Bilinçsizce bir takım elbise yerine teorileri uygun teorileri, gerçekleri çarpıtmak başlar gerçekler.Umærkeligt man begynder at dreje fakta, der passer til teorier, i stedet for teorier, der passer til fakta.
Bilinçsizce bir takım elbise yerine teorileri uygun teorileri, gerçekleri çarpıtmak başlar gerçekler.Unmerklich beginnt man Fakten zu passen Theorien drehen, anstatt von Theorien zu passen
Bilinçsizce bir takım elbise yerine teorileri uygun teorileri, gerçekleri çarpıtmak başlar gerçekler.Незаметно он начинает крутить факты в соответствии с теориями, а не теории, чтобы удовлетворить факты.
Bilinçsizce bir takım elbise yerine teorileri uygun teorileri, gerçekleri çarpıtmak başlar gerçekler.Непомітно він починає крутити факти відповідно до теорій, а не теорії, щоб задовольнити факти.
Bilinçsizce bir takım elbise yerine teorileri uygun teorileri, gerçekleri çarpıtmak başlar gerçekler.מדעת אחד מתחיל לסובב את העובדות כדי להתאים תיאוריות, במקום תיאוריות שיתאימו
Bilinçsizce bir takım elbise yerine teorileri uygun teorileri, gerçekleri çarpıtmak başlar gerçekler.يبدأ المرء بعدم اكتراث عنق الحقائق لتتناسب مع نظريات ، بدلا من النظريات التي تتناسب مع
Bilinçsizce bir takım elbise yerine teorileri uygun teorileri, gerçekleri çarpıtmak başlar gerçekler.事実。それ自体に注意してください。
Bilinen Buda'nın tasviri dünyadan ve tüm maddi şeylerden elini ayağını çekmiş bir rahip elbisesi içindedir.والعكس صحيح، فشكل تماثيل بوذا تظهر بزي وشكل الراهب، فبذلك تخلت عن كل علاقاتها بالأرض، وارتبطت بالأمور المادية
Bilirsiniz, sabah karkarız, elbiselerimizi, ayakkabılarımızı giyeriz, sonra da dünyaya açılırız.Als je 's ochtends wakker wordt, sta je op, je doet je schoenen aan, en je gaat de wijde wereld in.
Bilirsiniz, sabah karkarız, elbiselerimizi, ayakkabılarımızı giyeriz, sonra da dünyaya açılırız.Bạn biết đấy, chúng ta thức dậy vào buổi sáng, thay đồ, mang giày vào và khởi đầu một ngày mới.
Bilirsiniz, sabah karkarız, elbiselerimizi, ayakkabılarımızı giyeriz, sonra da dünyaya açılırız.Budzisz się rano ubierasz się, zakładasz buty, wychodzisz z domu.
Bilirsiniz, sabah karkarız, elbiselerimizi, ayakkabılarımızı giyeriz, sonra da dünyaya açılırız.Como saben, nos despertamos por la mañana, nos vestimos, nos calzamos, y salimos al mundo.
Bilirsiniz, sabah karkarız, elbiselerimizi, ayakkabılarımızı giyeriz, sonra da dünyaya açılırız.우리는 아침에 일어나 옷을 입고, 신을 신고 세상으로 향합니다.
Bilirsiniz, sabah karkarız, elbiselerimizi, ayakkabılarımızı giyeriz, sonra da dünyaya açılırız.Ne trezim dimineața, ne îmbrăcăm, ne încălțăm și pornim în lume.
Bilirsiniz, sabah karkarız, elbiselerimizi, ayakkabılarımızı giyeriz, sonra da dünyaya açılırız.Poznáte to, ráno sa zobudíte, oblečiete sa, obujete sa, vyrazíte do sveta.
Bilirsiniz, sabah karkarız, elbiselerimizi, ayakkabılarımızı giyeriz, sonra da dünyaya açılırız.Sapete, ci svegliamo la mattina, ci vestiamo, ci mettiamo le scarpe, andiamo incontro al mondo.
Bilirsiniz, sabah karkarız, elbiselerimizi, ayakkabılarımızı giyeriz, sonra da dünyaya açılırız.Wissen Sie, wir stehen morgens auf, ziehen uns an, ziehen unsere Schuhe an, und ziehen raus in die Welt.
Bilirsiniz, sabah karkarız, elbiselerimizi, ayakkabılarımızı giyeriz, sonra da dünyaya açılırız.Οταν ξυπνάμε λοιπόν το πρωί, ντυνόμαστε, βάζουμε τα παπούτσια μας και βγαίνουμε από το σπίτι.
Bilirsiniz, sabah karkarız, elbiselerimizi, ayakkabılarımızı giyeriz, sonra da dünyaya açılırız.Все мы просыпаемся утром, одеваемся, обуваемся и выходим в мир.
Bilirsiniz, sabah karkarız, elbiselerimizi, ayakkabılarımızı giyeriz, sonra da dünyaya açılırız.Всі ми зранку прокидаємось, вдягаємось, взуваємось та виходимо у світ.
Bilirsiniz, sabah karkarız, elbiselerimizi, ayakkabılarımızı giyeriz, sonra da dünyaya açılırız.אנו קמים בבוקר, מתלבשים, נועלים נעליים, יוצאים אל העולם.
Bilirsiniz, sabah karkarız, elbiselerimizi, ayakkabılarımızı giyeriz, sonra da dünyaya açılırız.تعلمون، نحن نستيقظ صباحاً ترتدون الملابس، و تضعون أحذيتكم، و تخرجون لتواجهون العالم.
Bilirsiniz, sabah karkarız, elbiselerimizi, ayakkabılarımızı giyeriz, sonra da dünyaya açılırız.我哋朝早起身,著衫著鞋 然後離開屋企
Bilirsiniz, sabah karkarız, elbiselerimizi, ayakkabılarımızı giyeriz, sonra da dünyaya açılırız.着替えて靴を履き 出かけていきます 帰宅したら 服を脱いで
Bin elbise askısı için üç buçuk sent aldım.3,5 centet kaptam az ezernyi vállfáért.
Bin elbise askısı için üç buçuk sent aldım.Am primit 3 cenţi jumătate pentru o mie de umeraşe.
Bin elbise askısı için üç buçuk sent aldım.A sette anni l'avevo capito.
Bin elbise askısı için üç buçuk sent aldım.Consegui 3,5 centavos por mil cabides.
Bin elbise askısı için üç buçuk sent aldım.Conseguí 3,5 centavos por mil perchas.
Bin elbise askısı için üç buçuk sent aldım.Dostałem 3,5 centa za 1000 wieszaków.
Bin elbise askısı için üç buçuk sent aldım.Dostal jsem tři a půl centu za tisícovku ramínek.
Bin elbise askısı için üç buçuk sent aldım.Ich bekomme 3 1/2 Cents für jeden der 1000 Kleiderbügel.
Bin elbise askısı için üç buçuk sent aldım.Ik kreeg drieënhalve cent voor duizend kleerhangers.
Bin elbise askısı için üç buçuk sent aldım.J'ai obtenu trois cents et demi pour un millier de cintres.
Bin elbise askısı için üç buçuk sent aldım.Tôi có 3,5 cent cho 1000 cái mắc áo.
Bin elbise askısı için üç buçuk sent aldım.Έλαβα τρεισήμισι σεντς επί χίλιες κρεμάστρες.
Bin elbise askısı için üç buçuk sent aldım.Получих три и половина цента за хиляда закачалки за палта.
Bin elbise askısı için üç buçuk sent aldım.Я одержав 3,5 цента за 1000 вішаків
Bin elbise askısı için üç buçuk sent aldım.Я получил 3,5 цента за тысячу вешалок.
Bir elbise askisi.Een hanger.
Bir elbise askisi.Egy fogas.
Bir elbise askisi.Ein Kleiderbügel.
Bir elbise askisi.옷걸이 입니다.
Bir elbise askisi.Móc treo.
Bir elbise askisi.(Risos) Um cabide.
Bir elbise askisi.Una gruccia.
Bir elbise askisi.Un cintre.
Bir elbise askisi.Un gancho de ropa.
Bir elbise askisi.Un umeraş...
Bir elbise askisi.Wieszak.
Bir elbise askisi.Вешалка.
Bir elbise askisi.Вішак.
Bir elbise askisi.Закачалка.
Bir elbise askisi.קולב.
Bir elbise askisi.علاقة الثياب.
Bir elbise bir insana ancak nasıl bu kadar yakışabilir?Comment se fait-il que cette robe vous aille si bien ?
Bir elbise bir insana ancak nasıl bu kadar yakışabilir?Hogy állhat magán ilyen jól ez a ruha?
Bir elbise bir insana ancak nasıl bu kadar yakışabilir?كيف يمكنها ان تكون بهذا الجمال في فستان عادي؟
Bir elbise.Een jurk.
Bir elbise mi?C'est une robe ?