Bizim giyeceğimiz elbiselerde itici roketler var.Deshalb werden Sie mit lenkbaren Steuerdüsen ausgerüstet.
Bizim giyeceğimiz elbiselerde itici roketler var.Em 30 segundos ficamos sem oxigénio, e saberão o que é estar no espaço.
Bizim giyeceğimiz elbiselerde itici roketler var.-Jo. Nové skafandry simulují gravitaci pomocí trysek.
Bizim giyeceğimiz elbiselerde itici roketler var.Kami ada tetapan baru dengan alat pendorong accelerant yang terarah.
Bizim giyeceğimiz elbiselerde itici roketler var.Obleke nove generacije imamo s posebnimi raketami.
Bizim giyeceğimiz elbiselerde itici roketler var.Queste nuove tute hanno dei propulsori.
Bizim giyeceğimiz elbiselerde itici roketler var.Ta sẽ có những loại áo có ống đẩy định hướng... -Các anh sẽ không bị tung như Armstrong.
Bizim giyeceğimiz elbiselerde itici roketler var.Vandaar onze nieuwe ruimtepakken met straalpijpen.
Bizim giyeceğimiz elbiselerde itici roketler var.لدينا هذه البدل الجديدة بصورايخ دفع اتجاهية
Bodhisattvalar'ın dünya ile olan bağları sanki giydikleri soylu bir elbise ile yerine getirilir.A: A oni sú zobrazené majúce tieto svetské väzby prostredníctvom ich nádherného hávu.
Bodhisattvalar'ın dünya ile olan bağları sanki giydikleri soylu bir elbise ile yerine getirilir.R: y están demostrados que estos lazos mundanos a través de su atuendo principesco.
Bodhisattvalar'ın dünya ile olan bağları sanki giydikleri soylu bir elbise ile yerine getirilir.І вони демонструють свою привязаність до земного світу через свої королівські костюми.
Bodhisattvalar'ın dünya ile olan bağları sanki giydikleri soylu bir elbise ile yerine getirilir.والواضح أن لديهم علاقات وتواصل مع عالمنا من خلال زيهم ومظهرهم الأقرب لمظهر الأمراء
Bu bir pipo. Bir elbise askisi.ハンガー
"Bu Doğulu elbiseler içindeki insanlar sürekli şekilde aşağı yukarı yürüyorlar."Azt mondta "Ezek az emberek a keleti ruhákban, fel-le mászkálnak, nagyon ismétlődő, nagyon behatárolt."
"Bu Doğulu elbiseler içindeki insanlar sürekli şekilde aşağı yukarı yürüyorlar.""Ci wszyscy ludzie w strojach orientalnych tylko chodzą i chodzą, to takie monotonne i ograniczone".
"Bu Doğulu elbiseler içindeki insanlar sürekli şekilde aşağı yukarı yürüyorlar."Ea spuse "Toţi oamenii poartă rochii Orientale, urcând şi coborând, foarte repetitiv, foarte limitat."
"Bu Doğulu elbiseler içindeki insanlar sürekli şekilde aşağı yukarı yürüyorlar."(Gelach)
"Bu Doğulu elbiseler içindeki insanlar sürekli şekilde aşağı yukarı yürüyorlar." (Gülüşmeler)(Risas)
"Bu Doğulu elbiseler içindeki insanlar sürekli şekilde aşağı yukarı yürüyorlar."Hun sagde, "Alle disse folk med østligt tøj, der går op og ned, meget gentagende, meget begrænset."
"Bu Doğulu elbiseler içindeki insanlar sürekli şekilde aşağı yukarı yürüyorlar.""Kaikki nuo itämaisesti pukeutuneet kävelemässä ylös ja alas, hyvin yksitoikkoista, hyvin niukkaa."
"Bu Doğulu elbiseler içindeki insanlar sürekli şekilde aşağı yukarı yürüyorlar.""동양옷을 입은 사람들이 계단을 반복적으로 오르내립니다."
"Bu Doğulu elbiseler içindeki insanlar sürekli şekilde aşağı yukarı yürüyorlar.""Những người mặc đồ phương Đông này, đi lên đi xuống, lặp đi lặp lại, rất hạn chế."
"Bu Doğulu elbiseler içindeki insanlar sürekli şekilde aşağı yukarı yürüyorlar.""Todas aquelas pessoas com roupas orientais, "a subir e a descer, é muito repetitivo, muito limitado." (Risos)
"Bu Doğulu elbiseler içindeki insanlar sürekli şekilde aşağı yukarı yürüyorlar.""Tous ces gens en robes orientales, montant et descendant sans arrêt. C'est très répétitif et limité !"
"Bu Doğulu elbiseler içindeki insanlar sürekli şekilde aşağı yukarı yürüyorlar.""Tutte queste persone con vestiti orientali, che vanno su e giù: molto ripetitivo, molto limitato."
"Bu Doğulu elbiseler içindeki insanlar sürekli şekilde aşağı yukarı yürüyorlar.""Všetci tí ľudia v orientálnom odeve, chodia hore-dolu, veľmi opakované, veľmi obmedzené."
"Bu Doğulu elbiseler içindeki insanlar sürekli şekilde aşağı yukarı yürüyorlar.""Všichni ti lidé v orientálních oděvech, chodí nahoru a dolů, velice monotónně a velmi omezeně."
"Bu Doğulu elbiseler içindeki insanlar sürekli şekilde aşağı yukarı yürüyorlar."Вона додає: "Всі ці люди в східному вбранні піднімаються і спускаються весь час, все дуже одноманітно".
"Bu Doğulu elbiseler içindeki insanlar sürekli şekilde aşağı yukarı yürüyorlar.""Все эти люди в восточной одежде, шли вверх и вниз - так монотонно, так нестерпимо".
"Bu Doğulu elbiseler içindeki insanlar sürekli şekilde aşağı yukarı yürüyorlar.""Всички тези хора в източно облекло, слизат и се качват - много повторяемо, много ограничено."
"Bu Doğulu elbiseler içindeki insanlar sürekli şekilde aşağı yukarı yürüyorlar."היא אמרה, "כל האנשים האלה עם הלבוש המזרחי עולים ויורדים. כל הזמן חוזר על עצמו. מאוד מוגבל."
"Bu Doğulu elbiseler içindeki insanlar sürekli şekilde aşağı yukarı yürüyorlar."قالت " كل هؤلاء الأشخاص في الملابس الشرقية" "يصعدون و يهبطون، مكرر للغاية، محدود للغاية"
"Bu Doğulu elbiseler içindeki insanlar sürekli şekilde aşağı yukarı yürüyorlar."上り下りを繰り返すばかりで 行動が限られている" (笑)
Bu elbise şifon mu?Aceasta rochie, e sifon?(material)
Bu elbise şifon mu?Baju ini, apakah ini kain sutra tipis?
Bu elbise şifon mu?Cette robe, c'est du chiffon ?
Bu elbise şifon mu?Das Kleid ist aus Chiffon?
Bu elbise şifon mu?Questo vestito, sarà di chiffon?
Bu elbise şifon mu?Ta sukienka jest szyfonowa?
Bu elbise şifon mu?Το φόρεμα, είναι σιφόν;
Bu elbise şifon mu?Это платье..это же шифон?
Bu kabin boyutu. Yaklaşık bir kolay gizlenmesi için çok büyük kadın elbise.그것은 캐비닛 크기입니다. 에 대해 쉽게 연기력이 너무 큽니다
Bu kabin boyutu. Yaklaşık bir kolay gizlenmesi için çok büyük kadın elbise.הוא גודל הממשלה. גדול מדי בשביל ההסתרה קל על
Bu kabin boyutu. Yaklaşık bir kolay gizlenmesi için çok büyük kadın elbise.إنه حجم الحكومة. كبير جدا لاخفاء سهل حول
Bu kabin boyutu. Yaklaşık bir kolay gizlenmesi için çok büyük kadın elbise.女性のドレス。彼女は、王が可能であることを知っている
Bu konuya olan tutkum, Wasp (eşekarısı) denen acaip görünüşlü bu dalış elbisesi ile başladı.Adicția mea a început o dată cu acest ciudat costum de scafandru numit Wasp (Viespe).
Bu konuya olan tutkum, Wasp (eşekarısı) denen acaip görünüşlü bu dalış elbisesi ile başladı.Ketagihan saya dimulai dengan sebuah alat selam aneh ini yang dinamakan Wasp.
Bu konuya olan tutkum, Wasp (eşekarısı) denen acaip görünüşlü bu dalış elbisesi ile başladı.La mia passione e' cominciata con una curiosa muta da sub chiamata Vespa
Bu konuya olan tutkum, Wasp (eşekarısı) denen acaip görünüşlü bu dalış elbisesi ile başladı.Meine Sucht begann mit diesem komischen Taucheranzug namens Wespe.
Bu konuya olan tutkum, Wasp (eşekarısı) denen acaip görünüşlü bu dalış elbisesi ile başladı.Mi adicción comenzó con este extraño traje de buceo llamado Wasp (avispa).
Bu konuya olan tutkum, Wasp (eşekarısı) denen acaip görünüşlü bu dalış elbisesi ile başladı.Mijn verslaving begon met dit vreemd uitziende duikpak genaamd Wasp.
Bu konuya olan tutkum, Wasp (eşekarısı) denen acaip görünüşlü bu dalış elbisesi ile başladı.Moja fascynacja rozpoczęła się od dziwnie wygladajacego kombinezonu do nurkowania nazywanego Osa (Wasp).
Bu konuya olan tutkum, Wasp (eşekarısı) denen acaip görünüşlü bu dalış elbisesi ile başladı.Pour moi ça a commencé avec cet étrange costume de plongée appelé Wasp.
Bu konuya olan tutkum, Wasp (eşekarısı) denen acaip görünüşlü bu dalış elbisesi ile başladı.저의 중독은 WASP라는 이상하게 생긴 다이빙 슈트에서 시작했습니다.
Bu konuya olan tutkum, Wasp (eşekarısı) denen acaip görünüşlü bu dalış elbisesi ile başladı.Wasp は略語ではなく 外見がジガバチと似ているからです
Bu konuya olan tutkum, Wasp (eşekarısı) denen acaip görünüşlü bu dalış elbisesi ile başladı.Мое увлечение началось с этого странного скафандра, который называется Оса.
Bu konuya olan tutkum, Wasp (eşekarısı) denen acaip görünüşlü bu dalış elbisesi ile başladı.Страстта ми започна с този странен на вид водолазен костюм, наречен Оса.
Bu konuya olan tutkum, Wasp (eşekarısı) denen acaip görünüşlü bu dalış elbisesi ile başladı.ההתמכרות שלי החלה עם חליפת הצלילה המוזרה הזו שנקראת וואספ.
Bu konuya olan tutkum, Wasp (eşekarısı) denen acaip görünüşlü bu dalış elbisesi ile başladı.بدأ ادماني مع بدلة الغطس غريبة المنظر هذه والمسماة بالدبور