elçisi ile cümle

elçisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.For disse er falske apostler, svikefulle arbeidere, som skaper sig om til apostler for Kristus.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Kajti taki so krivi apostoli, ukanljivi delavci, izpreminjajoči se v apostole Kristusove.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.저런 사람들은 거짓 사도요 궤휼의 역군이니 자기를 그리스도의 사도로 가장하는 자들이니라
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Lebo takí falošní apoštolovia sú ľstivými robotníkmi, pretvarujúcimi sa na apoštolov Kristových.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Mert az ilyenek hamis apostolok, álnok munkások, a kik a Krisztus apostolaivá változtatják át magukat.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Nebo takoví falešní apoštolé jsou dělníci lstiví, proměňujíce se v apoštoly Kristovy.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Pois os tais são falsos apóstolos, obreiros fraudulentos, disfarçando-se em apóstolos de Cristo.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Porque los tales son falsos apóstoles, obreros fraudulentos disfrazados como apóstoles de Cristo
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Questi tali sono falsi apostoli, operai fraudolenti, che si mascherano da apostoli di Cristo
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Sillä semmoiset ovat valheapostoleja, petollisia työntekijöitä, jotka tekeytyvät Kristuksen apostoleiksi.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Thi sådanne ere falske Apostle, svigefulde Arbejdere, som påtage sig Skikkelse af Kristi Apostle.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Ty de männen äro falska apostlar, oredliga arbetare, som förskapa sig till Kristi apostlar.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Vì mấy người như vậy là sứ đồ giả, là kẻ làm công lừa dối, mạo chức sứ đồ của Ðấng Christ.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Vì mấy người như_vậy là sứ đồ giả , là kẻ làm_công lừa_dối , mạo chức sứ đồ của Ðấng_Christ .
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Διοτι οι τοιουτοι ειναι ψευδαποστολοι, εργαται δολιοι, μετασχηματιζομενοι εις αποστολους Χριστου.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Бо такі лжеапостоли, робітники лукаві, прикидають ся апостолами Христовими.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Ибо таковые лжеапостолы, лукавые делатели, принимают вид Апостолов Христовых.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.כי אנשים כאלה שליחי שקר הם פעלי רמיה מתחפשים לשליחי המשיח׃
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.لان مثل هؤلاء هم رسل كذبة فعلة ماكرون مغيّرون شكلهم الى شبه رسل المسيح.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.那 等 人 是 假 使 徒 、 行 事 詭 詐 、 裝 作 基 督 使 徒 的 模 樣
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.那 等 人 是 假 使徒 、 行事 詭詐 、 裝作 基督 使徒 的 模樣
Francis, bir B.M elçisiyim ve dünyayı dolaşıyorum.Francis, ik ben V.N. Ambassadeur en ik loop de wereld rond."
Francis, bir B.M elçisiyim ve dünyayı dolaşıyorum.Francis, jag är en ambassadör från FN och jag vandrar över hela världen."
Francis, bir B.M elçisiyim ve dünyayı dolaşıyorum.Francis, sunt ambasador ONU și merg pe jos în jurul lumii."
Francis, bir B.M elçisiyim ve dünyayı dolaşıyorum.Francis vagyok, ENSZ nagykövet, és körbegyaloglom a világot."
Francis, bir B.M elçisiyim ve dünyayı dolaşıyorum.Francis, vyslanec Spojených národů a jdu kolem světa."
Francis, bir B.M elçisiyim ve dünyayı dolaşıyorum."Sou o Dr. Francis, Embaixador da ONU e caminho pelo mundo."
"Karanlığın Elçisi"EL MENSAJERO DE LA OSCURIDAD
"Karanlığın Elçisi""Emissário da Escuridão"
"Karanlığın Elçisi""Il messaggero dell'oscurità"
"Karanlığın Elçisi""MØRKETS SENDEBUD"
"Karanlığın Elçisi""Mörkrets sändebud"
"Karanlığın Elçisi"Pimeyden lähettiläs.
"Karanlığın Elçisi"PIMEYDEN LÄHETTILÄS
"Karanlığın Elçisi"Wysłannik ciemności
"Karanlığın Elçisi""Ο Εκπρόσωπος του Σκότους".
"Karanlığın Elçisi""Посланник тьмы"
Malcolm'a, artık İslam Ulus'unun bir parçası olduklarını ve Allah'ın elçisi그들은 말했다 말 콤 그들은 지금 이슬람 국가의 부분에서 존경의 추종자
Malcolm'a, artık İslam Ulus'unun bir parçası olduklarını ve Allah'ın elçisiSie erzählten ihm, dass sie jetzt Mitglieder der "Nation of Islam" waren,
Malcolm'a, artık İslam Ulus'unun bir parçası olduklarını ve Allah'ın elçisiΕίπαν στον Μάλκολμ ότι τώρα ανήκαν στο Έθνος του Ισλάμ, πιστοί του αξιότιμου
Malcolm'a, artık İslam Ulus'unun bir parçası olduklarını ve Allah'ın elçisiأخبروا مالكوم أنهم الآن أصبحوا جزء من أمة الإسلام، تابعون للشريف
MALCOLM X: "Şimdi sizlere Allah'ın elçisi olan, sizin ve benim liderim ve öğretmenim,말 콤 x: 그것은 내게 큰 기쁨과 영광과 특권 당신에 게 소개 하는이 시간에
Ortada uzun vadeli sorunlar olduğunu her söylediklerinde "Aa, sen kötü haber elçisi misin?Kiedy mówią nam o tych długoterminowych problemach, nie możemy ich zastraszać mówiąc:
Ortada uzun vadeli sorunlar olduğunu her söylediklerinde "Aa, sen kötü haber elçisi misin?Når de siger der er problemer på lang sigt, kan vi ikke sige, "Nå, du er budbringeren med dårligt nyt?
Ortada uzun vadeli sorunlar olduğunu her söylediklerinde "Aa, sen kötü haber elçisi misin?Когда они заведут разговор о тех долгосрочных проблемах, нельзя говорить "У Вас плохие новости?
Sahil güvenlik için çalıştım, bir B.M iyi niyet elçisi ilan edildim.Am lucrat pentru Paza de Coastă, am fost făcut ambasador al bunăvoinței pentru ONU.
Sahil güvenlik için çalıştım, bir B.M iyi niyet elçisi ilan edildim.Dolgoztam a partiőrségnél és az ENSZ jószolgálati nagykövete lettem.
Sahil güvenlik için çalıştım, bir B.M iyi niyet elçisi ilan edildim.He trabajado para la Guardia Costera, me convertí en Embajador de Buena Voluntad de las Naciones Unidas.
Sahil güvenlik için çalıştım, bir B.M iyi niyet elçisi ilan edildim.Ich arbeitete für die Küstenwache und wurde U.N.-Botschafter.
Sahil güvenlik için çalıştım, bir B.M iyi niyet elçisi ilan edildim.Ik werkte voor de Kustwacht en werd benoemd tot Goodwill Ambassadeur van de V.N.
Sahil güvenlik için çalıştım, bir B.M iyi niyet elçisi ilan edildim.Jag arbetade åt kustbevakningen, blev en Goodwill ambassadör åt FN.
Sahil güvenlik için çalıştım, bir B.M iyi niyet elçisi ilan edildim.J'ai travaillé pour les garde-côtes, j'ai été ambassadeur de bonne volonté de l'ONU.
Sahil güvenlik için çalıştım, bir B.M iyi niyet elçisi ilan edildim.전 미국해안경비대에서 일한 적이 있고, 유엔 친선대사로 임명되기도 했습니다.
Sahil güvenlik için çalıştım, bir B.M iyi niyet elçisi ilan edildim.Lavorai per la Guardia costiera, diventai ambasciatore di buona volontà per l'ONU.
Sahil güvenlik için çalıştım, bir B.M iyi niyet elçisi ilan edildim.Pracoval som na pobrežnej stráži a stal som sa ambasádorom dobrej vôle OSN.
Sahil güvenlik için çalıştım, bir B.M iyi niyet elçisi ilan edildim.Pracowałem dla Straży Wybrzeża, zostałem Ambasadorem Dobrej Woli UNICEF.
Sahil güvenlik için çalıştım, bir B.M iyi niyet elçisi ilan edildim.Tôi đã làm lính tuần phòng bờ biển (Coastguard), được làm 1 đại sứ thiện chí của Liên hiệp quốc.
Sahil güvenlik için çalıştım, bir B.M iyi niyet elçisi ilan edildim.Trabalhei para a Guarda Costeira, fui Embaixador da Boa Vontade da ONU.
Sahil güvenlik için çalıştım, bir B.M iyi niyet elçisi ilan edildim.Работих за спасителните служби, бях посланик на добра воля на ООН.
Sahil güvenlik için çalıştım, bir B.M iyi niyet elçisi ilan edildim.Я работал в Агентстве береговой охраны, был назван Послом доброй воли ООН.
İlgili Sayfalar