elçisi ile cümle

elçisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ben Müjdenin habercisi, elçisi ve öğretmeni atandım.za katerega sem bil jaz postavljen za glasnika in apostola in učitelja poganov.
Ben Müjdenin habercisi, elçisi ve öğretmeni atandım.Amelyre nézve tétettem én hirdetõvé és apostollá és pogányok tanítójává.
Ben Müjdenin habercisi, elçisi ve öğretmeni atandım.Ấy là vì Tin Lành đó mà ta đã được lập làm người giảng đạo, sứ đồ và giáo sư,
Ben Müjdenin habercisi, elçisi ve öğretmeni atandım.Ấy_là vì Tin_Lành đó mà ta đã được lập làm người giảng đạo , sứ đồ và giáo_sư ,
Ben Müjdenin habercisi, elçisi ve öğretmeni atandım.C`est pour cet Évangile que j`ai été établi prédicateur et apôtre, chargé d`instruire les païens.
Ben Müjdenin habercisi, elçisi ve öğretmeni atandım.cieľom ktorého som ja ustanovený za kazateľa a apoštola a za učiteľa pohanov,
Ben Müjdenin habercisi, elçisi ve öğretmeni atandım.del cual he sido puesto como predicador, apóstol y maestro
Ben Müjdenin habercisi, elçisi ve öğretmeni atandım.del quale io sono stato costituito araldo, apostolo e maestro
Ben Müjdenin habercisi, elçisi ve öğretmeni atandım.do qual fui constituído pregador, apóstolo e mestre.
Ben Müjdenin habercisi, elçisi ve öğretmeni atandım.for hvilket jeg er bleven sat til Prædiker og Apostel og Hedningers Lærer,
Ben Müjdenin habercisi, elçisi ve öğretmeni atandım.εις το οποιον εταχθην εγω κηρυξ και αποστολος και διδασκαλος των εθνων.
Ben Müjdenin habercisi, elçisi ve öğretmeni atandım.для которого я поставлен проповедником и Апостолом иучителем язычников.
Ben Müjdenin habercisi, elçisi ve öğretmeni atandım.для котрого поставлений я проповідником і апостолом і учителем поган.
Ben Müjdenin habercisi, elçisi ve öğretmeni atandım.אשר הפקדתי להיות לה כרוז ושליח ומורה הגוים׃
Ben Müjdenin habercisi, elçisi ve öğretmeni atandım.الذي جعلت انا له كارزا ورسولا ومعلّما للامم.
Ben Müjdenin habercisi, elçisi ve öğretmeni atandım.我 為 這 福 音 奉 派 作 傳 道 的 、 作 使 徒 、 作 師 傅
Ben Müjdenin habercisi, elçisi ve öğretmeni atandım.我 為這 福音 奉派 作傳 道 的 、 作 使徒 、 作師傅
Ben Şiir Elçisi'yken -- kendimi tutamıyorum -- (Gülüşmeler)Da jeg var nationaldigter, nu gør jeg det igen -- jeg kan ikke lade være -- (Latter)
Ben Şiir Elçisi'yken -- kendimi tutamıyorum -- (Gülüşmeler)Jako Poeta Laureatus... znowu się powtarzam - To prawda, nie mogę się powstrzymać - (Śmiech)
Ben Şiir Elçisi'yken -- kendimi tutamıyorum -- (Gülüşmeler)Keď som bol Národným básnikom, a som znova pri tom - nedokážem si pomôcť, je to pravda - (Smiech)
Ben Şiir Elçisi'yken -- kendimi tutamıyorum -- (Gülüşmeler)제가 계관 시인이었을 때 -다시 한 번 말하게 되는군요. 저도 어쩔 수가 없습니다. 사실이니까요.- (웃음)
Ben Şiir Elçisi'yken -- kendimi tutamıyorum -- (Gülüşmeler)Quando eu era o Poeta Oficial... cá vou eu outra vez - não consigo evitá-lo, é verdade... (Risos)
Ben Şiir Elçisi'yken -- kendimi tutamıyorum -- (Gülüşmeler)Когато бях поет-лауреат, ето пак го казвам -- не мога да се спра, признавам си -- (Смях)
Ben Şiir Elçisi'yken -- kendimi tutamıyorum -- (Gülüşmeler)Когда я был поэтом-лауреатом, ну вот, снова — ничего не могу с собой поделать, правда — (Смех)
Ben Şiir Elçisi'yken -- kendimi tutamıyorum -- (Gülüşmeler)כשהייתי המועמד למשורר הלאומי, הנה זה שוב-- מה אני יכול לעשות? זו עובדה -- (צחוק)
Ben Şiir Elçisi'yken -- kendimi tutamıyorum -- (Gülüşmeler)ついついやってしまうんです・・・ (笑) 私はデルタ航空のための詩の番組を作っていて
Ben... ...Tanrı'nın elçisiyim!Jeg er ...
Ben... ...Tanrı'nın elçisiyim!Jestem... ...wysłannikiem Najwyższego!
Ben... ...Tanrı'nın elçisiyim!Minä olen... ...korkeimman lähettiläs.
Ben... ...Tanrı'nın elçisiyim!Sono... ...l'Inviato della Divinità!
Ben... ...Tanrı'nın elçisiyim!Sou... ... o Emissário do Fundador!
Ben... ...Tanrı'nın elçisiyim!Soy...
Ben... ...Tanrı'nın elçisiyim!Είμαι...
Ben... ...Tanrı'nın elçisiyim!Я... я... ...я Посланник Основателя!
Bir B.M elçisi olacağım hakkında en ufak bir fikrim yoktu.Ich wusste nicht, dass ich U.N.-Botschafter werden würde.
Bir B.M elçisi olacağım hakkında en ufak bir fikrim yoktu.Ik had geen idee dat ik ambassadeur van de V.N. zou worden.
Bir B.M elçisi olacağım hakkında en ufak bir fikrim yoktu.Jag hade ingen aning om att jag skulle bli en ambassadör för FN.
Bir B.M elçisi olacağım hakkında en ufak bir fikrim yoktu.Je n'imaginais pas devenir un ambassadeur de l'ONU.
Bir B.M elçisi olacağım hakkında en ufak bir fikrim yoktu.저는 유엔대사가 된다거나
Bir B.M elçisi olacağım hakkında en ufak bir fikrim yoktu.Não fazia ideia que iria ser Embaixador da ONU.
Bir B.M elçisi olacağım hakkında en ufak bir fikrim yoktu.Nemal som ani tušenie, že sa stanem ambasádorom Spojených národov.
Bir B.M elçisi olacağım hakkında en ufak bir fikrim yoktu.Nem tudtam, hogy ENSZ nagykövet leszek.
Bir B.M elçisi olacağım hakkında en ufak bir fikrim yoktu.Nie miałem pojęcia, że zostanę Ambasadorem UNICEF.
Bir B.M elçisi olacağım hakkında en ufak bir fikrim yoktu.No tenía idea de que iba a convertirme en embajador de la ONU.
Bir B.M elçisi olacağım hakkında en ufak bir fikrim yoktu.Nu bănuiesm că voi deveni ambasador ONU.
Bir B.M elçisi olacağım hakkında en ufak bir fikrim yoktu.Tôi chẳng hề biết là tôi sẽ trở thành 1 Đại sứ thiện chí.
Bir B.M elçisi olacağım hakkında en ufak bir fikrim yoktu.Не знаех, че ще стана посланик на ООН.
Bir B.M elçisi olacağım hakkında en ufak bir fikrim yoktu.Я даже и не думал о том, что стану Послом ООН.
Bir B.M elçisi olacağım hakkında en ufak bir fikrim yoktu.לא היה לי מושג שאהיה לשגריר האו"ם.
Bir B.M elçisi olacağım hakkında en ufak bir fikrim yoktu.لم أكن أعلم أنّي سوف أصبح سفيرا لدى الأمم المتّحدة.
Bir B.M elçisi olacağım hakkında en ufak bir fikrim yoktu.私は博士号を持つようになるとは思ってもいませんでした
Birleşmiş Milletler elçisi Pazar günü televizyon programınlarına çıktı ve olanları...Der Botschafter der Vereinten Nationen gingen am Sonntag TV-shows und sprach über wie--\ OBAMA:
Birleşmiş Milletler elçisi Pazar günü televizyon programınlarına çıktı ve olanları... Obama: Candy, ben...Nous sommes dans une situation où 40 % des chômeurs sont au chômage depuis six mois ou plus.
Birleşmiş Milletler elçisi Pazar günü televizyon programınlarına çıktı ve olanları... Obama:OBAMA:
Bölüm 47: "Karanlığın Elçisi""Il messaggero dell'oscurità"
Bölüm 47: "Karanlığın Elçisi""Wysłannik ciemności".
-Bu bir geri tepme! -Henüz vazgeçmiyorum! Ben... ...Tanrı'nın elçisiyim!Jag är... ...gudomens utsände.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Albowiem takowi fałszywi Apostołowie są robotnicy zdradliwi, którzy się przemieniają w Apostoły Chrystusowe.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Ces hommes-là sont de faux apôtres, des ouvriers trompeurs, déguisés en apôtres de Christ.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Denn solche falsche Apostel und trügliche Arbeiter verstellen sich zu Christi Aposteln.
İlgili Sayfalar