İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.És vete Izsák azon a földön, és lett néki abban az esztendõben száz annyia, mert megáldá õt az Úr.
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.In Izak je sejal v tej deželi, in žel je isto leto stotero, tako ga je blagoslovil GOSPOD.
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.Isaac a făcut sămănături în ţara aceea, şi a strîns rod însutit în anul acela; căci Domnul l -a binecuvîntat.
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.Isaac sema dans ce pays, et il recueillit cette année le centuple; car l`Éternel le bénit.
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.Isaac sembró en aquella tierra, y aquel año obtuvo ciento por uno. Jehovah lo bendijo
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.Isak sådde korn der i landet og fikk det år hundre fold, for Herren velsignet ham.
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.Isak såede der i Landet og fik samme År 100 Fold; og HERREN velsignede ham,
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.Isaque semeou naquela terra, e no mesmo ano colheu o cêntuplo; e o Senhor o abençoou.
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.Ja Iisak kylvi siinä maassa ja sai sinä vuonna satakertaisesti, sillä Herra siunasi häntä.
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.이삭이 그 땅에서 농사하여 그 해에 백배나 얻었고 여호와께서 복을 주시므로
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.Och Isak sådde där i landet och fick det året hundrafalt, ty HERREN välsignade honom.
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.Sel pak Izák v zemi té, a shledal v tom roce sto měr; nebo požehnal mu Hospodin.
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.Tedy siał Izaak w onej ziemi, i zebrał roku onego sto korcy, albowiem błogosławił mu Pan.
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.Und Isaak säte in dem Lande und erntete desselben Jahres hundertfältig; denn der HERR segnete ihn.
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.Y-sác gieo hột giống trong xứ đó ; năm ấy gặt được bội trăm phần ; vì Ðức_Giê - hô-va đã ban phước cho .
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.Y-sác gieo hột giống trong xứ đó; năm ấy gặt được bội trăm phần; vì Ðức Giê-hô-va đã ban phước cho.
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.И Исаак пося в оная земя и събра през същото лято стократно; и Господ го благослови.
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.И сеял Исаак в земле той и получил в тот год ячменя во сто крат: так благословил его Господь.
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.ויזרע יצחק בארץ ההוא וימצא בשנה ההוא מאה שערים ויברכהו יהוה׃
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.وزرع اسحق في تلك الارض فاصاب في تلك السنة مئة ضعف وباركه الرب.
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.以 撒 在 那 地 耕 種 、 那 一 年 有 百 倍 的 收 成 。 耶 和 華 賜 福 給 他
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı.以撒 在 那 地 耕種 、 那 一 年 有 百 倍 的 收成 。 耶和華 賜福 給他
Ne akılsızca bir soru! Ektiğin tohum ölmedikçe yaşama kavuşmaz ki!Balgatag! a mit te vetsz, nem elevenedik meg, hanemha megrothadánd.
Ne akılsızca bir soru! Ektiğin tohum ölmedikçe yaşama kavuşmaz ki!Blázon. To, čo ty seješ, nebude oživené, iba keď zomrie;
Ne akılsızca bir soru! Ektiğin tohum ölmedikçe yaşama kavuşmaz ki!Du dåre! det du sår, blir ikke levendegjort uten det dør.
Ne akılsızca bir soru! Ektiğin tohum ölmedikçe yaşama kavuşmaz ki!Du Dåre! det, som du sår, bliver ikke levendegjort, dersom det ikke dør.
Ne akılsızca bir soru! Ektiğin tohum ölmedikçe yaşama kavuşmaz ki!Du Narr: was du säst, wird nicht lebendig, es sterbe denn.
Ne akılsızca bir soru! Ektiğin tohum ölmedikçe yaşama kavuşmaz ki!Du oförståndige! Det frö du sår, det får ju icke liv, om det icke först har dött.
Ne akılsızca bir soru! Ektiğin tohum ölmedikçe yaşama kavuşmaz ki!Hỡi kẻ dại kia , vật gì ngươi gieo , nếu_không chết đi trước đã , thì không sống lại được .
Ne akılsızca bir soru! Ektiğin tohum ölmedikçe yaşama kavuşmaz ki!Hỡi kẻ dại kia, vật gì ngươi gieo, nếu không chết đi trước đã, thì không sống lại được.
Ne akılsızca bir soru! Ektiğin tohum ölmedikçe yaşama kavuşmaz ki!Insensato! o que tu semeias não é vivificado, se primeiro não morrer.
Ne akılsızca bir soru! Ektiğin tohum ölmedikçe yaşama kavuşmaz ki!Insensé! ce que tu sèmes ne reprend point vie, s`il ne meurt.
Ne akılsızca bir soru! Ektiğin tohum ölmedikçe yaşama kavuşmaz ki!어리석은 자여 너의 뿌리는 씨가 죽지 않으면 살아나지 못하겠고
Ne akılsızca bir soru! Ektiğin tohum ölmedikçe yaşama kavuşmaz ki!Nebun ce eşti! Ce sameni tu, nu înviază, dacă nu moare mai întîi.
Ne akılsızca bir soru! Ektiğin tohum ölmedikçe yaşama kavuşmaz ki!Necio, lo que tú siembras no llega a tener vida a menos que muera
Ne akılsızca bir soru! Ektiğin tohum ölmedikçe yaşama kavuşmaz ki!Nespametnež, kar ti seješ, ne oživi, če ni prej umrlo.
Ne akılsızca bir soru! Ektiğin tohum ölmedikçe yaşama kavuşmaz ki!O głupi! To, co ty siejesz, nie bywać ożywione, jeźliby nie umarło.
Ne akılsızca bir soru! Ektiğin tohum ölmedikçe yaşama kavuşmaz ki!Ó nemoudrý, však to, což rozsíváš, nebývá obživeno, leč umře.
Ne akılsızca bir soru! Ektiğin tohum ölmedikçe yaşama kavuşmaz ki!Sinä mieletön, se, minkä kylvät, ei virkoa eloon, ellei se ensin kuole!
Ne akılsızca bir soru! Ektiğin tohum ölmedikçe yaşama kavuşmaz ki!Stolto! Ciò che tu semini non prende vita, se prima non muore
Ne akılsızca bir soru! Ektiğin tohum ölmedikçe yaşama kavuşmaz ki!Αφρον, εκεινο το οποιον συ σπειρεις, δεν ζωογονειται εαν δεν αποθανη
Ne akılsızca bir soru! Ektiğin tohum ölmedikçe yaşama kavuşmaz ki!Безрассудный! то, что ты сеешь, не оживет, если не умрет.
Ne akılsızca bir soru! Ektiğin tohum ölmedikçe yaşama kavuşmaz ki!Безумний! що ти сієш, не оживе, коли не вмре.
Ne akılsızca bir soru! Ektiğin tohum ölmedikçe yaşama kavuşmaz ki!сее се одушевено тяло, възкръсва духовно тяло. Ако има одушевено тяло, то има и духовно тяло.
Ne akılsızca bir soru! Ektiğin tohum ölmedikçe yaşama kavuşmaz ki!אתה הסכל הן מה שתזרע לא יחיה בלתי אם ימות׃
Ne akılsızca bir soru! Ektiğin tohum ölmedikçe yaşama kavuşmaz ki!يا غبي. الذي تزرعه لا يحيا ان لم يمت.
Ne akılsızca bir soru! Ektiğin tohum ölmedikçe yaşama kavuşmaz ki!無 知 的 人 哪 、 你 所 種 的 、 若 不 死 就 不 能 生
Ne akılsızca bir soru! Ektiğin tohum ölmedikçe yaşama kavuşmaz ki!無知 的 人 哪 、 你 所 種 的 、 若 不 死 就 不 能 生
Şimdi kıkırdak dokuyu ektik.Acum îi plantăm cartilajul.
Şimdi kıkırdak dokuyu ektik.Bây giờ nó đang được cấy sụn
Şimdi kıkırdak dokuyu ektik.Det blir nu sått med brosk.
Şimdi kıkırdak dokuyu ektik.Det bliver nu dækket med brusk.
Şimdi kıkırdak dokuyu ektik.Elle est en train d'être ensemencée avec du cartilage.
Şimdi kıkırdak dokuyu ektik.Está a ser semeado com cartilagem.
Şimdi kıkırdak dokuyu ektik.Es wir hier mit Knorpel bepflanzt.
Şimdi kıkırdak dokuyu ektik.지금 연골 조직세포를 도포하고 있는 모습이고요.
Şimdi kıkırdak dokuyu ektik.Lo stanno disseminando con cartilagine.
Şimdi kıkırdak dokuyu ektik.Nu wordt hij bezaaid met kraakbeen.
Şimdi kıkırdak dokuyu ektik.Primero se cubre con cartílago.
Şimdi kıkırdak dokuyu ektik.Siihen laitetaan rustoa.