Beni çok özlediğin için okulu mu ektin?Apakah kau sangat rindu padaku sehingga kau harus bolos sekolah?
Beni çok özlediğin için okulu mu ektin?Har du saknat mig så mycket att du var tvungen att hoppa över skolan?
Beni çok özlediğin için okulu mu ektin? Hayır, bugün okulun kuruluş yıldönümü.- Měl bych?
Beni çok özlediğin için okulu mu ektin? Hayır, bugün okulun kuruluş yıldönümü.- Skal jeg?
Beni çok özlediğin için okulu mu ektin? Hayır, bugün okulun kuruluş yıldönümü.- Sollte ich?
Beni çok özlediğin için okulu mu ektin?Heb je me gemist zo veel dat je moest naar school overslaan?
Beni çok özlediğin için okulu mu ektin?Hé, ça va pas la tête...
Beni çok özlediğin için okulu mu ektin?Je te manque tant, que tu as séché les cours ?
Beni çok özlediğin için okulu mu ektin?¿Me extrañabas tanto que faltaste a las escuela?
Beni çok özlediğin için okulu mu ektin?Nhớ anh đến nỗi phải bỏ học để đi đón hả?
Beni çok özlediğin için okulu mu ektin?¿Se ha perdido mi tanto que tuvo que faltar a la escuela?
Beni çok özlediğin için okulu mu ektin?Tolik jsem ti chyběl, žes nešla do školy?
Beni çok özlediğin için okulu mu ektin?Липсвах ти и избяга от училище?
Beni çok özlediğin için okulu mu ektin?Так по мне соскучилась, что прогуляла школу?
Beni çok özlediğin için okulu mu ektin?إفتقدتيني لكي تتركي المدرسة؟
Benim gördüğüm kadarıyla, fesat sürenler, Kötülük tohumu ekenler ektiklerini biçiyor.A mint én láttam, a kik hamisságot szántanak és gonoszságot vetnek, ugyanazt aratnak.
Benim gördüğüm kadarıyla, fesat sürenler, Kötülük tohumu ekenler ektiklerini biçiyor.Como he visto, los que aran iniquidad y siembran sufrimiento cosechan lo mismo
Benim gördüğüm kadarıyla, fesat sürenler, Kötülük tohumu ekenler ektiklerini biçiyor.Conforme tenho visto, os que lavram iniquidade e semeiam o mal segam o mesmo.
Benim gördüğüm kadarıyla, fesat sürenler, Kötülük tohumu ekenler ektiklerini biçiyor.După cîte am văzut eu, numai cei ce ară fărădelegea şi samănă nelegiuirea îi seceră roadele!
Benim gördüğüm kadarıyla, fesat sürenler, Kötülük tohumu ekenler ektiklerini biçiyor.Efter det jeg har sett, har de som pløide urett og sådde nød, også høstet det.
Benim gördüğüm kadarıyla, fesat sürenler, Kötülük tohumu ekenler ektiklerini biçiyor.Jakom widał, że ci, którzy orali złość, i rozsiewali przewrotność, toż też zasię żęli.
Benim gördüğüm kadarıyla, fesat sürenler, Kötülük tohumu ekenler ektiklerini biçiyor.Jako som vídal tých, ktorí orali neprávosť a siali trápenie, že to i žali.
Benim gördüğüm kadarıyla, fesat sürenler, Kötülük tohumu ekenler ektiklerini biçiyor.Jakož jsem já vídal ty, kteříž orali nepravost, a rozsívali převrácenost, že ji i žali.
Benim gördüğüm kadarıyla, fesat sürenler, Kötülük tohumu ekenler ektiklerini biçiyor.내가 보건대 악을 밭갈고 독을 뿌리는 자는 그대로 거두나니
Benim gördüğüm kadarıyla, fesat sürenler, Kötülük tohumu ekenler ektiklerini biçiyor.Kolikor sem videl jaz: tisti, ki orjejo krivico in sejejo nesrečo, jo tudi žanjejo.
Benim gördüğüm kadarıyla, fesat sürenler, Kötülük tohumu ekenler ektiklerini biçiyor.Men det har jeg set: Hvo Uret pløjer og sår Fortræd, de høster det selv.
Benim gördüğüm kadarıyla, fesat sürenler, Kötülük tohumu ekenler ektiklerini biçiyor.Minkä minä olen nähnyt, niin ne, jotka vääryyttä kyntävät ja turmiota kylvävät, ne sitä niittävätkin.
Benim gördüğüm kadarıyla, fesat sürenler, Kötülük tohumu ekenler ektiklerini biçiyor.Nej, så har jag sett det gå, att de som plöja fördärv och de som utså olycka, de skörda och sådant;
Benim gördüğüm kadarıyla, fesat sürenler, Kötülük tohumu ekenler ektiklerini biçiyor.Per quanto io ho visto, chi coltiva iniquità, chi semina affanni, li raccoglie
Benim gördüğüm kadarıyla, fesat sürenler, Kötülük tohumu ekenler ektiklerini biçiyor.Pour moi, je l`ai vu, ceux qui labourent l`iniquité Et qui sèment l`injustice en moissonnent les fruits;
Benim gördüğüm kadarıyla, fesat sürenler, Kötülük tohumu ekenler ektiklerini biçiyor.Theo điều tôi đã thấy , ai cày sự gian_ác , Và gieo điều khấy rối , thì lại gặt lấy nó .
Benim gördüğüm kadarıyla, fesat sürenler, Kötülük tohumu ekenler ektiklerini biçiyor.Theo điều tôi đã thấy, ai cày sự gian ác, Và gieo điều khấy rối, thì lại gặt lấy nó.
Benim gördüğüm kadarıyla, fesat sürenler, Kötülük tohumu ekenler ektiklerini biçiyor.Wie ich wohl gesehen habe: die da Mühe pflügen und Unglück säten, ernteten es auch ein;
Benim gördüğüm kadarıyla, fesat sürenler, Kötülük tohumu ekenler ektiklerini biçiyor.Καθως εγω ειδον, οσοι ηροτριασαν ανομιαν και εσπειραν ασεβειαν, θεριζουσιν αυτας
Benim gördüğüm kadarıyla, fesat sürenler, Kötülük tohumu ekenler ektiklerini biçiyor.До колко съм аз видял, ония, които орат беззаконие, И сеят нечестие, това и жънат.
Benim gördüğüm kadarıyla, fesat sürenler, Kötülük tohumu ekenler ektiklerini biçiyor.Как я видал, то оравшие нечестие и сеявшие зло пожинают его;
Benim gördüğüm kadarıyla, fesat sürenler, Kötülük tohumu ekenler ektiklerini biçiyor.כאשר ראיתי חרשי און וזרעי עמל יקצרהו׃
Benim gördüğüm kadarıyla, fesat sürenler, Kötülük tohumu ekenler ektiklerini biçiyor.كما قد رايت ان الحارثين اثما والزارعين شقاوة يحصدونها.
Benim gördüğüm kadarıyla, fesat sürenler, Kötülük tohumu ekenler ektiklerini biçiyor.按 我 所 見 、 耕 罪 孽 、 種 毒 害 的 人 、 都 照 樣 收 割
Benim gördüğüm kadarıyla, fesat sürenler, Kötülük tohumu ekenler ektiklerini biçiyor.按 我 所 見 、 耕 罪孽 、 種 毒害 的 人 、 都 照樣 收割
Biraz karışık gelmiş olabilir, ama şimdi ektiklerimizi biçeceğiz. -Ahora debería tener la recompensa.
Biraz karışık gelmiş olabilir, ama şimdi ektiklerimizi biçeceğiz. -Може всичко това да е било малко объркващо, но сега ще видим ползата
Biraz karışık gelmiş olabilir, ama şimdi ektiklerimizi biçeceğiz. -الآن، ربما ان هذا كله يبدو مربكاً، لكن يجب ان نحصل الآن على المكافأة
Bu noktaların her birine, fidan ektik.Bei jedem dieser Punkte haben wir einen Baum gepflanzt.
Bu noktaların her birine, fidan ektik.Dans chacun de ces points, nous avons planté un arbre.
Bu noktaların her birine, fidan ektik.Em cada um desses pontos, havíamos plantado uma árvore.
Bu noktaların her birine, fidan ektik.En cada punto de esos lugares, plantamos un árbol.
Bu noktaların her birine, fidan ektik.In elk van die puntjes hadden we een boom geplant.
Bu noktaların her birine, fidan ektik.În fiecare punct plantasem un copac.
Bu noktaların her birine, fidan ektik.In ognuno di questi punti, abbiamo piantato un albero.
Bu noktaların her birine, fidan ektik.그 구멍마다 나무를 심었습니다.
Bu noktaların her birine, fidan ektik.Minden egyes pontba ültettünk egy fát.
Bu noktaların her birine, fidan ektik.Trên mỗi chấm nhỏ này, chúng tôi đã trồng một cái cây.
Bu noktaların her birine, fidan ektik.V každém z těchto míst jsme zasadili strom.
Bu noktaların her birine, fidan ektik.W każdym z tych miejsc zasadziliśmy drzewo.
Bu noktaların her birine, fidan ektik.Σε κάθε τέτοιο σημαδάκι, έχουμε φυτέψει ένα δέντρο.
Bu noktaların her birine, fidan ektik.В каждой из них мы посадили дерево.
Bu noktaların her birine, fidan ektik.На всіх цих місцях ми висадили дерева.
Bu noktaların her birine, fidan ektik.בכל נקודה כזו נטענו עץ
Bu noktaların her birine, fidan ektik.في كل نقطة من هذه البقع قمنا بزراعة شجرة.