Ana içeriğe geç
Sözlük

elbette ile cümle

elbette kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
O size vaad edilen elbette doğrudur.Verily the promise made to you is true:
Siz elbette çelişkili sözler içindesiniz.You are surely caught in contradictions.,
O, elbette şerefli bir Kur'ân'dır.That this is indeed the glorious Qur'an
Elbette içinizden, fetihten önce harcayan ve savaşan bir olmaz.Those of you who spent before the victory and fought, are not equal (to those who did not).
Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin.For you are verily born of sublime nature.
İşte azap böyledir. Elbette ahiret azabı daha büyüktür.Such is Our chastisement; and the punishment of the Hereafter will be greater, if only they knew!
Rabbinden bir nimet yetişmiş olmasaydı, elbette kınanacak bir halde ıssız bir diyara atılacaktı.Had it not been for a favour from his Lord he would have been cast blame-worthy on a barren plain.
Elbette biz onu bundan dolayı kuvvetle yakalardık.We would have seized him by his right hand,
Artık o doğuların ve batıların Rabbine yemine ne gerek, elbette bizim gücümüz yeter.So I swear by the Lord of the Easts and the Wests that We are certainly able
Onlar gerçekten o yol üzere dosdoğru gitselerdi, elbette kendilerine bol bir su verirdik.(Say): "If they keep to the right path We shall give them water in abundance to drink
Elbette Allah'ın onu döndürmeye gücü yeter.God has certainly power to bring him back (from the dead).
Elbette nefsini temizleyip parlatan kurtulmuştur.He who nourishes it will surely be successful,
Elbette yakında kendisi de hoşnut olacaktır.Will surely be gratified.
Hayır! Eğer kesin bilgi ile bilseniz, elbette cehennemi görürsünüz.And yet if you knew with positive knowledge
Elbette ilâhî buyruğu bekleyerek yüzünün semada aranıp durduğunu görüyoruz.We have seen you turn your face to the heavens.
Her türlü hayır yalnız Sen’in elindedir! Sen elbette her şeye kadirsin!Indeed You have the power over all things.
Eğer inanmaya niyetiniz varsa, elbette bunlarda sizin için alacak dersler vardır.I will tell you what you devour and what you hoard in your homes.
Biz, şükredenleri elbette ödüllendireceğiz. [35,11; 6,2; 42,20; 17,18-19]We shall certainly reward those who are grateful.
“Allah fakirdir biz ise zenginiz.” diyenlerin sözlerini Allah elbette işitmiştir.God has indeed heard the words of those who said: "God is a pauper whereas we are rich."
Aksi takdirde biz elbette zalimlerden oluruz!” diye yemin ederler.We have stated no more (than the truth), or else we shall be unjust"
Bizim isteğimiz sadece Allah’ın rızasıdır!” deselerdi, kendileri için elbette daha iyi olurdu.We supplicate no one but God."
Elbette onlar Rab'lerine kavuşacaklar (O da onları imanlarından dolayı ödüllendirecektir).And I will not drive those away who believe.
Elbette bunlarda, iyice düşünen kimseler için, alacak nice dersler ve ibretler vardır. [10,3]In these are signs for those who reflect.
Elbette bunlarda aklını kullanan kimseler için alacak nice dersler, nice ibretler vardır.There are surely signs in them for those who understand.
Elbette bunda çok sabreden ve çok şükreden herkes için nice ibretler vardır.Indeed there are signs in this for every steadfast, thankful soul"
Elbette, böyle zalimlerin hakkı gayet acı bir azaptır. [4,120; 59,16]The punishment for those who are wicked is painful indeed."
Allah elbette mutlak galiptir, intikam sahibidir.Indeed God is mighty, the Lord of retribution.
Elbette bunda işaretten anlayanlar için alınacak nice ibretler vardır.Herein are really signs for those who discern.
Elbette bunda, iman edecekler için çok ibretler vardır.Indeed there is a portent in this for those who believe.
Elbette senin Rabbin mükemmel yaratan ve her şeyi hakkıyla bilendir. [36,81-83]Surely your Lord is the Creator and knows (everything).
Elbette aklını çalıştıran kimseler için bunda alınacak nice dersler var!In this are signs for men who understand.
Zira âhirette Allah nezdinde olan nimet, eğer bilirseniz, sizin için elbette daha hayırlıdır.Remember, what is with God is better for you, if only you knew!
Ve elbette Biz yer üstünde ne varsa hepsini, kupkuru yapıp dümdüz edeceğiz.For We shall certainly turn it to barren dust.
Sonra o cehennemi boylamaya daha çok müstahak olanları elbette Biz pek iyi biliriz.We know best who deserve to be burnt in (the Fire).
Elbette bunda aklı olanlar için âyetler, Allah'ın kudretine deliller vardır.Surely there are signs in these for those who are wise.
Elbette bunda akıllı kimseler için alınacak dersler vardır. [22,46; 32,26]Verily there are signs in this for men of understanding.
Elbette Allah dilediğini yapar.Verily God does as He pleases.
Allah onlara zafer vermeye elbette kadirdir. [39,36; 65,3; 9,14-16; 3,142; 47,31]God is certainly able to give help to those
Bütün işlerin âkıbeti elbette Allah'a aittir. [24,55]But the resultance of things rests with God.
Elbette Allah iman edenleri dosdoğru yola, isabetli tutuma yöneltir.Verily God guides those who believe, to the even path.
Allah elbette semî ve basîrdir (her şeyi hakkıyla işitir ve görür).Verily God is all-hearing and all-seeing.
Bunda elbette alınacak çok ibretler var. Gerçekten Biz insanları imtihan etmekteyiz.There were surely signs in this; We will surely put you to the test.
Elbette: “Allah'ındır” diyeceklerdir.They will say: "To God."
Elbette, “Allah'tır”, diyeceklerdir.They will say: "God."
Elbette, “Allah'tır” diyecekler.They will say: "God's."
Biz onlara vâd ettiğimiz azabı sana göstermeye elbette kadiriz.We have certainly the power to make you see what We have promised them.
Elbette bunda görebilenler için alınacak bir ders vardır. [3,190]There is surely a lesson in this for men of sight.
Elbette Allah yaptığınız ve yapacağınız her şeyi bilir”God is certainly aware of what you do."
Allah elbette sizden, birbirini siper edinerek sıvışıp gidenleri bilir.God knows those of you who go away surreptitiously.
Elbette bunda alınacak ibret vardır; fakat onların ekserisi ibret alıp da iman etmezler.Verily there are signs in this; yet many of them do not believe.
“Biz de elbette uyanık, tedbirli bir topluluğuz” diyordu.But we are a fully accounted army."
Elbette bunda alınacak ibret vardır, fakat onların ekserisi ibret alıp da iman etmezler.Verily there is a sign in this, but most of them do not believe.
Elbette bunda alınacak ibret var, fakat onların ekserisi ders alıp da iman etmezler.Verily there is a sign in this, yet many of them do not believe.
Elbette bunda, alınacak ibret var, fakat onların ekserisi ibret alıp da iman etmezler.Verily there is a sign in this, but most of them do not believe.
Elbette bunda alınacak ibret vardı. Fakat onların ekserisi ders alıp da iman etmezler.Verily there was a sign in this, but most of them did not believe.
Elbette bunda alınacak ibret vardır. Fakat onların ekserisi ders alıp da iman etmezler.Verily in this was a sign, but most of them do not believe.
Elbette bunda alınacak ibret vardır.Fakat onların ekserisi ders alıp da iman etmezler.Verily in this was a sign, but most of them do not believe.
Elbette bu Kur'ân, Rabbülâlemin’in indirdiği bir kitaptır.And this (Qur'an) is a revelation from the Lord of all the worlds,
Bu Kur'ân’a, elbette öncekilerin kitaplarında da işaret edilmişti. [7,157]This is (indicated) in the Books of earlier people.
Elbette bunda iman edecek kimseler için ibretler vardır.Indeed there are signs in this for people who believe.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod