Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Ale jasne pripúšťa aj výnimky.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Ale oczywistym jest, że istnieją wyjątki.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Dar în mod evident pot exista şi excepţii.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.De még az alól is vannak kivételek.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.하지만 거기에는 예외가 분명히 있습니다.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Maar hierop zijn uitzonderingen.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Ma chiaramente ci sono eccezioni.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Mais il comprend des exceptions claires.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Mas claramente admite exceções.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Mutta selvästi se vaatii poikkeuksia.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Nhưng rõ ràng là có các trường hợp ngoại lệ.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Pero claramente admite excepciones.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Přesto to jasně připouští výjimky.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Όμως σαφώς επιτρέπει τις εξαιρέσεις.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Но, очевидно, той позволява изключения.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.Но этот принцип, естественно, допускает исключения.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.ברור שיש לו יוצאים מן הכלל.
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.ولكن هذا المبدأ يتقبل الاستثناءات حتما
Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.有利になることがあるのも事実です
Apple'da iPod'u geliştiren... ...Steve Jobs'tan bahsediyorum elbette.iPodを構築した時の Appleのスティーブ・ジョブズの話です iPodのハードウエアは素晴らしいデバイスであることを ジョブズはもちろん分かっていました
Apple'da iPod'u geliştiren... ...Steve Jobs'tan bahsediyorum elbette.역대 최고의 전략적 제휴를 빼놓을 순 없겠죠 바로 스타브 잡스의 애플이 개발한 아이팟입니다
Artık grafiği çizmeye hazırız. Elbette.Takže nejprve se musíme rozhodnout, jestli jsou plus a minus 3 inflexní body.
Artık grafiği çizmeye hazırız. Elbette.اعتقد اننا جاهزون الآن للتعيين، اذاً اولاً، هي تعتبر x + او
Aslında bazen bu olasılıklar kesinliğe yakındır. Ve pek çok bilindik konuda elbette kesindirler.Ora, a volte quelle probabilità sono quasi delle certezze, e in molti casi familiari, certamente lo sono.
Cetvelin elbette bir kütlesi var.Cette règle est un objet réel, elle a donc une masse.
Aslında olan şu, be elbette bir hata.Ce qui est arrivé, bien sur, c'est que c'est une erreur.
Aslında olan şu, be elbette bir hata.Ceea ce s-a întâmplat este, bineînțeles, doar o greșeală.
Aslında olan şu, be elbette bir hata.Claro que o que aconteceu foi apenas um erro.
Aslında olan şu, be elbette bir hata.Čo sa stalo, je, samozrejme, iba chyba.
Aslında olan şu, be elbette bir hata.Det som hände är förstås att det bara är ett misstag.
Aslında olan şu, be elbette bir hata.Dette var selvfølgelig bare en fejl.
Aslında olan şu, be elbette bir hata.Dit is uiteraard een vergissing.
Aslında olan şu, be elbette bir hata.그래서 무슨 일이 일어났는가 하면, 이건 실수입니다.
Aslında olan şu, be elbette bir hata.Oczywiście jest to pomyłka.
Aslında olan şu, be elbette bir hata.Por supuesto, se debe a un error.
Aslında olan şu, be elbette bir hata.Quello che è successo è, ovviamente, solamente un errore.
Aslında olan şu, be elbette bir hata.Tentu saja, ini hanya kesalahan.
Aslında olan şu, be elbette bir hata.Természetesen ami történt az csak egy hiba.
Aslında olan şu, be elbette bir hata.To, co jste viděli byla samozřejmě chyba.
Aslında olan şu, be elbette bir hata.Was hier natürlich passiert ist, ist nur ein Fehler.
Aslında olan şu, be elbette bir hata.Βέβαια, αυτό που έγινε είναι απλά ένα λάθος.
Aslında olan şu, be elbette bir hata.Излиза, че просто е станала грешка.
Aslında olan şu, be elbette bir hata.Как обычно, это была просто ошибка.
Aslında olan şu, be elbette bir hata.Як зазвичай, це була просто помилка.
Aslında olan şu, be elbette bir hata.לכן מה שקרה הוא, טוב, ברור שזו טעות.
Aslında olan şu, be elbette bir hata.وبالتالي ما حصل هو، بالطبع، هذا كان مجرد خطأ.
Aslında olan şu, be elbette bir hata.みんな月並みでいいと思っていたわけではなく
Cetvelin elbette bir kütlesi var.Essa régua existe, então ela possui alguma massa.
Cetvelin elbette bir kütlesi var.Ta linijka, jako rzeczrealna ma pewna masę
Cetvelin elbette bir kütlesi var.Toto je skutečné pravítko, takže má určitou hmotnost.
- Baba, bizi merak etmeyin. - Elbette, elbette.- Ayah, kami akan baik-baik saja. - ya, ya.
- Baba, bizi merak etmeyin. - Elbette, elbette.- Ayah, kami akan baik-baik saja. - ya, ya.
- Baba, bizi merak etmeyin. - Elbette, elbette.- Papá, estaremos bien. - si, si.
- Baba, bizi merak etmeyin. - Elbette, elbette.- Папа, у нас все будет хорошо.
- Baba, bizi merak etmeyin. - Elbette, elbette.- أبي، نحن سنكون بخير - نعم، نعم
Bağışıklık sisteminin yardımcıları olan antikorlar sizlere tanıdık geliyor elbette.Ako určite viete, protilátky sú sluhami imunitného systému.
Bağışıklık sisteminin yardımcıları olan antikorlar sizlere tanıdık geliyor elbette.Claro, uno tiende a pensar en los anticuerpos como aliados del sistema inmunológico.
Bağışıklık sisteminin yardımcıları olan antikorlar sizlere tanıdık geliyor elbette.Claro, vocês estão familiarizados com os anticorpos, como guarda-costas do sistema imunitário.
Bağışıklık sisteminin yardımcıları olan antikorlar sizlere tanıdık geliyor elbette.Et bien sûr, vous connaissez bien les anticorps comme étant les hommes de main du système immunitaire.
Bağışıklık sisteminin yardımcıları olan antikorlar sizlere tanıdık geliyor elbette.Je bent natuurlijk wel bekend met antilichamen zoals de handlangers van het immuunsysteem.