Ana içeriğe geç
Sözlük

elbise ile cümle

elbise kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom Mary'nin yeni elbisesinin rengini sevdi.Tom loved the color of Mary's new dress.
Tom Mary'nin yeni bir elbise isteme nedenini bilmiyordu.Tom didn't know the reason why Mary wanted a new dress.
Tom onu bekliyor olsada, Mary'nin bir elbise seçmesi zamanını aldı.Mary took her time choosing a dress even though Tom was waiting for her.
Mary bütün elbiselerini kendi diker.Mary makes all her own clothes.
Mary siyah elbise içinde iyi görünüyor.Mary looks good in a black dress.
Mary Tom'dan elbisesinin fermuarını kapamasını rica etti.Mary asked Tom to zip up her dress.
Elbiseni o kadar çok seviyorum ki keşke basabileceğim bir 'Seviyorum' butonu olsa.I like your dress so much I wish there was an 'I like' button I could press.
Tom kirli elbiselerini çıkardı ve onları çamaşır makinesine attı.Tom stripped off his dirty clothes and threw them into the washing machine.
John elbiseleri hakkında kayıtsız.John is indifferent about his clothes.
Yeni elbisen üzerinde çok iyi görünüyor.Your new dress looks very good on you.
Tom Mary'nin elbisesinin etkinlik için uygun olmadığını düşündü.Tom thought Mary's dress wasn't appropriate for the occasion.
Tom elbiseleriyle uyumuş gibi görünüyordu.Tom looked like he'd slept in his clothes.
Tom ofisinde değişik elbiseler bulundurur.Tom keeps a change of clothes in his office.
Tom'un yıkanılması gereken bazı elbiseleri var.Tom has some clothes that need to be washed.
Tom takım elbisesini değiştirdi.Tom got his suit altered.
Tom eski elbiselerinin çoğunu son zamanlarda rastladığı evsiz adama verdi.Tom gave a lot of his old clothes to a homeless man that he met recently.
Tom elbiseleri değiştirdi.Tom changed clothes.
Tom ön masadaki adama takım elbisesini nerede ütületebileceğini sordu.Tom asked the man at the front desk where he could get his suit pressed.
Mary, basit bir beyaz elbise giydi.Mary wore a simple white dress.
Ne insanlar gördüm elbiseleri yoktu, ne elbiseler gördüm içinde insan yoktu.I saw many people who had no clothes and I saw many clothes which had no people in them.
Güzel elbiseler!Pretty clothes!
O benim elbiselerimi taşıdı.She moved my clothes.
Elbiselerini çıkar ve yatağa uzan!Take off your clothes and lie down on the bed!
Tom elbiselerini ütüledi.Tom ironed his clothes.
Kırmızı kemer onun siyah elbisesine uyar.The red belt goes well with her black dress.
Karım mavi bir elbise giyiyor.My wife is wearing a blue dress.
Benim partiye gitmek için hiçbir elbisem yok.I have no clothes to go to the party.
Yeni elbiseniz üstünüzde gerçekten iyi görünüyor.Your new dress really looks good on you.
Elbisemin kumaşının fiyatı metre başına 10 Euro'dur.The price of my dress' fabric is 10 Euros per meter.
Birkaç elbiseye baktı ve en pahalı olanı seçti.She looked at a few dresses and picked the most expensive one.
Güzel elbise.Nice dress.
Çok sıcak. Bu elbiseler seni öldürecek!It's very hot, these clothes are going to kill you!
Bu elbiseyi sana kim aldı?Who bought you this dress?
Elbisesini bir dal yırttı.She ripped her dress on a branch.
Onun elbisesini bir dal yırttı.She ripped her dress on a branch.
Bu, Mary'nin kendisi tarafından yaptığı elbise.This is a dress that Mary made by herself.
Bunlar Mary'nin kendi başına yaptığı elbiseler.These are clothes that Mary made by herself.
Geçen Pazar annem bana güzel bir elbise aldı.My mother bought me a nice dress last Sunday.
Mary elbiselerini çıkarmaya başladı.Mary started taking her clothes off.
Parasının çoğunu elbiselere harcar.She spends most of her money on clothes.
Kral, elbisesini çıkardı.The king took his clothes off.
Hangi elbiseleri giymemiz gerektiği hakkında özel kurallar yok.There are no special rules about what clothes we have to wear.
Tom su geçirmez elbise giyiyor.Tom is wearing a drysuit.
Mary soluk mavi bir elbise giydi.Mary wore a pale blue dress.
Mary elbiselerini çıkardı.Mary stripped off her clothes.
Tom'un elbiselere ihtiyacı var.Tom needs clothes.
Bu elbise ona mükemmel oldu.That dress fit her perfectly.
Elbiselerim orada.My clothes are there.
Bana elbiselerimi getir.Bring me my clothes.
Tom nehirde yüzmeye gitti, ama o dışarı çıktığında elbiseleri çalınmıştı.Tom went swimming in the river, but when he got out, his clothes had been stolen.
Bu kızlar dar ve kısa elbiseler giyiyorlar.These girls are wearing skimpy clothes.
Tom elbiselerini değiştiriyor.Tom is changing his clothes.
Ben elbiselerimi değiştiriyorum.I am changing my clothes.
Elbisemi katlıyorum.I am folding my dress.
Elbisemi ütülüyorum.I am ironing my dress.
O elbisenin içinde çok güzelsin.You're so beautiful in that dress.
O, yeni elbiseden memnundu.She was pleased with the new dress.
Elbiselerimizi değiştiriyoruz.We are changing our clothes.
Elbiselerini değiştirdiğin için teşekkürler.Thank you for changing your clothes.
Elbiseni hiç değiştirdin mi?Have you ever changed your clothes?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod