Ana içeriğe geç
Sözlük

elbise ile cümle

elbise kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
O, güzel beyaz bir elbise giydi.She wore a beautiful white dress.
Prenses altın bir elbise giydi.The princess wore a golden dress.
Üzgünüm, elbiseni beğenmediğimi söylemek istemedim.I am sorry, I didn't mean to say I didn't like your dress.
Yaşam, bitlerle dolu harika bir elbisedir.Life is a magnificent gown full of lice.
Sen elbiseleri kurutuyordun.You were drying clothes.
Tom duştan çıktı ve tekrar elbiselerini giydi.Tom got out of the shower and put his clothes back on.
Bu tür elbise oldukça moda oldu.That kind of dress has become quite fashionable.
O elbise korkunç.That dress is awful.
Tom her zaman koyu elbiseler giyer.Tom always wears dark clothes.
Kahverengi tek parça elbiseme uyan bir şapka arıyorum.I'm looking for a hat that matches my brown one piece dress.
Tom dün bir çift siyah elbise satın aldı.Tom bought a pair of black dress shoes yesterday.
Mary elbiselerini ipe astı.Mary hung her clothes on the clothesline.
Beyaz elbiseyi giydim.I wore the white dress.
Mary beyaz bir elbise giydi.Mary wore a white dress.
Mary'nin üzerinde bir elbise vardı.Mary was wearing a dress.
Uzun elbiseler giymişti.He was wearing long robes.
O elbiseyi nerede buldun?Where did you find that dress?
O, elbiselerini mahvetti.He ruined his clothes.
Tom elbiseleriyle yüzdü.Tom swam in his clothes.
O kaysı renkli bir elbise giydi.She had on an apricot-colored dress.
Güzel kadın kırmızı elbisesini yırttı.The beautiful woman tore her red dress.
Bu elbise kirli ve yıkanması gerekiyor.This clothing is dirty and needs to be washed.
Çocukların çoğunun neredeyse hiç elbisesi yoktu.Many of the children had hardly any clothes on.
Tom gri bir takım elbise giyiyordu ve kırmızı bir kravat takıyordu.Tom was wearing a gray suit and a red tie.
Tom gri bir takım elbise giyiyordu.Tom was wearing a gray suit.
Elbiselerini nasıl bu kadar çabuk değiştirdin?How did you change your clothes so fast?
Elbiselerini nasıl bu kadar çabuk değiştin?How did you change your clothes so quickly?
Tom siyah bir takım elbise ve kravat giymişti.Tom wore a black suit and tie.
Bu elbise sevimli.This outfit is cute.
O elbise ucuz.That dress is cheap.
Uzay elbiseleri astronotları uzaydaki radyasyondan da korur.Spacesuits also protect astronauts from radiation in space.
Bu elbise ucuzdur.This dress is cheap.
Mary'nin elbiseleri tipine ve rengine göre gruplandırılmış.Mary's clothes are grouped by type and color.
Elbisemin fermuarını yukarı çekebilir misin?Can you zip up my dress?
Lütfen elbisemin fermuarını kapatır mısın?Could you please zip up my dress?
O elbiseyi bir daha giyemem, Tom. Mary'nin aynısına sahip olduğunu gördüm.I can't wear that dress ever again, Tom. I saw that Mary had the same.
Mary dekolteli bir elbise giyiyordu.Mary was wearing a low-cut dress.
Bu elbisenin içinde çok şişman görünüyorum.I look so fat in this dress.
Bu elbisenin içinde şişman görünüyor muyum?Do I look fat in this dress?
Mary elbiselerini düzgünce katladı ve onları şifoniyer çekmecelerine yerleştirdi.Mary neatly folded her clothes and placed them in her dresser drawers.
Mary'nin dansa giderken hangi elbiseyi giyeceğini seçmesi zaman aldı.It took Mary a long time to choose which dress to wear to the dance.
Mary kırmızı bir elbise giydi.Mary wore a red dress.
Tom Mary için bir elbise yaptı.Tom made a dress for Mary.
Tom Mary'nin yeni elbisesini beğendi.Tom liked Mary's new dress.
Mary basit bir elbise giydi.Mary wore a simple dress.
Mary, Alice'e yeni bir elbise yaptı.Mary made Alice a new dress.
O elbisenin içinde harika görünüyorsun.You look fantastic in that dress.
Tom bana Mary'nin giydiği elbisenin çok kısa olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom told me that he thought the dress that Mary was wearing was too short.
Tom, Mary için satın aldığım elbisenin çok büyük olduğunu düşünüyor.Tom thinks the dress I bought for Mary is too big.
O benim güçlü takım elbisem değil.That's not my strong suit.
Ne güzel bir elbisen var!What a beautiful dress you have on!
Tom bugün bir takım elbise giymedi.Tom didn't wear a suit today.
Bu elbise iyi bir alış.This dress is a good buy.
Elbisem mahvolmuş.My dress is ruined.
Bu elbise sana mükemmel şekilde uyar!This dress fits you to perfection!
Tom elbiselerini kirletti.Tom has gotten his clothes dirty.
Onlar elbise yıkıyorlardı.They were washing clothes.
Elbiselerinize dikkat edin.Take care of your clothes.
İpek elbisen nerede?Where are your silk gowns?
Tom yeni bir takım elbise yaptırdı.Tom had a new suit made.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod