görüyorum seçerken kırmızı elbiseyi ve deyişini,Seulement les mauvaises habitudes de l'ego.
Görüyorum seçerken kırmızı elbiseyi ve deyişini,Sólo los malos hábitos de la mente egóica.
Görüyorum seçerken kırmızı elbiseyi ve deyişini,Vidím ako si vyberáte červené šaty a hovoríte,
Güle güle kullan caným. Ýyi ki dođdun. Babacýđým bu elbiseyi sen aldýn.Нещо се случва и целият ти живот се преобръща.
Nicole Kidman"ın o elbiseyi nasıl taşıyor olduğunu düşünmezsiniz -- çünkü o tamamen doğal gözükür.Je bent niet bezig met hoe Nicole Kidman die jurk drapeert -- ze ziet er gewoon helemaal natuurlijk uit.
Nicole Kidman"ın o elbiseyi nasıl taşıyor olduğunu düşünmezsiniz -- çünkü o tamamen doğal gözükür.여러분은 니콜 키드먼이 그 옷을 어떻게 교묘하게 처리하는지 생각하지 않습니다. 그녀는 단지 완벽하게 자연스러워 보입니다.
Nicole Kidman"ın o elbiseyi nasıl taşıyor olduğunu düşünmezsiniz -- çünkü o tamamen doğal gözükür.Non si pensa se Nicole Kidman abbia difficoltà con quel vestito, lei sembra completamente naturale.
Nicole Kidman"ın o elbiseyi nasıl taşıyor olduğunu düşünmezsiniz -- çünkü o tamamen doğal gözükür.No piensas que Nicole Kidman tiene dificultades con ese vestido, ella se ve completamente natural.
Nicole Kidman"ın o elbiseyi nasıl taşıyor olduğunu düşünmezsiniz -- çünkü o tamamen doğal gözükür.Nu vă gândiți la felul în care Nicole Kidman manevrează rochia aceea, pur și simplu arată complet natural.
Nicole Kidman"ın o elbiseyi nasıl taşıyor olduğunu düşünmezsiniz -- çünkü o tamamen doğal gözükür.Vous ne pensez pas à comment Nicole Kidman manœuvre dans cette robe, elle semble complètement naturelle.
Nicole Kidman"ın o elbiseyi nasıl taşıyor olduğunu düşünmezsiniz -- çünkü o tamamen doğal gözükür.Ведь вы не задумываетесь, как Николь Кидман ходит в платье, она выглядит очень естественно.
Nicole Kidman"ın o elbiseyi nasıl taşıyor olduğunu düşünmezsiniz -- çünkü o tamamen doğal gözükür.Не се замисляш как Никол Кидман маневрира в тази рокля, тя просто изглежда напълно естествено.
Nicole Kidman"ın o elbiseyi nasıl taşıyor olduğunu düşünmezsiniz -- çünkü o tamamen doğal gözükür.אתם לא חושבים על איך ניקול קידמן זזה בתוך השמלה, היא פשוט נראית לגמרי טבעית.
Nicole Kidman"ın o elbiseyi nasıl taşıyor olduğunu düşünmezsiniz -- çünkü o tamamen doğal gözükür.أنتم لا تتسائلون كيف أن نيكول كيدمان ناورت هذا الرداء إنها تبدو طبيعية كلياً
Nicole Kidman"ın o elbiseyi nasıl taşıyor olduğunu düşünmezsiniz -- çünkü o tamamen doğal gözükür.全く自然に見えます アンジェリーナ・ジョリーは 映画『トゥームレイダー』の
O zaman sana anlattığım gibi yap. Elbiseyi sekiz kez katla.시아버지 : 자, 내가 시키는 대로 하렴. 사리를 여덟번 접거라.
O zaman sana anlattığım gibi yap. Elbiseyi sekiz kez katla.איש: אם ככה, עשי כמו שאומר לך. קפלי את הסארי לשמונה קפלים.
O zaman sana anlattığım gibi yap. Elbiseyi sekiz kez katla.الزوج : حسناً .. قومي بما اخبرك به .. اطوي هذا الوشاح ثمان طيات
O zaman sana anlattığım gibi yap. Elbiseyi sekiz kez katla.女性: はい、お父さん
Sonra, kalıplarımla ben geldim, takim elbiseyi spreyledim, tankı spreyledim ve bütün duvarı.A tu som prišla ja so svojimi šablónami, a nasprejovala som odkazy na uniformu, na tank, na celú stenu.
Sonra, kalıplarımla ben geldim, takim elbiseyi spreyledim, tankı spreyledim ve bütün duvarı.그래서 제가 저의 원본 그림들을 가져다가 그 문양을 옷 부분에 스프레이로 그려넣었습니다. 탱크에, 또 벽 전체에 그려 넣어서
Sonra, kalıplarımla ben geldim, takim elbiseyi spreyledim, tankı spreyledim ve bütün duvarı.Tôi mang những bản in của mình dán lên khẩu hiệu
Sonra, kalıplarımla ben geldim, takim elbiseyi spreyledim, tankı spreyledim ve bütün duvarı.Тогда я беру мои шаблоны и наношу их на туловище, на танк и на всю стену.
Sonra, kalıplarımla ben geldim, takim elbiseyi spreyledim, tankı spreyledim ve bütün duvarı.אז באתי עם השבלונה שלי, וציירתי אותם על החליפה, על הטנק, ועל כל הקיר,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod