Bağışıklık sisteminin yardımcıları olan antikorlar sizlere tanıdık geliyor elbette.Jistě znáte protilátky jakožto součást imunitního systému.
Bağışıklık sisteminin yardımcıları olan antikorlar sizlere tanıdık geliyor elbette.물론 면역체계에서 중요한 역할을 하는걸로 친숙하죠.
Bağışıklık sisteminin yardımcıları olan antikorlar sizlere tanıdık geliyor elbette.Mint tudjuk, az antitestek az immunrendszer végrehajtói.
Bağışıklık sisteminin yardımcıları olan antikorlar sizlere tanıdık geliyor elbette.Naturalmente tutti conoscete gli anticorpi come il braccio destro del sistema immunitario.
Bağışıklık sisteminin yardımcıları olan antikorlar sizlere tanıdık geliyor elbette.Przeciwciała to siepacze systemu immunologicznego.
Bağışıklık sisteminin yardımcıları olan antikorlar sizlere tanıdık geliyor elbette.Sunteți familiari, desigur, cu anticorpii pe post de aghiotanți ai sistemului imunitar.
Bağışıklık sisteminin yardımcıları olan antikorlar sizlere tanıdık geliyor elbette.Und Sie kennen Antikörper natürlich als Handlanger des Immunsystems.
Bağışıklık sisteminin yardımcıları olan antikorlar sizlere tanıdık geliyor elbette.Và nếu như bạn quen với, tất nhiên, rằng kháng thể là tay sai của hệ thống miễn dịch.
Bağışıklık sisteminin yardımcıları olan antikorlar sizlere tanıdık geliyor elbette.Ασφαλώς γνωρίζετε ότι τα αντισώματα είναι οι μπράβοι του ανοσοποιητικού συστήματος.
Bağışıklık sisteminin yardımcıları olan antikorlar sizlere tanıdık geliyor elbette.Вы, конечно же, знакомы с антителами, как с оруженосцами иммунной системы.
Bağışıklık sisteminin yardımcıları olan antikorlar sizlere tanıdık geliyor elbette.Разбира се, запознати сте с антителата като пазители на имунната система.
Bağışıklık sisteminin yardımcıları olan antikorlar sizlere tanıdık geliyor elbette.אתם מכירים בטח את הנוגדנים כ"פועלים השחורים" של מערכת החיסון.
Bağışıklık sisteminin yardımcıları olan antikorlar sizlere tanıdık geliyor elbette.وأنتم تعرفون بالطبع أن الأجسام المضادة هي عصابة النظام المناعي
Bağışıklık sisteminin yardımcıları olan antikorlar sizlere tanıdık geliyor elbette.免疫システムの忠実な下僕ですが 他にも便利な事が分かりました
- Bant. Elbette yok.Natürlich nicht.
- Bant. Elbette yok.Pas du tout.
Başka bir motivasyon kaynağı elbette ki iklim değişikliği.Een andere motivatie is uiteraard de klimaatverandering.
Başka bir motivasyon kaynağı elbette ki iklim değişikliği.Ein weiterer Beweggrund ist natürlich der Klimawandel.
Başka bir motivasyon kaynağı elbette ki iklim değişikliği.És persze más okból is felmerül a kérdés, és ez: a klímaváltozás.
Başka bir motivasyon kaynağı elbette ki iklim değişikliği.Inna motywacją do rozmyślań jest oczywiście zmiana klimatu.
Başka bir motivasyon kaynağı elbette ki iklim değişikliği.기후 변화도 우리 삶의 방식을 바꿔야 하는 이유입니다.
Başka bir motivasyon kaynağı elbette ki iklim değişikliği.Le changement climatique, bien entendu, est une autre raison.
Başka bir motivasyon kaynağı elbette ki iklim değişikliği.Một động lực khác, tất nhiên, là Thay đổi khí hậu.
Başka bir motivasyon kaynağı elbette ki iklim değişikliği.Otra motivación, por supuesto, es el cambio climático.
Başka bir motivasyon kaynağı elbette ki iklim değişikliği.Un alt motiv, desigur, e schimbarea climatică.
Başka bir motivasyon kaynağı elbette ki iklim değişikliği.Un'altra motivazione, ovviamente, è il cambiamento climatico.
Başka bir motivasyon kaynağı elbette ki iklim değişikliği.Ένα άλλο κίνητρο, βέβαια, είναι η κλιματική αλλαγή.
Başka bir motivasyon kaynağı elbette ki iklim değişikliği.Другой стимул к размышлениям, это, конечно, климатические изменения.
Başka bir motivasyon kaynağı elbette ki iklim değişikliği.Друг стимул, разбира се, са климатичните промени.
Başka bir motivasyon kaynağı elbette ki iklim değişikliği.מניע נוסף הוא כמובן שינויי האקלים.
Başka bir motivasyon kaynağı elbette ki iklim değişikliği.دافع آخر بالطبع هو التغير المناخي
Başka bir motivasyon kaynağı elbette ki iklim değişikliği.そして人々が化石燃料の 次のエネルギーの話や
Bay Hong: Elbette.מר. הונג: קיבלת.
Bay Hong: Elbette.السيد هونغ: صحيح.
Bay Hong: Elbette.미스터 홍: 알았어요.
Bay Rainsford sıcak bir kahve ister herhalde. Evet elbette.-- الخروج من ذلك الآن ، وذلك بفضل. -- نحن نعرف كيف يشعر ، لا نحن ، حواء؟
Bay Rainsford sıcak bir kahve ister herhalde. Evet elbette.確かに我々が行う。
Bekleyemiyorlar. Diğerleri, elbette, bekliyorlar.그들은 기다릴 수 없습니다. 그 나머지들은, 물론, 기다립니다.
Bekleyemiyorlar. Diğerleri, elbette, bekliyorlar.הם לא יכולים לחכות. האחרים, מחכים כמובן.
Bekleyemiyorlar. Diğerleri, elbette, bekliyorlar.لا يستطيعون الإنتظار. الأخرين، بالطبع، ينتظرون.
Bekleyemiyorlar. Diğerleri, elbette, bekliyorlar.誘惑に勝てる子がいる 彼らは「後々」のために「今」を遅らせます
Ben bir erkeğim, öyle değil miyim? Elbette bir erkeksin.Elle viendra si tu l'appelles maintenant ?
Ben bir erkeğim, öyle değil miyim? Elbette bir erkeksin.Ste jo videli na poroki, moja žena, Boeun.
Bence orada yasalar var, ve elbette bizler, herhangi bir zamanda, onları çok iyi anlamıyoruzEu cred că există legi şi noi desigur nu le înţelegem la un moment dat foarte bine
Bence orada yasalar var, ve elbette bizler, herhangi bir zamanda, onları çok iyi anlamıyoruzIch denke es gibt dort draußen Gesetze, und wir verstehen sie natürlich nicht immer ganz recht
Bence orada yasalar var, ve elbette bizler, herhangi bir zamanda, onları çok iyi anlamıyoruzIk denk dat er wetten bestaan en dat we die natuurlijk niet altijd even goed begrijpen
Bence orada yasalar var, ve elbette bizler, herhangi bir zamanda, onları çok iyi anlamıyoruz저는 법칙이 있다고 생각하고, 물론 아무리 시간이 주어져도 완전히 이해할 수 없겠지만
Bence orada yasalar var, ve elbette bizler, herhangi bir zamanda, onları çok iyi anlamıyoruzMyślę że istnieją prawa i oczywiście nie rozumiemy ich jeszcze zbyt dobrze
Bence orada yasalar var, ve elbette bizler, herhangi bir zamanda, onları çok iyi anlamıyoruzMyslím, že tam vonku sú zákony, a my im, pravdaže, vždy rozumieme len do určitej miery
Bence orada yasalar var, ve elbette bizler, herhangi bir zamanda, onları çok iyi anlamıyoruzЯ думаю, що існують закони, і ми зараз, звичайно ж, не розуміємо їх як слід
Bence orada yasalar var, ve elbette bizler, herhangi bir zamanda, onları çok iyi anlamıyoruzאני חושב שישנם חוקים וכמובן איננו מבינים אותם די הצורך בכל רגע נתון
Bence orada yasalar var, ve elbette bizler, herhangi bir zamanda, onları çok iyi anlamıyoruzأعتقد أنه توجد قوانين هناك، ونحن بالطبع لا نفهمها في أي وقت بصورة صحيحة
Bence orada yasalar var, ve elbette bizler, herhangi bir zamanda, onları çok iyi anlamıyoruzどんなに時間があっても 理解し尽くせないでしょう それでも 挑戦して 理解を深めていくつもりです
"Ben hayatımda hiç. Benim Ayah elbette, bana giydirdi. ""나는 내 인생에서 한 적이 없었어. 내 유모 물론, 당신은 나와 옷을. "
"Ben hayatımda hiç. Benim Ayah elbette, bana giydirdi. ""אף פעם לא עשיתי בחיים שלי. איה שלי הלבישה אותי, כמובן. "
"Ben hayatımda hiç. Benim Ayah elbette, bana giydirdi. ""لم أكن فعلت في حياتي. يرتدي آية بلدي لي ، بطبيعة الحال. "
"Ben hayatımda hiç. Benim Ayah elbette, bana giydirdi. ""まあ、"マーサは明らかに彼女が生意気だと少なくとも認識してで、"それはそれではない、と述べた
Benim Ayah elbette, bana giydirdi. "Ayah của tôi mặc quần áo tôi, dĩ nhiên. "
Benim Ayah elbette, bana giydirdi. "Ayah mea ma îmbrăcat, desigur. "
Benim Ayah elbette, bana giydirdi. "Ayah saya berpakaian saya, tentu saja. "